sinan akyüz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sinan akyüz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mayıs 2014 Çarşamba

İncir Kuşları (Cep Boy)

İncir Kuşları (Cep Boy), Sinan Akyüz tarafından yazılmıştır. http://kitapgalerisi.com'da %30 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. | Alfa Yayınları, Roman, 9786051067483, 340 Sayfa, Ağustos/2013
Kitabın 102. ve 103. sayfalarından  tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.

Karlı, buz gibi bir havanın hüküm sürdüğü ocak ayıydı. Günlerden çarşambaydı. Bütün gün evde oturmuş, yakında başlayacak sınavlara hazırlık yapı-yordum. O sırada kapı zili çaldı. Elimdeki ders notlarını sehpaya bırakıp kapıyı açtım. "Hoş geldin teyze," dedim.
Teyzem ellerini yumruk yapmış, avuçlarına sıcak nefesini üflüyordu. "Çabuk kapıyı kapat, ev soğumasın. Dışarısı çok soğuk."
Hemen kapıyı kapattım. Siyah paltosunu çıkartıp portmantoya astı. "Tarhana çorbası yaptım. Sıcak sı-cak bir kâse içmek ister misin?" diye sordum,
"İçerim," dedi. "Zaten bugün sinirden boğazımdan tek lokma geçmedi."
"N'oldu teyze? Yoksa hastanede tatsız bir şey mi oldu?"
Teyzem acı acı güldü. "Her gün tadı tuzu olmayan bir ortamda çalışıyorum Suada. Hasta insanların ortamında bulunmaktan benim de ruhum hastalandı artık. Bazen bu mesleği seçtiğim güne lanetler okuyorum. Keşke zamanında imkânım varken tarihçi olsaydım. Neyse, şimdi yine eski meseleleri deşmeyelim. Benim bugün asıl kızgınlığım Aliya'ya"
"Aliya İzzetbegoviç'e mi?
"Evet. Bu adam bir gün beni delirtecek."
"İzzetbegoviç'e çok haksızlık etmiyor musun teyze? Adamcağızdan alıp veremediğin ne senin?"
"Bence iyi bir siyasetçi değil o. Boşnakların, masaya yumruğunu vuran güçlü bir lidere ihtiyaçları var. Bugünlerde her türlü çirkinliğin kaynadığı bir kazandayız. Kazan fokur fokur kaynıyor. Neredeyse taşmak üzere Suada, Boşnakların bu dünyada var olabilmesi için silaha ihtiyaçları var. Peki, bu adam ne yapıyor? Yerel güçlerin sahip olduğu üç-beş tane silahı da onların ellerinden alıp Sırpların kontrolündeki orduya teslim ediyor."
"Savaş artık bitti teyze. Bugün televizyon kanalları izlemedin mi yoksa? Hırvatistan ve Slovenya'nın bağımsızlıkları Avrupa Topluluğu tarafından resmen tanındı. Barıştan yana olmak, bir lideri kötü kılmaz. Bence Aliya İzzetbegoviç de iyi bir lider."
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

10 Mart 2014 Pazartesi

Piruze Şam'da Bir Türk Gelin (Cep Boy)

Piruze Şam'da Bir Türk Gelin (Cep Boy), Sinan Akyüz tarafından yazılmıştır. http://kitapgalerisi.com'da %30 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. | Alfa Yayınları, Roman, 9786051064802, 464 Sayfa, Eylül/2013

Kitabın 187. sayfasından  tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.

Kayınvalidem Afaf'ın evine taşındığımız gün, şunu çok iyi biliyordum ki, evliliğim er ya da geç sararıp solacak, git gide bir felaket halini alacaktı. Güya sevenle sevilenin arasına hiç kimse giremezmiş. Külliyen yalan! Çünkü evli bir erkeğin arkasında mutlaka başka bir gölge kadın vardır. Benim arkamda da bir değil, birden fazla kadın vardı. Bu gölge kadınlardan ilki, ne yazık ki kayınvalidem Afaf'tı.
Afaf, elli yaşlarında, esmer tenli, kısa boylu ve siyah, uzun saçlıydı. Şam'ın en pahalı semtlerinden biri olan Aburamaneh Caddesi'nde oturuyordu. Taşlarla döşeli olan bu evin tavanları oldukça yüksekti. Yerlerde delikli ızgaralar vardı. Yazın yerler bol suyla yıkanıyor, evin içi serinletiliyordu. Ayrıca avluda fıskiyeli bir havuz vardı. Bu fıskiyenin sularının sesi, her gün âdeta neşeden çağıldar gibi duyuluyordu. Evin çok hoş bir terası vardı. Bu terasa güzelliğini veren de büyük saksılar içindeki acımsı bir tada sahip küçük portakal ağaçlarıydı.
O gün kayınvalidem bizi kapıda karşıladı. "Hoş geldiniz," dedi.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

11 Şubat 2014 Salı

Piruze Ve Oğulları

Piruze Ve Oğulları, Sinan Akyüz  tarafından yazılmıştır. http://kitapgalerisi.com'da % 30 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. |  Alfa Yayınları, Roman, 9786051068435, 415 Sayfa, Şubat/2014


Kitabın 204. ve 205. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.

Firuze gülümsedi.
"Bırak şimdi zevzekliği. Sabah sabah kumaşçıdan geliyorum. Hadi, ofisime geçelim. Çay mı, kahve mi içersin?"
"Çay olsun bari," dedi nazlanarak.
Piruze mağazada çalışan elemanlarından birine, "Günaydın," dedi içten bir sesle. "Bize iki demli çay söyler misin?"
Sıska yapılı eleman gülümseyerek başını salladı, yanlarından hızla uzaklaştı. Piruze Volkan'ın koluna girip çekiştirdi.
"Sen gel bakalım benimle doğum günü çocuğu," dedi ciddi bir tavır takınmaya çalışarak, "Seninle konuşacaklarım var."
Volkan ofise girdiğinde kıkırdadı, sonra da çantasından Cha-nel şişesini çıkarttı. Göğsüne, boynuna ve biraz da saçlarının üzerine sıktı. Piruze onun bu haline, güldü.
"Sen, ne süslü bir şeysin böyle. Allah seni kız yaratacağına erkek yaratmış."
Piruze'nin bu sözleri birdenbire onu kederlendirdi.
"Biliyor musun?" dedi ağlamaklı bir sesle. "Bin dokuz yüz kırk dört senesiymiş... Eğrikapı'da doğup büyümüş anacığım, yoksul ailesine katkı sağlamak İçin ahbapları Hamdullah Bey'in konfeksiyon atölyesinde çalışmaya başladığı sıralarda, henüz on beş yaşındaymış.
"Bîr gün koluna taktığı Nacar marka saati bozulunca, Hamdullah Bey'e, 'Ağabey, bu saati bir tanıdığa tamir ettirebilir miyiz?' diye sormuş. Hamdoş Amca da düşünüp taşındıktan sonra, 'Bize Mahmutpaşa'dan mal getiren bir delikanlı var. Ondan rica ederiz, tanıdığı bir saatçiye gösterir. Bir dahaki gelişinde de getirir,' demiş.
"Bu konuşmadan tam iki gün sonra Ekrem adlı bir genç, yani  . babam çıkagelmiş. Hem yakışıklı hem de babayiğit bir delikanlıya benziyormuş. Rahmetli anacığım ölmeden önce hep söylerdi:
'Babanız gençlik zamanlarında taşı sıksa suyunu çıkartırdı. Öyle heybetli görünürdü ki, hükümet sonradan onu alıp kolluk görevlisi yaptı.'
"Neyse... O gün Hamdoş Amca bu genç adama, 'Bir tanecik bozuk saatimiz var. Parasını verelim de bu saati sevabına götürüp bir yaptırıver oğlum,' diye rica etmiş. Genç adam, 'Lafı mı olur? Sizin bir sözünüz benim için emirdir. Saat nerede? Verin bana, giderken yanımda götüreyim,' diye cevap vermiş. Hamdoş Amca bunun üzerine, atölyede kızlı erkekli çalışanlar arasından anacığıma seslenmiş: 'Yıldız! Yıldız!.. Ekrem oğlum geldi. Tamire gidecek saatini çabuk getir.'
"Anacığım kolundan bozuk saatini çıkarmış, büyük bir sevinçle koşup yanlarına gelmiş. Başını kaldırıp da babama bakınca açık mavi gözlerine vuruluvermiş. Yalnız kalbinden vurulan bir tek anacığım mı? Babam da onun için aynı şeyleri hissetmiş, o da yüreğini çoktan kaptırmış. Gençlik işte!.. O anda ne anacığım saati ona verebilmiş, ne de babam saati onun elinden alabilmiş. O kısacık anda saat anacığımın kalem gibi ince parmaklarının arasından kayıp yere düşüvermiş, paramparça olmuş. Tıpkı o anda ikisinin de yüreklerinin paramparça olması gibi.
"Hamdoş Amca onların bu hallerine bakıp gülmüş. Eski tüfek insanlar tilki gibi kurnazlarmış. Hemen anlarlarmış sevdanın nasıl apansız çiçekler açtığını gönüllerde. Sonra, babam özür üzerine özürler dilemiş. Zavallı anacığım da, 'Zaten bozuktu,' demiş.
"Bu olaydan tam bir hafta sonra, babam elinde güzel mi güzel bir saatle çıkagelmiş. O gün anacığımı zor bela İkna ederek saati ona hediye etmiş. Zaten bir sene içinde nişanlanıp evlenmişler...
"Bense bu hikâyenin üçüncü meyvesi olarak, otuz yıl önce tam da bugün, bu saatlerde doğmuşum.
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

23 Ocak 2014 Perşembe

Bana Sırtını Dönme (Cep Boy)

Bana Sırtını Dönme (Cep Boy), Sinan Akyüz tarafından yazılmıştır.http://kitapgalerisi.com'da %30 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. | Alfa Yayınları, Roman, 9786051061672, 331 Sayfa, Mayıs/2013

Kitabın 184. ve 185. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.

Mustafa, mutlu olmamın tek çıkış yoluydu. Mustafa'ya bir gün telefonda Adnan'ın durumunu anlattım. Her zamanki gibi üzgün olduğunu söyledi. Onunla kaçmayı aklıma koymuştum. Adnan'ı terk edecektim. Mustafa zaman zaman şehre gelip gittiğinde gizlice birlikte olmaya başlamıştık. Bu birlikteliğin sonunda bir gün ondan hamile kaldım. Büyük bir heyecanla Mustafa'yı aradım.
"Galiba hamile kaldım. Bu çocuğu doğurmak istiyorum," dedim.
"Çocuğu doğurman imkânsız. Kocan çocuğu olmadığını biliyor. Bunun hesabını nasıl vereceksin?"
"Beni kaçır. Bu çocuk ikimizin. Onun çocuğu değil. Resmi nikâhımız da yok. Rahat kaçarız.
Mustafa söylediği sözle bir kez daha beni yıktı.
"Ben seninle evlenmek istemiyorum. Üstelik sen evli bir kadınsın. Bu saatten sonra evlenmemiz imkânsız. Kocanı terk etmeni istemiyorum. Çocuğu hemen aldıracağız."
Birkaç gün sonra Mustafa geldi. Gizli gizli gidip çocuğu aldırdık. Bir daha anne olamayacağımı düşündüm. Mustafa'ya kızgındım. Ama sevgim bir türlü ölmek bilmiyordu.
Evliliğimin üstünden iki yıl geçmişti. Adnan, bir akşam hiç tanımadığım bir kadınla eve geldi.
"Kim bu kadın?" "Kuman."
"Şaka yapıyorsun?"
"Hayır, ciddiyim. Bana bir çocuk veremedin. Bütün problem senden kaynaklanıyor. Doktorun benim hakkımda söylediklerine inanmıyorum. Bak, göreceksin. Bu kadın bana Çocuk verecek."
O anda kendimden geçtim. Kadını görsen abla, kara kuru birisiydi. Böyle çirkin bir kadını benim üstüme nasıl kuma diye getirebilirdi? Ağlamaya başladım.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

5 Mart 2013 Salı

Yeni kitap: Sinan Akyüz - Şahika ve Feraye

# Yeni çıkan kitap: Sinan Akyüz - Şahika ve Feraye #

                                               

Şahika ve Feraye, yine Sinan Akyüz'ün vicdanıyla terbiye ettiği kaleminden akıyor sayfalara..

Şahika ve Feraye'de henüz çok gençken Ürdün'e gelin gitmek durumda kalan iki kız kardeşin hikâyesini nefes nefese okuyoruz...

Şahika ve Feraye, harpten sonra bitap düşmüş bir halk, varlıklı bir aile... Edilen bir yemin ve o yeminle içindeki mahkeme arasında neye karar veremeyeceğini bilemeyen bir baba var...

Gün gelir kader zarını atar ve hayatlar savrulur dört bir tarafa...

Şahika ve Feraye'yi elinizden bırakamayacaksanız...

Şahika ve Feraye'de tarih var, kader var, aşk var. Ve hepsinin muhteşem bir karışımı var....

Şahika ve Feraye, Sinan Akyüz, Edebiyat / Roman, Mart 2013, Alfa Yayınları.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

3 Kasım 2012 Cumartesi

"Alfa Yayınları'ndan tekrar baskılar..."


"Alfa Yayınları'ndan tekrar baskılar..."

Alfa Yayın Grubu çatısı altında 20'den fazla kategoride kitap çıkaran bir yayınevi olan Alfa Yayınları, yenilikçi ve çağdaş duruşuyla tanınıyor.

Gerek roman, gerek başvuru, gerek bilgisayar, gerekse de kişisel gelişim alanlarında yayımladığı kitapların neredeyse hepsi zaman içerisinde ilk tercih edilen kitaplar arasında yer aldı.

Alfa Yayınları'nın gerçekleştirdiği tekrar baskılar da bu bilgileri doğrular niteliktedir.

Alfa Yayınları'ndan henüz Kasım 2012'nin başlarında gerçekleşen tekrar baskılar şunlardır:

1) Şenay Düdek, İki Sevda Arasında, 13. baskı,

2) Sinan Akyüz, Piruze, cep boyda 3. baskı,

3) Sinan Akyüz, Sevmek Zorunda Değilsin Beni, cep boyda 8. baskı,

4) Jose Silva, Zihin Kontrolü Silva Metodu, 2. baskı,

5) Robert T. Kiyosaki, Zengin Baba'nın Yatırımcılık Kılavuzu, 2. baskı,

6) Uğur Batı, Enneagram ile Kişilik Analizi - Kendine İyi Bak, 3. baskı.

22 Temmuz 2011 Cuma

PİRUZE ŞAM'DA BİR TÜRK GELİN - SİNAN AKYÜZ

ÇOK SATAN KİTAPLARIYLA TANINAN SİNAN AKYÜZ’DEN ŞAM’A GELİN GİDEN PİRUZE’NİN GERÇEK YAŞAMÖYKÜSÜ… YENİ ‘BİR KIZIM OLMADAN ASLA’ ROMANI! "Erkeklere 'Bu evde eksik oları sensin' dediğimizde, adamların yüzleri asılıyor. Biz kadınları, çok film izlemekle suçluyorlar. Keşke evlendikten sonra da ellerimizi tutabilselerdi. Başımızı dizlerinin üzerine yatırıp saçlarımızı okşasalardı. Erkekler evlendikten sonra bunları neden yapmıyorlar? Sahi, bunlar hep filmlerde mi yaşanıyor?" Derlermiş ki, bazı hayatlar zaman içinde bağlıdır birbirine. Çağlar içinde yankı bulan, eski bir çare ile zincirlidir ötekine.Yaşadığı acı gerçeklerden kurtulmak için Şamlı bir kocanın elinden Türkiye'ye kaçan genç bir kadının oğullarına kavuşmak için verdiği mücadelenin hüzün dolu hikâyesi, hafızalarınızdan kolay kolay silinmeyeceğe benziyor. İki Kişilik Yalnzılık, Sevmek Zorunda Değilsin Beni, Yatağımdaki Yabancı gibi çok okunan kitapalrın yazarı Sinan Akyüz’ün kaleminden genç yaşta Şam’da gelin olan Piruze’nin gerçek yaşamöyküsünü soluk soluğa okuyacaksınız....
  • Genel Özellikler
  • Eser Adı : PİRUZE ŞAM'DA BİR TÜRK GELİN
  • Yayın Evi : ALFA
  • Barkod : 9786051063058
  • Isbn : 9786051063058
  • Sayfa Sayısı : 453
  • Basım Tarihi : ŞUBAT/2011
  • Ebat : 19,5 X 13,5
  • Yazar : SİNAN AKYÜZ