28 Aralık 2013 Cumartesi

Eyvallah

Eyvallah, Kahraman Tazeoğlu tarafından yazılmıştır. http://kitapgalerisi.com'da %20 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. | Destek Yayınları, Roman, 9786054455096, 338 Sayfa, Ekim/2013

Kitabın 250. ve 251. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.


Haklı Suretiyle Suçlu Repliği
Duruluyor gibiydim. Kendimi tutuyordum. Bir konuşsam, odalardan taşar da sokaklara sığmazdı içimdeki binlerce çırpınış. Kucak açılmayan bir sevinci taşımanın, yaşamanın keyifli burgacındaydım. Şimdilik iyiydim ve biliyordum bu gidişin ardı kötü bir kötü olmaktı. Daha önce yaşadığım aşk kırıklı günleri hatırlamaya zorluyordum kendimi. Nasıl baş etmiştim o zamanlar. Ki daha çelimsizdi ruhum, daha toydu kalbim...
Anlatabilirdim her şeyi, ağlayamamanın acısıyla. Ağlanacak bir halim yoktu henüz ve susuyordum. Bıraksaydı, daha da susardı içim. Olağanlaşma yolunda yaranma dokunan varlığından, gidişiyle en hasretlisinin başlayacağını sandığım buluşmamızda, arkadaşlık adına atabileceğimiz adımların bir bir tükendiği konuşmamızda, bakışlarını bile bile ele veren gözlerimizin tutulduğu bir anda çözüldü ya da düğümlendi aramızdaki ip!
Bir aşk, bir adamın bakışlarında nasıl sizin olabilir? Siz ki küçük bir kız çocuğusunuz; o aşkı almaya cesareti nereden bulursunuz? Diyelim ki, cesaretsizliğinizin nazıyla, siz ellerinizi açmadan adam aşkı avuçlarınıza bıraktı (içinde gözleriyle birlikte). Siz nasıl taşıyabilirsiniz adama olduğu kadar aşka da çocuk kalırken?
Ve bir yazar aşk yazmışsa sayfalara, kelimeleri daha mı anlaşılır okunur? Siz henüz adım atmadığınız halde görünen ufkunun çetrefilliğinde, yolları daha mı hızlı yürünür, gidilir? Ayrılıkla başlayan bir şarkının nakarata geldikçe vuslata ters ilerleyen sözlerinde, müziği daha mı kavuşulacakmış gibi dinlenir?
Adam kaybetmediğini bulmuş olmanın sevinciyle aşka bürünüp çocuklaşırken, siz nasıl büyürsünüz suskunluğunuzla? Gözlerinizde dağların koyuluğu, neyi görmekten korkmazsınız? Adam bilirken içinizi ve yine de dilinize yabancı rolünü oyna oynamaya çalışırken,  siz neden sessizliğinizin  inadında bir "haklı" suretiyle "suçlu" repliği söylersiniz: Susacak Var!
Suskunluğum acemiydi ama ben aşkın yazılmış öykülerini hiç okumamış, aşkın kapısını hiç açmamış, aşkın gözlerini hiç görmemiş değildim. Biliyordum. Başlayan bir aşktı ve konu-şamıyordum sadece. Karşımdaki adamın heyecanını gizlemeye çalıştığı nemli sesinde, duymayı hayal bile edemediğim her şeyi dinliyordum. "her şey" dediğim, bir aşkın itirafından ibaretti. Sözün aşka gelişini hatırlamıyordum. Belki de tanıştığımız günden beri sustuğumuz tek şey "aşktı" ve sustuğumuzun konuşulmaya başladığı anda uslu bir dinleyiciye dönüşüyordum.
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder