markus zusak kitapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
markus zusak kitapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Aralık 2013 Pazartesi

Kitap Hırsızı

Kitap Hırsızı, Markus Zusak tarafından yazılmıştır.http://kitapgalerisi.com'da %20 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. | Martı Kitabevi, Roman, 9786053480600, 574 Sayfa, Kasım/2013


Kitabın 297. sayfasından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.

ISLIKÇI VE AYAKKABILAR
Aynı düzen yaz sonunda ve sonbaharın ortalarına kadar devam etti. Rudy, Hitler Gençliği'nde hayatta kalabilmek için elinden geleni yapıyordu. Max sınavlarıyla ve çizimleriyle uğraşıyor, Liesel de gazete toplayıp bodrum duvarına kelimelerini yazıyordu.
Her kalıbın en azından küçük bir taraflılığı olduğunu ve bir gün kendi kendine tökezleyerek bir sayfadan diğerine yuvarlanacağını söylemekte de yarar var. Bu örnekte baskın unsur Rudy'ydi. En azından, Rudy ve yeni gübrelenmiş spor sahası.
Ekim sonlarında her şey aynı gibiydi. Himmel Sokağı'nda pislik içinde bir çocuk yürüyordu. Ailesi birkaç dakika içinde gelmesini bekliyordu ve Hitler Gençliği'ndeki bütün gruba sahada fazladan çalışma yaptırıldığını açıklayarak yalan söyleyecekti. Hatta ailesinin biraz gülmesini bile bekliyordu, çünkü yalan söylediğini anlamayacaklardı.
Rudy bugün sadece kahkahalar ve yalanlarla ilgileniyordu.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

16 Ağustos 2013 Cuma

Köpek Düşleri

Köpek Düşleri

Köpek Düşleri, Markus Zusak | Martı Kitabevi, Roman, Çeviren Selim Yeniçeri, 160 sayfa, 9786053481690, Ağustos 2013.

Yalnızca gözyaşlarıyla yıkananlar kazandım diyebilir!

Köpek Düşleri, Hiç Kimse Sıradan Değildir ve Kitap Hırsızı gibi çoksatan kitapları yazarı Markus Zusak tarafından kaleme alındı.

Köpek Düşleri'nde küçük yaşta yaşam girdabına katılan ve girdapta boğulmamaya çalışan Cameron Wolfe'un hikâyesine götürüyor bizi yazar. Şehirde yaşayan, belâlı tiplerinde olduğu bir okula gitmek zorunda kalan, kızlarla arası pek de güzel olmayan, akıllı bir anti-kahraman...

Köpek Düşleri, NY Times'tan, Publishers Weekly'ye kadar birçok yazılı basın tarafından çok iyi bir şekilde lanse edildi. Markus Zusak hiçbir kitabında karavana atmıyor kurşunu. Hedefi hep on ikiden vuruyor.

                   

Dişçiyi soymaya karar verdiğimizde televizyon izliyorduk.

Ağabeyime, "Dişçi mi?" diye sordum.

"Tabii, neden olmasın?" diye cevap verdi. "Bir günde diş ameliyatı için ne kadar para ödendiğini biliyor musun? İnanamazsın! Başbakan dişçi olsaydı, ülkesi şu an bulunduğu durumda olmazdı, emin olabilirsin. Ne işsizlik, ne ırkçılık, ne de cinsiyet ayrımcılığı olurdu. Sadece para!"

"Evet."

Ağaeyim Ruben'le sadece onu memnun etmek için hemfikirdim. İşin aslı şu ki yine sadece gösteriş yapıyordu. Bu onun en kötü alışkanlıklarından biriydi.

Tabii ki bu, iki gerçekten ilkiydi.

İkincisi, dişçiyi soymaya karar vermiş olsak bile, bunu asla yapamayacaktık. Bu yıl şimdiye kadar fırını, manavı, nalburu, balıkçıyı ve göz doktorunu soymaya karar vermiştik ama hiçbir olmamıştı.

"Bu kez ciddiyim." Ruben kanepede öne doğru eğildi. Aklımdan geçenleri anlamış olmalıydı.

Bir yeri soyuyor filan değildik.

Biz umutsuzduk.

Umutsuz, sefil ve başınızı sallamanıza neden olacak kadar acınası...

Benim haftada iki gün gazete dağıttığım bir işim vardı ama adamın birinin mutfak penceresini kırdıktan sonra işten atılmıştım. Üstelik sert atmamıştım. Sadece oluvermişti. Pencere yarıya kadar açıktı; gazeteyi fırlatmıştım ve şangır! Camı delivermişti. Adam koşarak dışarı fırlamış, öfkeden deliye dönmüş, bir sürü hakaret yağdırmıştı. Bense gözlerimde yaşlarla öylece durmaktan başka bir şey yapamamıştım. İşimi kaybetmiştim; daha baştan lanetliydim.

Adım Cameron Wolfe. Şehirde yaşıyorum. Okula gidiyorum. Kızlarla aram hiç iyi değil. Biraz akıllıyım. Pek fazla sağduyum yok. Uzun olmayan gür saçlarım var ama hep dağınık görünüyor ve ne kadar çabalasam da dik durmalarını engelleyemiyorum.

Ağabeyim Ruben başımı sürekli derde dokuyor. Gerçi ben de Rube'un başını aynı ölçüde derde sokuyorum.

---

Bu alıntı tanıtım amaçlı yapılmıştır.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

KitapGalerisi Facebook / KitapGalerisi Twitter

7 Ağustos 2013 Çarşamba

Kitap Hırsızı

Kitap Hırsızı

Kitap Hırsızı, Markus Zusak | Martı Kitabevi, Roman, Çeviren Selim Yeniçeri, 574 sayfa, 9786053480600, Aralık 2012.

Hiç Kimse Sıradan Değildir'in ve Köpek Düşleri'nin yazarı Markus Zusak'tan tüm dünyada büyük yankı uyandıran sıra dışı bir kitap.

"Yılın en çok beklenen kitabı. Olağanüstü... gerçekten muhteşem!" - Publishers Weekly

Kitap Hırsızı filme de çekiliyor... Brian Percival (Downton Abbey) tarafından yönetilecek filmde Geoffrey Rush ve Emily Watson rol alacak. Film 15 Kasım’da gösterime girecek.

Kitap Hırsızı; 2. Dünya Savaşı yıllarında Nazi Almanya’sında yaşayan küçük Liesel’in, tüm olumsuzluklara rağmen vazgeçmediği okuma aşkını anlatıyor.

                

Rayların Yanında

Önce beyaz bir şey. Kör edici türden.

Bazılarınız büyük olasılıkla beyazın renk olmadığını düşünüyor ve ben bu saçmalıktan bıktım. Ben size beyazın bir renk olduğunu söylüyorum. Beyaz şüphesiz bir renktir ve kişisel olarak, bu konuda bana itiraz etmek isteyeceğinizi sanmam.

* Güven Verici Bir Duyuru *

Lütfen, önceki tehdide rağmen sakin kalın. Ben sadece gevezelik ederim. Aslında ne şiddet eğilimlisiyim ne de kötü niyetliyim. Ben sadece bir sonucum.

Evet, beyazdı.

Bütün küre kar giymiş gibi görünüyordu. Tıpkı sizin kazağınızı giydiğiniz gibi, o da üzerine karını geçirmişti. Rayların yanında ayak izleri baldırlarına kadar geliyordu. Ağaçların üzerine buzdan battaniyeler örtülmüştü.

Tahmin edeceğiniz gibi, biri ölmüştü.

Onu öylece yerde bırakamazlardı. Bu şimdilik sorun değildi ama yakında raylar temizlenecek ve trenin yoluna devam etmesi gerekecekti.

İki bekçi vardı. Bir anne ve bir kız. Ha, bir de ceset. Anne, kız ve ceset inatçı ve sessizdi.

"Eee, başka ne yapmamı istiyorsun?"

Bekçilerin biri uzun, diğeri kısa boyluydu. Uzun boylu olan lider olmamasına rağmen hep önce konuşuyordu. Daha kısa boylu ve tombul olanına baktı. Kızarmış yüzlü olanına.

"Eh," dedi kısa boylu olan, "onları böyle bırakamayız, değil mi?"

Uzun boylu olanın sabrı taşıyordu. "Neden olmasın?"

Ufak tefek olanı neredeyse patladı. Başını kaldırıp uzun boylu olanın çenesine bakarak bağırdı: "Spinnst du? Salak mısın sen be?" Yanaklarındaki iğrençlik giderek artıyordu. Teni gerilmişti. "Haydi," dedi, karların arasında sert adımlarla yürüyerek. "Gerekirse üçünü de sırtımızda taşıyacağız. Bir sonraki istasyona haber vermeliyiz."

Bense hataların en basitini yapmıştım. Kendimi nasıl hayal kırıklığına uğrattığımı size anlatamam. Aslında her şeyi doğru yapmıştım.

Hareket eden trenin penceresinden görünen kör edici kar beyazı gökyüzünü incelemiştim. Tam anlamıyla içime çekmiş ama yine de tereddüt etmiştim. Dikkatim dağılmış, kızın ilgimi çekmesine izin vermiştim. Merakıma yenilmiş ve programımın izin verdiğince kalıp izlemiştim.

Yirmi üç dakika sonra tren durduğunda onlarla birlikte inmiştim.

Kollarımda küçük bir ruh vardı. Sağa doğru biraz eğilmiştim.

Dinamik tren bekçisi ikili, anne, kız ve küçük erken cesedin durduğu yere geri döndüler. O gün nefesimin güçlü olduğunu hatırlıyorum. Yanımdan geçerlerken bekçilerin beni fark etmemelerine şaşırmıştım. Dünya şimdi bütün o karın ağırlığı altında sarkıyordu.

On metre kadar sol tarafımda beyaz tenli, boş mideli kız neredeyse donmuş halde duruyordu.

Dudakları titriyordu. Üşümüş, kollarını göğsünde kavuşturmuştu.

Kitap hırsızının yanaklarındaki yaşlar donmuştu.

---

Bu alıntı tanıtım amaçlı yapılmıştır.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

KitapGalerisi Facebook / KitapGalerisi Twitter