Kitabın 216. ve 217. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.
Ella, tepemde uçuyordu. Gözlerini fal taşı gibi açmış, pa-nik içindeydi ve ağzından köpükler çıkıyordu. Neler olduğunu, buraya nasıl geldiğini, neden bu kadar fazla su olduğunu anlamaya çalışıyordum. Eline uzanmayı denedim ama kollanma söz geçiremiyordunı. Işınlandığımızda bana neler olmuştu? Yüzümün uyuştuğunu hissediyordum ve gözlerimin arkasında dayanılmaz bir acı vardı. Ne kadar çabalarsam çabalayayım bacaklarım kımıldamıyordu. Tek yapabildiğim, Ella'nın tepemde daha da yükselip benden uzaklaşmasını seyretmekti. Tüm bu su nereden gelmişti? Sol omzum şiddetle sarsılmaya başladı ve birinin kolumu salladığını anlamam bir saniyemi aldı. Ardından Sekiz'i gördüm. Siyah bukleleri, başının üstünde bir hâle gibi uçuşuyordu. Kolunu koltuk altıma doladı. Yüzündeki endişeli bakışın beni olduğumdan daha fazla korkutmasına izin vermemeye çalıştım. Yüzeyden bize doğru yüzmeye çalıştı ama kolumun altındaki sandığım bizi aşağı çekiyordu.
Buz gibi suyun ciğerlerime girmesine izin verdim. Yapabileceğim tek şey buydu. Sekiz, sandığı kötürüm olmuş kollarımdan itip beni yukarı doğru çekti. Yükselmeye başladık. Altı'yı görebilmek için heyecanla etrafıma bakınmama rağmen ortada yoktu.
Başım suyun yüzeyine çarptığında farkına vardığım ilk şey, göz kamaştırıcı, sıcak güneşti. Nereye baksam suydu. Ella'nın yakınlarda, suda durduğunu gördüm. Birkaç dakika temiz havayı soluyunca kollarımla bacaklarım çalışmaya başladı, böylece ben de suda durabildim. Sekiz tamamen şansımıza beddua etmekle meşguldü,
"Altı nerede?" diye seslendim öksürerek. Suyun üstünde sarı saçları inip çıkarken, görebilmek için başımı çevirip duruyordum.
"Onu aşağıda bulamadım!" diye bağırdı Sekiz. "Bizimle gelebildi mi, hiçbir filerim yok!"
"Neden gelemesin ki?" diye sordu Ella. Sesinde yeni bir panik dalgası yükseliyordu.
Sekiz yavaş yavaş sudan yükselerek sonunda yüzeyde dikildi. Ama bu sefer bunu o kadar kolay yapmışa benzemiyordu. Sinirle, yavaşça geçen bir dalganın ucuna ayağıyla vurdu. "Kahretsin! Biliyordum! Bu kadar insanla ışınlanmayı denememeliydim!"
"Ama nerede olabilir ki? Onu nasıl bulabiliriz?" dedi Ella bağırarak.
"Bilmiyorum. Tek bildiğim, hâlâ mağaradan geriye kalan enkazın orada olduğu."
Kollarımla bacaklarım yavaşça kendine gelmeye devam ediyordu ve ben de başımı suyun üstünde tutmaya çalışıyordum. "Ne! Eğer hâlâ oradaysa onu öldürebilirler!"
kitap

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder