Kitabın 6. ve 7.sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.
Canım sıkılırdı.
Canım çok sıkılırdı.
Benim canım hep sıkılırdı.
Babam, "Sıkı can iyidir, kolay çıkmaz," derdi. Herkes bana gülerdi, bir babam bir de ben gülmez, birbirimize kötü kötü bakardık. Kasabada 'sıkıcan efendi' olarak anılmam da böyle başlamıştı. Babam beni herkese alay konusu edince canım daha da sıkılırdı, babamsa canı hiç sıkılmayacak kadar düz bir adamdı. Hayatında bir kez bile canı sıkılmadığına her şeyine bahse girerim. O pragmatik bir insandı. Boş kaldığında daima oyalanacak bir şeyler bulurdu. Babam can sıkıntısını hiç tanımamıştı ve bu yüzden 'sıkıcan efendiliği bir şımarıklık sayıyor, beni kendince hizaya getirmeye çalışıyordu. Tabii kendi koşulları içinde haklı olabilirdi. Haklı mıydı; bilmiyorum. Ama o zamanlar ben daha çocuktum ve babamdan nefret ediyordum. Uzun yıllar babamdan nefret ettim. Hayatının herhangi bir evresinde babasından nefret etmeden büyümüş bir erkek çocuk var mıdır, bilmiyorum. Varsa ya yalancıdır ya da kendisiyle yüzleşemeyecek kadar korkaktır. Babasından nefret etmeden hizaya sokulmuş bir oğul olabilir mi? Hizaya sokulmadan, babaya ait düzenin parçası olmadan yirmi yaşına kadar nefes almaya izin verirler mi bizim buralarda sanki? Yirmi yaşından sonra da artık hizaya girmeden önceki asıl karakterini hatırlayamı-yor insan. İnsan hatırlayamıyor. Babam beni sevmezdi; fakat artık tam ona acımaya başlayacak kadar kendime güvendiğim sırada öldü. Hem de saçma sapan bir trafik kazasında, tam da yeni belediye başkanı seçilmişken. Babam ona acımam için bile şans tanımadı bana.
Canı sıkılanlar bilir. Can sıkıntısı berbattır; her şeyi daraltır. Canı sıkılan insanın hayatı dar alanlar, dar insanlar ve dar rüyalarla sımsıkı daralır. İnsanın içi çekilir, kolunu kaldıracak gücü kalmaz, büzülür ve öylece kalır. Sonra uzun yıllar içinde can sıkıntısına alışır ve artık canı sıkılmayan insanlarla ilişkisini keser.
Mekânsal daralma can sıkıntısının hacimsel ifadesidir. Can sıkıntısı iki boyutludur; eni ve boyu vardır ama genişliği yoktur. Can sıkıntısı dardır. Bu yüzden genişlik, uzaklık, derinlik ve üçüncü boyut can sıkıntısının düşmanıdır.
Benim rüyalarımda bile canım sıkılır, uyurken dahi sıkıntıdan patlardım. Bir kez olsun heyecanlı, coşkulu bir rüya görebilmek için neler vermezdim ama, olmazdı işte. Rüyalarımda ne bir uçurumdan düşüp parçalanırken soluksuz, ne dehşetli karanlık bir denizin ortasında çırpınıp boğulurken sırılsıklam, ne de bir yangında ateşler içinde çırpmırken ter içinde uyanırdım.
kitap

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder