roman önerileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
roman önerileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ekim 2012 Pazartesi

"Okuma ihtiyacı..."


"Okuma ihtiyacı barut gibidir, bir kere tutuşunca artık sönmez."

- Victor Hugo

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

24 Eylül 2012 Pazartesi

R. L. Stevenson...


"Başımızdan geçen hikâyelerle, başımızda geçen hikâyeler arasında hiçbir fark yoktur."

R. L. Stevenson

*Görsel: Darren Frisina.

21 Eylül 2012 Cuma

Ian McEwan...



Ian McEwan, 1948’de İngiltere’de doğdu. Sussex Üniversitesi’nde İngiliz Edebiyatı eğitimi gördü. East Anglia Üniversitesi’nde İngiliz Edebiyatı üzerine yüksek lisansını yaparken romancı Malcolm Bradbury’den yaratıcı yazarlık dersleri aldı.

Üç kere Booker Ödülü’ne aday gösterildi, "Amsterdam’da Düello" ile bu ödülü kazandı. 2006’da Cumartesi adlı romanıyla James Tait Black Anı Ödülü’nü kazandı.

Kitaptan:

Toplantıyı yöneten Teğmen Lofting’di. “Dinleyin Marnham. Daha yeni geldiniz, dolayısıyla buradaki durumu bilmeniz beklenemez. Burada sorun Almanlar ya da Ruslar değil. Hatta Fransızlar da değil. Sorun Amerikalılar. Hiçbir şey bildikleri yok. İşin kötüsü öğrenmiyorlar da, laf dinlemiyorlar. Huyları böyle.”


Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

Tezer Özlü...


"Nihayet yağmur başladı. Bu sabah artık, yağmuru neden bu kadar çok sevdiğimi anladım. Ağlayan bir yüreğe benzediği için…"

Tezer Özlü

Günün kitap önerisi: Levi Henriksen - Kar Yağacak



Dan Kaspersen, hapisten yeni çıkmış, Noel'e birkaç gün kala erkek kardeşi Jakob'un cenazesine katılmak üzere kasabasına dönmüştür.

Erkek kardeşinin ölümüne, intihar ettiğine inanamamaktadır. Jakob, bir otomobil kazasında kaybettikleri anne ve babalarından kalan küçük çiftlikte, -iddiaya göre- otomobilin egzoz borusuna bağladığı hortumu içeri alıp kontağı çevirerek intihar etmiştir.

Jakob'un ölümünün cinayet mi yoksa intihar mı olduğu sorusu yanıt beklerken, Dan kasabada geçirdiği günlerde bir kez hapse düşmüş olmanın yaftasını yaşamı boyunca taşımakla özdeş sayıldığını anlar.

Norveçli yazar Levi Henriksen'den entelektüel meselelere eğilmek yerine basit gerçekliklere odaklanan, esprili, duygulu bir roman: Kar Yağacak.

Levi Henriksen, Kar Yağacak, Çev. Banu Gürsaler Syvertsen, Yapı Kredi Yayınları, Eylül 2012.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

20 Eylül 2012 Perşembe

Mario Levi, Bir Şehre Gidememek


"Garip garip ayrıntıları sürekli olarak mesele yapmaktan yana kalabalık, insanlardan yanaysa hep yalnız oldum."

"Belki de birçok acı bu suskunluğa mecburiyetten kaynaklanıyordu."

"Her zaman her fırsatta söylemeye çalıştığım gibi yüzeysel reçetelerle yaşamaya alışmış yüzeysel aydın bozuntularının olası yorumları bana artık hiçbir şey demiyor."

"Ne olursa olsun hep bir yerlerde kaldığımızı, kendi hayaletimizce kovalandığımızı ve tüm çabalarımıza karşın bireysel serüvenimizde sürekli olarak bir sürgünü ve tutsaklığı yaşamaya zorunlu olduğumuzu hiç unutmamamız gerekiyor. Gerisi boş laf."


Mario Levi, Bir Şehre Gidememek

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

Juan Gabriel Vasquez - Düşen Şeylerin Gürültüsü


Juan Gabriel Vasquez - Düşen Şeylerin Gürültüsü


"Her şey bir anı; daha yeni yazdığım bu cümle bile çoktan bir anı oldu; sizin, sayın okur, daha yeni okuduğunuz şu sözcük da artık bir anı."

"Deneyim ya da deneyim diye adlandırdığımız şey, çektiğimiz acıların envanteri değil, başkalarının acılarına karşı öğrendiğimiz empatidir."

Vasquez, ona 2011 yılında İspanya'nın en prestijli edebiyat ödüllerinden; Alfaguara Ödülü'nü kazandıran bu etkileyici romanında hafızanın peşine düşüyor.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

Roald Dahl - Charlie'nin Çikolata Fabrikası (Üç Boyutlu)


Roald Dahl - Charlie'nin Çikolata Fabrikası (Üç Boyutlu)

(Stok sınırlıdır. Eylül 2013'e kadar yeni baskı yapılmayacaktır.)


Ve dünyanın en harika mucidi Bay Willy Wonka, muhteşem çikolata fabrikasının kapılarını beş talihli çocuğa açıyor.

Bu, Charlie'nin hayatının fırsatı!

İçeride onu rengârenk şekerlemeler ve erimiş çikolata ırmağı bekliyor.

Tek ihtiyacı ise bir Altın Bilet.

Roald Dahl'ın en sevilen karakteri Willy Wonka'ın Eşsiz dünyasını üç boyutlu keşfedin.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

Jean M. Twenge - Gecikmiş Anne Adayı İçin...


Hamile kalmaya çalışan her kadın sabırsızdır. Belki siz de kariyerinizi garanti altına aldınız ve aynı disiplinli tavırla şimdi de bir aile kurmak istiyorsunuz.

Belki sadece birkaç aydır belki de yıllardır hamile kalmaya çalışıyorsunuz. Her şekilde bir an evvel yavrunuzu kucağınıza almak istiyorsunuz.

Dr. Twenge hamile kalma sürecinin duygusal boyutunun tam kalbine iniyor ve hamile kalmayı planlarken fiziksel ve zihinsel olarak nasıl hazırlanmanız gerektiğinden aileniz, arkadaşlarınız ve eşinizle bu konuda nasıl konuşacağınıza, düşük yapma acısıyla nasıl başa çıkacağınıza kadar her konuda bilgi veriyor.

Ne zaman yumurtlayacağınızı, ne zaman cinsel ilişkide bulunacağınızı, hamileliğinizin zamanlamasını nasıl ayarlayacağınızı, hamile kalma ihtimalinizi nasıl arttıracağınızı, erkek ya da kız evlat sahibi olmak için neler yapabileceğinizi ve bütün bunlar olurken nasıl besleneceğinizi bile yazıyor.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

Günün kitap önerisi: Yavuz Ekinci - Cennetin Kayıp Toprakları


Yaşadıkları coğrafyanın acılarına hapsolmuşların, aile olmanın ölümcüllüğünü taşıyanların ve cennetin gelmesini yüzyıllarca bekleyenlerin hikâyesi…

Yara! Ben derisi yüzülmüş bir yarayım. Seksen yıldır yüreğimde açılan bu yara bugüne kadar ne iyileşti ne de kabuk bağlayabildi.

Bu yara öyle bir yara ki, kabuk bağlayıp iyileşeceğine, her geçen gün biraz daha derinleşip büyüdü. Yara büyüdükçe ben küçüldüm, ben küçüldükçe de yaram büyüdü.

Öyle ki upuzun ömrümün sonunda ben bu yaradan ibaret kaldım. Yara! Kapkara bir yara! Bugüne kadar hiç kimseye bu yaramdan bahsedip anlatmadım.

O uğursuz geceden beri yaram hep içe doğru derinleşip kanadı. Ama artık ne bu içe doğru kanayan yarayı saklayacak dermanım kaldı ne de onunla mezara gidecek takatim.”

Yavuz Ekinci, ikinci romanında, tarihimizin ve coğrafyamızın güneydoğusundan, yüz yıla yayılan hayatlar anlatıyor:

Yerinden yurdundan edilmiş, dilinden, dininden, kimliğinden, insanı insan eden her şeyden yoksun bırakılmış Almast’ların ve onların aynı yazgıyı bu kez başka bir “bilinmeyen dil”de okumak zorunda bırakılmış oğullarının ve torunlarının öyküsünü...

Cennetin kayıp topraklarını...

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

19 Eylül 2012 Çarşamba

J. G. Ballard


"Özgürlüğün barkod numarası yoktur."

J. G. Ballard

James Graham Ballard (1930 - 2009), Şanghay'da doğan İngiliz asıllı bilimkurgu yazarıdır. Ballard ve ailesi Pearl Harbour baskınından sonra diğer yabancılarla birlikte bir sivil tutsak kampına gönderildi. 1942 yazından savaşın bitimine kadar burada kaldılar. Kampta yaşadıklarını 1984'te "Güneş İmparatorluğu" adlı kurmaca kitabında yazdı. Bu kitap daha sonra Steven Spielberg tarafından beyazperdeye uyarlandı.

En çok bilinen romanlarından biri olan "Çarpışma"da cinsel arzular ve teknoloji harikası arabalar arasında ilişki kurarak ses getirdi. Bu kitap aynı isimle 1996'da David Cronenberg tarafından beyazperdeye uyarlandı. Bu film Cannes Film Festivali'nde Jüri Özel Ödülü'nü kazandı.

Yazar 2009 yılında vefat etti. Sel Yayıncılık, "Gökdelen"in ardından "Kingdom Come"ı da yayımlayacaktır.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

Tim Parks - Kader


“İngiltere’ye döndükten üç ay kadar sonra, kitap halinde bir araya getirildiğinde saygın bir meslek hayatını bir şahesere dönüştürecek olan –itiraza katiyen yer bırakmayacak kadar kapsamlı ve nihai bir kitap yazmayı planlıyordum- malzemeyi toplamayı nihayet toparlamışken –tek can sıkıcı eksik, Andreotti’yle yapılacak röportajdı- tesadüf bu ya, Knightsbridge’de, Rembrandt Oteli’nin resepsiyonunda, bir bakıma hem bir alandaki başarılarımı hem de bir diğerindeki başarısızlıklarımı simgeleyen bir yerde durduğum sırada, oğlumun intihar ettiğini telefonla haber aldım.”

Tim Parks ülkemizde tanınmayan bir yazar.

Kader, Türkçedeki ilk romanı.

İtalya'da yaşayan bir İngiliz olan Parks, Kader'de belki kendinden de izler taşıyan bir hikâye anlatıyor:

İngiliz gazeteci Chris Burton yıllarca İtalya muhabiri olarak çalışmıştır. Karısı da soylu bir İtalyandır...

Tam da, bir şaheser olacağını düşündüğü kitabını yazmaya başlayacakken şizofreni hastası oğlunun intihar etmiş olduğu haberini alır...

Ve okur, daha ilk sayfadan, romanın kahramanının zihnindeki girdaplara kapılır.

Kader bir yolculuk hikâyesi olabilir: İngiltere'den İtalya'ya, Torino'dan Roma'ya, havaalanından tren garına...

Kendi kendine konuşmak da denebilir Kader için: Ne yapmak istiyordum? Ne yaptım? Ne yapmalıydım? Ne yapabilirdim?

Dolambaçlı olsa da yalın, kederli olsa da zevkle okunan, bilinç akışı tekniğiyle yazılmış çarpıcı bir metin.

Tim Parks, Kader, Çev. Roza Hakmen, Kanat Kitap.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

François Rabelais - Pantagruel (Çıktı)


HUGUES SALEL USTA’DAN
BU KİTABIN YAZARINA BİR ONLUK

Eğer faydayla hazzı birbirine karıştırdığı için
Ziyadesiyle takdir görüyorsa bir yazar,
Emin ol ki, sen de takdir edileceksin;
Bundan gayet eminim çünkü bu küçük kitapla sen,
Eğlence bahanesiyle,
Faydalı bir eser yaratmışsın hayliyle;
Dolayısıyla yeni bir Demokritos gördüğümü sanıyorum,
İnsan olarak hayatımızın olgularına gülen.
Dolayısıyla devam et! Hakkını teslim etmeseler bile,
Öteki tarafta ilahi mekânının hazır olacağını bile bile.
----------------------------------------------------------

Rönesans'ın başlangıcını müjdeleyen yazarlardan biri olan François Rabelais, baba-oğul iki dev olan Gargantua ve Pantagruel'in maceralarını anlattığı beş ciltlik eseriyle Fransız ve dünya edebiyatına damgasını vurmuştur.

Pantagruel, bu külliyatın ilk cildi olmasına karşın, Gargantua’nın devamı niteliğindedir. Bir şövalyelik güldürüsü sayılabilecek olan bu roman, insanlık tecrübesine doyumsuz bir merak duyan bir devin doğumundan gençliğine kadarki maceralarını anlatıyor.

Bilgelikle müstehcenlik arasında çok ince bir çizgi çizen Rabelais'nin sivri dilinden ne avukatlar ne akademisyenler ne de kilise kaçabiliyor.

Gargantua'yla birlikte hümanizmin önde gelen kahramanlarından biri olan Pantagruel, okurları yeni bir dünyayla tanıştırıyor ve bu süreçte kendi yaşamlarına farklı bir gözle bakmalarını sağlıyor.

Baba devden sonra oğlunun maceraları da şimdi Birsel Uzma'nın yetkin çevirisi ve bilgilendirici notlarıyla ilk defa Türkçe okurlarıyla buluşuyor.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

E. L. James - Grinin Elli Tonu


E. L. James - Grinin Elli Tonu

Romantik, özgürleştirici ve kesinlikle bağımlılık yaratıcı...

Bu roman dengenizi sarsacak, sizi ele geçirecek ve ebediyen sizinle kalacak. Edebiyat ögrencisi olan Ana Steele, genç girişimci Christian Grey'le röportaj yapmaya gittiğinde son derece çekici, zeki ve sinir bozucu bir adamla karşılaşır.

Toy ve masum Ana, bu adama duyduğu arzu karşısında şaşkına döner ve adamın gizemli doğasına rağmen ona yakınlaşma arzusuyla yanıp tutuşur. Ana'nın güzelliği, zekâsı ve özgür ruhuna direnemeyen Grey de onu istediğini kabul eder, ancak şartları vardır...

Grey'in sıra dışı erotik istekleri karşısında şoka uğayan ama bir yandan da heyecana kapılan Ana tereddüde düşer.

Büyük başarısına rağmen -çokuluslu şirketleri, uçsuz bucaksız serveti ve sevgi dolu bir ailesi vardır- Grey şehvete esir olmuş ve hükmetme hırsı olan bir adamdır.

Çift, cüretkâr ve tutkulu bir fiziksel ilişkiye yelken açarken, Ana, Christian'ın karanlık sırlarını ve kendi gizli arzularını keşfeder.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

18 Eylül 2012 Salı

Günün kitap önerisi: Bahadır Yenişehirlioğlu - Kerime


Kerime, Bahadır Yenişehirlioğlu'nun ikinci romanı.

Dönem romanı özelliği taşıyan Kerime'de olaylar, ezanın Türkçe okunması kararının alındığı 1932'de başlıyor.

Muhafazakâr bir seriye kâtibi ve ailesinin başına gelen trajik olaylar, o dönemin koşulları içerisinde anlatılıyor.

İki kızını da baskı ve korkularla yetiştiren bir seriye kâtibinin başına gelen korkunç bir olay...

Kâtibin, küçüklüğünden beri boyunduruğu altında tuttuğu büyük kızı Kerime'nin, ilerlemiş yaşına rağmen annesinin ve mahallenin baskısıyla kendinden yaşça büyük, dul bir adamla evlenmesi...

Ailenin küçük kızı Nezihe'nin ise umutsuz bir aşkın peşinde felaketine doğru sürüklenip, gencecik hayatını bir adam uğruna karartması...

Cumhuriyetin kurulmasından kısa bir zaman sonrasını ele alan romanda, muhafazakârların ve Kemalistlerin mevcut devlet yönetimiyle ilgili düşüncelerine ayrı ayrı yer veriliyor, halk arasında yaşanan görüş ayrılıkları da tüm açıklığıyla gözler önüne seriliyor.

Kerime, bir genç kızın, muhafazakâr ve erkek egemen bir toplumda yetiştirilip, yanlış verilen kararların, hataların bedelini nasıl ödediğini gösteriyor...

Ölümle yüz yüze gelmişti seriye kâtibi.

Bu ikili ölüm pencereden gördüğü ölüm, hem de kendine doğru yaklaşan ölüm.

Bütün benliği ile hissediyordu bunu.

Kendi ölümünü çoktan kabullenmişti ama kızının ölümünü seyretmek bu çok acı, bu ölüm çok acı...

Bahadır Yenişehirlioğlu, Kerime, Everest Yayınları, 2012.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

Ray Bradbury’den genç yazarlara 12 tavsiye


Ray Bradbury’den genç yazarlara 12 tavsiye

1) İşe roman yazarak başlamayın: Roman yazmanız uzun zaman alır. Yazmaya haftada bir tanesini tamamlayacağınız şekilde ayarlayacağınız bir düzende bir sürü kısa hikaye yazarak başlayın. Bu çalışmayı bir yıl sürdürün; peş peşe 52 tane kötü hikaye yazmanız mümkün olmadığına göre başarıya ulaşacaksınız. (Ray Bradbury ilk romanı Fahrenheit 451′i otuz yaşında yazmaya başlamış.)

2) Onları sevebilirsin ama onlar gibi olmazsın: Kaçınılmaz bir şekilde bilinçli ya da bilinçsiz olarak favori yazarlarınızı taklit etmeye başlarsınız. (Tıpkı Ray Bradbury’nin yazdıklarının H.G. Wells, Jules Verne, Arthur Conan Doyle ve L. Frank Baum’un yazdıklarına benzemesi gibi.)

3) Kısa hikayelerin niteliklerini araştırın: Bradbury; Roald Dahl, Guy de Maupassant ve daha az bilinen Nigel Kneale ve John Collier’in yazdıklarını kast ediyor.

4) Beyninizi doldurun: Bradbury genç yazarlardan yatmadan önce bir hikaye, bir şiir (fakat modern ıvır zıvırlardan değil, Pope’den, Shakespeare’den ya da Frost’tan) ve bir makale okumalarını istiyor. Okunacak makalelerin arkeoloji, biyoloji, zooloji, felsefe, politika ve edebiyat gibi birçok alandan olmasını gerektiğini söylüyor.

5) Size inanmayan insanlarla arkadaşlığınızı bitirin: Yazma arzunuzu hafife mi alıyorlar? Eğer öyleyse onlarla arkadaşlığınızı vakit kaybetmeden sonlandırın.

6) Kütüphaneye kapanın: Lanet olası bilgisayarınızdan ayrılın!

Bradbury hiç üniversiteye gitmemiş olabilir, ama o bitmek bilmeyen okuma arzusu sayesinde 28 yaşında “kütüphaneden mezun oldu” denebilecek kadar kütüphaneden faydalanmış.

7) Filmlere aşık olun: Özellikle eski olanlara.

8) Keyifle yazın: Bradbury “yazarlık ciddi bir iş değildir” diye düşünüyor. Bradbury, eğer bir hikaye yazmaya iş gözüyle bakarsanız amacınıza ulaşamazsınız dedikten sonra, dinleyicilerine, “benim arzumu kıskanmanızı istiyorum” diye ekler.

9) Para kazanma planları yapmayın: Bradbury ve karısı bir araba almadan 37 yaşına gelmişlerdi.

10) Sevdiğiniz ve nefret ettiğiniz 10 şeyi listeleyin: Sevdiklerinizi yazın, nefret ettiklerinizi yok edin! (tabi onlar hakkında da yazabilirsiniz)

11) Aklınıza gelen her şeyi yazın: Kelime birliği yaratıcılıkta meydana gelebilecek tıkanıklığı bozar, o yüzden her sözü yazmayı deneyin çünkü hiçbir şeyi test etmeden bilemezsiniz.

12) Yazdıklarınızla ulaşmak istediğiniz şeyin bir insanın yanınıza gelerek “yazdıklarınızdan dolayı sizi çok seviyorum” demesi olduğunu unutmayın: Ya da başarısızken aradığınız şeyin birisinin yanınıza gelerek “insanların söylediği gibi aptal değilsiniz” demesi olduğunu unutmayın.

Çeviri: Barış Berhem Acar – edebiyathaber.net

Ray Bradbury kitapları, Kitap Galerisi'nde!

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

Hüseyin Rahmi Gürpınar - Eşkıya İninde


HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR - EŞKIYA İNİNDE (ORİJİNAL METİN)

Everest Yayınları, Hüseyin Rahmi Gürpınar külliyatını yayımlamaya devam ediyor.

İstanbul'un sokak ve konak hayatını romanlarında ustalıkla işleyerek bu alanda son derece önemli kaynaklar bırakan Hüseyin Rahmi, macera romanı alanında da ne kadar mahir olduğunu gösteriyor.

Konak hayatının konforuna alışmış Nefi Bey ve kayınbiraderi Hikmet Enis, uşakları Murtaza'yı da yanlarına alarak Değirmendere'deki çiftliklerini kontrol etmek üzere yola koyulurlar.

Kısa süren tren ve kayık yolculuklarının ardından, son vasıtaları olan öküz arabasıyla dağ yollarını tırmanmaya başladıklarında eşkıyalar tarafından kaçırılır ve alıkonulurlar.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

Gizemli Oyuncu - Bir Shakespeare Dönemi Masalı




JINNY WEBBER - GİZEMLİ OYUNCU BİR SHAKESPEARE DÖNEMİ MASALI (Çıktı)

Kate Collins’in sarhoş babası, küçük erkek kardeşi ve yaşlı büyükannesi dışında kimsesi yoktu.

Üstelik sevmediği biriyle evlendirilmek üzereydi. Hayalini kurduğu hayat onun gibi sıradan bir köylü kız için imkansız görünse de, Kate’in kaderinde çok büyük bir başarı yazılıydı.

Hem de William Shakespeare ve Kraliçe Elizabeth’in şahit olduğu bir başarı!

Ancak gizlediği kimliği ortaya çıkarsa hayatı tehlikeye girecekti! Kader ağlarını örerken Kate, kendini sürükleyici olduğu kadar tehlikeli bir maceranın içinde bulacaktı.

Hayalleri bir bir gerçekleşirken kıskançlığı, nefreti ve en önemlisi aşkı öğrenecekti.

Hayatta ve sahnede erkeklere meydan okuyan bir kızın tehlikeli ve cesur serüveni sizi tiyatronun büyülü dünyasına götürecek!

Jinny Webber, Gizemli Oyuncu, Çev. Bülent Ertaş, Artemis Yayınları, Eylül 2012.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

İbrahim Tenekeci - Giderken Söylenmiştir


"Seviyorum aklımın almadığı şeyleri
Titriyorum emin olduğum zaman."

"Bu kadar mezarın arasında ne büyür
Ey ölüm, gel otur şuraya ve düşün."

"Acıyla gülümser İbrahim'in şiiri. Ne gösteriş, ne riya. Onun şiiri, parıldayan bir diş, buluttan sıyrılan güneş, kabuğu kalkmış yara, bir günahtan arta kalan pişmanlık, dumanı üstünde bir bardak çay, ne varsa yani kendiliğinden ve açık, işte öyle. Onun şiirlerini okurken aniden sesler kesiliyor, ortalığı derin ve hüzünlü bir sükut kaplıyor." Mustafa Kutlu, Yeni Şafak gazetesi

"Efendime vermek için / Yirmi yedimden gün aldım / Yirmi yetimden gül" diyebilen bir adamın elinde, Yenikapı'yı da, has odayı da açabilecek bir anahtar var demektir. Yolu yok: okuyan bundan böyle takip edecek. Tenekeci'nin şiiri 'keyifle okunan' bir şiir değil. Öyleleri, girmenin ve gövermenin pek zahmetsiz olduğu şiir hücre evlerinde bolca var." Süleyman Çobanoğlu, Dergâh dergisi

"İbrahim Tenekeci var, şair. Tenekeci, şiirden uzaklaşmış bir çok insanı şiire döndürebilecek bir kaleme sahip." Haşmet Babaoğlu, E Edebiyat dergisi

"İbrahim Tenekeci sessiz sedasız çok önemli bir şiir yazıyor ve her şiirini okuduğumda bu doğallığa nasıl ulaştığını düşünüyorum şaşkınlıkla. Şiirinde az rastlanır bir iç içelik var, keder ile ironiyi nasıl buluşturuyorsa, her seferinde ortaya inanılmaz bir şiir çıkıyor" Haydar Ergülen, Şiir Defteri

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

Sadık Yalsızuçanlar - Bilgelik Kulesi


SADIK YALSIZUÇANLAR - BİLGELİK KULESİ

İrfan, düşüncenin bütün kutuplarını kucaklayan bir kelime. İrfan kemaleaçılan kapı, amelle taçlanan ilim.

"Akıl kelime anlamı itibariyle de bağ demektir, düğüm... Kalp ise sınırsızdır, hakikat gibi, hakikat inhisar kabul etmez."

Dil, bu karanlığın içinde yaşayabilirmiş gibi görünen tek şeydir.

Dil, iklimdir. İklim yurttur. İnsan ruhuyla ve ruhunun bütün malzeme ve imkanlarıyla bu iklim içinde varolur, konuşur, dile gelir.

Pir Sultan Abdal, Hacı Bektaş-ı Veli, Niyazi-i Mısri, Fethi Gemuhluoğlu, Necip Fazıl, Hasan Ali Yücel, Mehmed Akif, Yahya Kemal, Cemil Meriç, Sezai Karakoç, Kemal Tahir, Nazım Hikmet, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Oğuz Atay ve diğerleri...

Sadık Yalsızuçanlar, Bilgelik Kulesi'ne sırlı tuğlalar koyan isimlerin kendi iç dünyasındaki yansımalarını paylaşıyor.

Dinin daha çok irfan, irfanın ise bilgi değil aşk olduğunu kavradığında bir kavşakta idi Cemil Meriç.

Kronolojinin, aptalların tarihi olduğunu zaten önceden biliyordu. Medeniyetimizin durdurulmuş olduğunun zaten farkında idi.

Ölmemişti, uyuyordu kendi ifadesiyle; zaman zaman rüya görüyordu. Bu medeniyet birikimini fark ettikçe yalnızlığı arttı.

'Kendini tanımak, marifetlerin marifeti!' dediğinde, o muazzam birikimin içine düşmüştü."

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap