Kitabın 13.14. ve 15. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.
SOSYAL MEDYA OTOBİYOGRAFİSİ
Teknoloji böyle bir şey işte; insanları yakınlaştırıyor mu yoksa uzaklaştırıyor mu, hiç anlamıyorum. Sosyal ağlara geç katıldığım için uzunca bir süre arkadaşlarımla yüz yüze görüşmek zorunda kaldım. Şimdilerde her şey harika Facebook - Twitter derken iyice asosyal bir adam oldum.
Biraz kendimden bahsedecek olursam...
Patates kızartmasını, mantıyı ve gazozu severim.
İnsanlara değer veririm, ancak genelde umurumda olmazlar.
Böyle de bir çelişki içerisinde hayatıma devam etmekteyim,
-mışlı -mİşli konuşmayı severim.
Öyleynıişiz böyleymişiz oyunları tam benliktir.
Hayal dünyam geniştir diyemem, ancak uzundur.
İnsanların gözlerine uzun bakmayı sevmem, çünkü gülesİm gelir.
Yüzlerce yazı yazabilirim.
Hiç durmadan saatlerce bir şeyler karalayabilirim.
Yapabilirim- edebilirim- bilirim...
Aşk denen şeye inanmam ama duş almayı severim.
Konudan konuya atlar, adamın akkndaki soruyu unuttururum.
İkiyüzlü insanları sevmem.
Çok fazla soru soran insanlarla muhabbet etmem.
Kendine güvenen insanları çok severim.
Eğitim ve sağlık sektörlerinde Özelleşme olduğu sürece ülkede eşitlik olacağına inanmam.
Parası olanın okuduğu,
Parası olanın sağlıklı yaşadığı bir düzen bana uymaz... Yılbaşlarında ortalama bir Türk ailesi gibi bisküvi ve kuruyemiş yer TV izlerim.
14 Şubat'a yalnız girer yalnız çıkarım.
Doğum günlerine çok Önem vermem,
Bu arada en sevdiğim renk gri.
Bedelini Ödemeden hiçbir şeye sahip olamayız.
Çok çalışmalıyız çok...
Az kalsın unutacaktım;
En iyi öpüşen adanı madalyam var.
3-2-1 diyoruz ve ne yapmak istiyorsak ona inanıyoruz.
Allah yolunuzu açık etsin arkadaşlar...
Yok, ben ateistim diyorsanız da yolunuzu açık edecek birini bulun...
Hoşça kalın...
Bu arada ben hoşça kal diyemem.
Sadece yazabiliyorum.
Akıl ve Kalp
Geçen gün "duyguların mı yoksa aklın mı?" şeklinde bir soruyla karşı karşıya kaldım. Aklımı kullanmak daha çekici geliyor, eğer duygularımı kullanacak olursam kendimi çok üzeceğimi düşünüyorum. Duygular insanı bir anda bir ilişkiye sürükleyebiliyor ancak insan mantığıyla hareket ettiğinde durum hiç böyle olmuyor. Kendimden yola çıkacak olursam eğer, duygularımla hareket ediyor olsaydım, şimdiye kadar birçok sevgilim olmuştu. Sonunu göremediğim hiçbir şeye başlamam ben. Duygular önemli tabii ama aklım hayır diyorsa, duygularımı görmezden gelirim.
Her hayatımıza katılmak isteyeni hayatımıza katarsak ne olur? Katmazsak ne olur?
Hayat bir bakıma hayatımıza girenlerden ibaret değil mi? Dışımızdaki İnsanları içimize davet etme şekli.
Hoş geldin dememeli insan kalbin her evet dediğine. Akıl olmazdı, eğer kalp her zaman doğruyu söyleseydi. Şimdi düşününce her ilişki bir merhaba ile bir hoşça kal arasında yaşanır ve kalp genelde hayır demez. Özüne inersek işin, herkes sevilebilir. Herkes sevildiği kadar değişebilir de ve yine herkes değiştiği kadar ayrılığa mecbur kalır. O yüzden kalbime çok şans tanımadım. Benim her şeyden önce bir aklım var.
orkit kalp kadar yormaz bedeni...
kitap

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder