Kitabın 21. ve 22. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.
POSTANARŞİZMDEN ANARŞİZMİN KÖKENLERİNE
Hatırlayacak olursak, anarşizm, küreselleşme karşıtı hareketlerin belirleyiciliği altında geçen 2000'lerin radikal toplumsal hareketlerinin sahip olduğu ana örgütsel ilkelerin arkasındaki esas ideoloji olarak geniş bir kabul görmüştü. 'Küreselleşme karşıtı' hareketin yükselişi anarşizmin de genel olarak canlanmasına bağlandı. Bu yeni hareket renkliydi, enerjikti, etkiliydi ve yeniydi. Hareketin arkasındaki yaratıcı enerjinin kaynağı olarak büyük ölçüde anarşizm gösterildi (Graeber, 2002: 1). Anarşizm kaos ve şiddet metaforlarının vahşi çağrışımlarından adını geri alıp bir siyaset felsefesi ve hareket olarak kendisini yeniden yazdırıyor gibiydi. Her ne kadar ana akım medyanın kara blok üzerine odaklanma stratejisi sadece bu kör şiddet tutkusu imajını yeniden üretmeyi, sonuç olarak da hareketi zayıflatmayı amaçlıyorduysa da, bu tutumları siyasi düşünürlerin ve aktivistlerin "bütün bu kargaşa neden kopuyor" diye daha da fazla sorup ilgilenmelerine yol açtı. Bu da, 'anarşizm ve yeni 'hareket' hakkında daha fazla akademik ve siyasi çalışmanın gerçekleştirilmesiyle sonuçlandı.
Küreselleşme karşıtı hareketler' derken genelde tırnak işaretleri kullanırız çünkü kuşkusuz hareketin isim babalığını yapacak tek bir yazar yoktur ve dahası, harekete dahil olan aktivist-ler, gruplar ve inisiyatifler aynı terimi kullanmak konusunda bir konsensüse erişmiş değillerdir. Dolayısıyla hareket çok sayıda isimle anılmıştır. Küresel Adalet Hareketi, Hareketlerin Hareketi, Hareket, Alternatif Küreselleşme Hareketi, Radikal Toplumsal Değişim Hareketleri, Güncel Radikal Aktivizm, Anti-Ka-pitalist Hareket, Şirket Karşıtı Hareket, Küresel Anti-Kapitalist Protesto Hareketi, Şirket Karşıtı Küreselleşme Hareketi, Tabandan Küreselleşme Hareketi vb. gibi. Aktivistlerin 'küreselleşme karşıtı' teriminden duydukları hoşnutsuzluk ilk olarak terimin 'düşman' tarafından dolaşıma sokulmuş (bir "WalI Street terimi' veya şirket medyasının ortaya attığı bir terim) olmasından kaynaklanıyordu. Amacı da aktivistleri mülke zarar vermenin keyfi dışında hiçbir elle tutulur gerekçeleri olmadan rüzgâra (yani aslında durdurulamaz olan küreselleşmeye) karşı tüküren modası geçmiş, kör, kendi kendine referanslı gençler olarak damgalamaktı. Aktivistler terimi ayrıca protesto ediyorlardı çünkü küreselleşmeye per se karşı değildiler (Conway, 2003).
Yine de terimi kullandığımızda, küreselleşme sözcüğünü, sadece küresel kapitalizm veya küresel neo-liberalizm anlamında, karşımıza alarak kullanıyoruz.
kitap

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder