4 Şubat 2014 Salı

Cemaat'ın Cılkı, Erdoğan'ın Çarkı Erbakan'ın Farkı

Cemaat'ın Cılkı, Erdoğan'ın Çarkı Erbakan'ın Farkı, Ahmet Akgül  tarafından yazılmıştır. http://kitapgalerisi.com'da %20 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. |  Buğra Yayınları, Siyaset, 9786054527052, 474 Sayfa, Ocak/2014

Kitabın 180. ve 181. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.


AKP DAĞITILACAK; CHP+CEMAAT KOALİSYONU MU KURULACAKTI?
CIA-MAHAT (Cemaat) isyanı aylar öncesinden başlatıyordu!

Mahat; Osmanlıca, uzun yolculuktaki dinlenme mekânlarına ve mola duraklarına deniyordu. CIA-MAHAT ise burada "CIA karakolu" anlamında kullanılıyordu. AKP iktidarının PKK ile başlattığı ve dış güçlerce ülkemizin parçalanmasının amaçlandığı sözde barış müzakerelerine KCK'lıların ve tüm PKK militanlarının salıverilmesine destek veren Cemaatin; Ergenekon ve Balyoz bahanesiyle mağdur edilen komutanların bırakılmasına şiddetle karşı çıkmaları, bunların ayarını ve amacını ortaya koyuyordu. Hatta yıllarca dağlarda PKK ile savaşmış komutanların ve kurmay subayların çoğuna, Ergenekon savcılarının müebbet hapis istemesini değerlendiren ABD'nin Wall Street Journal Gazetesi, bunun "Fetullahçı Cemaatin yani "CIA-MAHAT"ın Erdoğan'ın iktidarına bir rest çekmesi olarak okunması gerektiğini" yazıyordu. Şemdin Sakık gibi bir kısmı PKK eşkıyası 31 gizli tanığın ifadeleriyle verilen bu ağır suçlama ve cezaların aslında ABD'nin TSK'yı yıpratma ve etkisiz bırakma operasyonlarının bir parçası olduğu sırıtıyordu. Cemaatin dili ve delili sayılan Önder Aytaç 17.03.2013 tarihli "Üstadı Azamlar: Çarpıştır, yücelt, kandır, yut" yazısında:
"Önce KCK'lılar hızla tahliye edilecek, ardından sıra elbette Er-genekonculara gelecektir. Çözüm adı verilen bu çözülme sürecinin rüşveti olarak ta, Erdoğan'a başkanlık verilecektir. Bu maksatla Sn. Başbakan önce Camia ile (Fetullah Hoca'yla) çarpıştırılmış ve Firavunlaştırılır gibi övülüp yüceltilmiştir. Dikkat edin önümüzdeki kısa süre içinde "Lider"le ilgili, bütün Türkiye'yi derinden etkileyecek bir sağlık sorunu oluşabilir" diyerek, CIA adına Sn. Recep Erdoğan'a gözdağı veriyor; oysa AKP iktidarını da, Cemaati de aynı Siyonist Lobilerin bir dengeleme ve dizginleme aracı olarak kışkırttığını bilmiyordu. Aylar sonra başlayan, bütün ülkeye yayılan ve Erdoğan'ı sıkıştırmayı amaçlayan Taksim isyanının hangi odaklarca tezgâhlandığı ve Fetullahçıların neden dolaylı destek sağladığı da şimdi daha iyi anlaşılıyordu.
Olayları Cemaatçi polisler mi kışkırtıyordu?
Başbakan Erdoğan'la birlikte Afrika turunda olan Milliyet yazarı Nagehan Alçı, Gezi Parkı eylemleriyle ilgili oldukça ilginç bir ihtimali gündeme taşıyordu. Nagehan Alçı, "Emniyette tasfiye edilen ekiple bu görüntüler arasında bir bağlantı var mı?" diye soruyor ve tasfiye olan cemaatçi polisleri kastettiği anlaşılıyordu. Eğer Milliyet yazan Nagehan Alçı'nın dediği doğruysa Gezi Parkı direnişi üzerinden AKP'yi eleştiren Cemaat, "tavşana kaç, tazıya tut" mu diyordu? sorusu birçok gizemi ve gerçeği özünde barındırıyordu.
İletişim/algı/kriz yönetimi yapılamadığı için basit bir çevreci eylem iktidar devirme girişimine dönüşüyordu. Belediye ilk düğmeyi yanlış ilikliyor, Polisin ilk andaki orantısız müdahalesi olayları çığırından çıkartıyordu. Bir şekilde hükümetle hesabı olan çevreler de fırsatı kaçırmadı. Süreci yatıştırmak yerine daha da içinden çıkılmaz hale getirecek açıklamalar eklenince, işte bu korkunç bir tablo oluşuyordu. Neredeyse 80 ilde çeşitli büyüklüklerde 603 eylem yapılıyor ve Cumhuriyet tarihinde bir ilk yaşanıyordu. Yani sadece "dış mihraklar, provokatörler" gibi gerekçelerle yaşanan hareketliliği açıklamak çok sağlıklı bulunmuyordu. Bu çevrelerin önüne gelen fırsatı değerlendirmek isteyeceğini görmek gerekiyordu. Zaten yakılan 280 iş yeri, 207 özel araç, 103 polis aracı ve 11 AKP binası bunun delili. Olayların neden olduğu maddi zarar, can kaybı ve negatif imaj da çabası" diyenler hala ikili oynuyordu
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder