Avalon Yıkama ve Kurulama, kasabanın tek 'kendin yıka, kendin katla' çamaşırhanesiydi. Anacaddenin hemen köşesinde yer alan Avalon Yıkama ve Kurulama, sekiz adet büyük çamaşır makinesine, otuz sekiz ön yıkama makinesine ve otuz altı kurutma makinesine sahipti. Tatil günleri de dahil, sabah beşten akşam on bire kadar açıktı.
Connie Coll, Yıkama ve Kurulama'da çalışmaya lisedeyken başlamıştı. Burası, yarı zamanlı bir iş için çok uygundu. Etrafı süpürüp temizliyor, değişecek makineleri, küçük deterjan paketlerini ve kurutma kâğıtlarını bir kenara koyuyor, bozulan makineler için tamirci çağırıyordu. Liseden pek de iyi bir iş bulma ihtimali olmadan mezun olunca, çamaşırhane görevlisi olarak tam zamanlı gündüz işini kabul etmişti.
Sınıf arkadaşlarının yaptıkları şeyler kadar göz kamaştırıcı bir iş olmadığını biliyordu ama Connie mutluydu. Bu kolay ve onun iyi yaptığı bir işti. Parası çok iyi değildi ama işi ilginç kılan bazı avantajları vardı.
Müşterilerin çamaşırlarını katlayarak ya da evlerine götürerek fazladan para kazanıyordu. Teknik olarak ondan bunu yapması beklenmiyordu ama Connie buraya gelen herkesi ne kadar iyi tanıdığını görünce, bunu yapmakta bir sakınca görmüyordu.
Bunun dışında, olan biten pek bir şey yoktu. Can sıkıntısından dolayı Connie, işyerine birkaç soda ve su satan otomatlardan satın almayı önerdi. Küçük çocuklar için oyun alanı kurdu, böylece yorgun anneler çamaşırlarını katlarlarken biraz huzur bulabilirlerdi. Bir kitap rafı ve iki yığın dergiyle gazete vardı. Connie, duvarları açık ve canlı bir renk olan denizköpüğü yeşiline boyamış, elle çizmiş olduğu bütün işaret levhalarını da bilgisayarda hazırlayıp çıktısını alarak değiştirmişti. Bir de bunlara iki cümle eklemişti. "Dışarıda kirli bir dünya var - izin verin temizleyelim!" Ücretsiz Wi-Fi (bu ona boş zamanlarında internette gezinmesini sağlıyordu) ve dükkânın bir köşesine televizyon kurup komedi filmleri koymak onun fikriydi. Her ikisinin de müşteriler üzerinde büyük etkileri olmuştu.
Connie göze çarpmama konusunda iyiydi. Müşterileri onun orada olduğunu biliyorlardı ama bir şekilde dekorun bir parçası olarak görülüyordu, yani gerçekten göze batmıyordu. Bu, ne söylemek isterlerse onun önünde söyledikleri anlamına geliyordu. Connie, bir gün bir kitap yazma düşüncesiyle arka odada tuttuğu küçük not defterine ilginç anekdotlar karalıyordu. Yazmayı düşündüğü kitabın adı Çamaşırhanedeki Hayatım ya da Çamaşır Makinesinden Çıkanlar gibi daha çarpıcı bir şey olabilirdi. Bunun gibi şeyler işte.
İşin iyi gittiğini biliyordu çünkü her hafta yeni müşteriler geliyor ve eskiler de gelmeye devam ediyordu. Bazı zamanlar ise makineler boş boş bekliyordu.
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.Connie Coll, Yıkama ve Kurulama'da çalışmaya lisedeyken başlamıştı. Burası, yarı zamanlı bir iş için çok uygundu. Etrafı süpürüp temizliyor, değişecek makineleri, küçük deterjan paketlerini ve kurutma kâğıtlarını bir kenara koyuyor, bozulan makineler için tamirci çağırıyordu. Liseden pek de iyi bir iş bulma ihtimali olmadan mezun olunca, çamaşırhane görevlisi olarak tam zamanlı gündüz işini kabul etmişti.
Sınıf arkadaşlarının yaptıkları şeyler kadar göz kamaştırıcı bir iş olmadığını biliyordu ama Connie mutluydu. Bu kolay ve onun iyi yaptığı bir işti. Parası çok iyi değildi ama işi ilginç kılan bazı avantajları vardı.
Müşterilerin çamaşırlarını katlayarak ya da evlerine götürerek fazladan para kazanıyordu. Teknik olarak ondan bunu yapması beklenmiyordu ama Connie buraya gelen herkesi ne kadar iyi tanıdığını görünce, bunu yapmakta bir sakınca görmüyordu.
Bunun dışında, olan biten pek bir şey yoktu. Can sıkıntısından dolayı Connie, işyerine birkaç soda ve su satan otomatlardan satın almayı önerdi. Küçük çocuklar için oyun alanı kurdu, böylece yorgun anneler çamaşırlarını katlarlarken biraz huzur bulabilirlerdi. Bir kitap rafı ve iki yığın dergiyle gazete vardı. Connie, duvarları açık ve canlı bir renk olan denizköpüğü yeşiline boyamış, elle çizmiş olduğu bütün işaret levhalarını da bilgisayarda hazırlayıp çıktısını alarak değiştirmişti. Bir de bunlara iki cümle eklemişti. "Dışarıda kirli bir dünya var - izin verin temizleyelim!" Ücretsiz Wi-Fi (bu ona boş zamanlarında internette gezinmesini sağlıyordu) ve dükkânın bir köşesine televizyon kurup komedi filmleri koymak onun fikriydi. Her ikisinin de müşteriler üzerinde büyük etkileri olmuştu.
Connie göze çarpmama konusunda iyiydi. Müşterileri onun orada olduğunu biliyorlardı ama bir şekilde dekorun bir parçası olarak görülüyordu, yani gerçekten göze batmıyordu. Bu, ne söylemek isterlerse onun önünde söyledikleri anlamına geliyordu. Connie, bir gün bir kitap yazma düşüncesiyle arka odada tuttuğu küçük not defterine ilginç anekdotlar karalıyordu. Yazmayı düşündüğü kitabın adı Çamaşırhanedeki Hayatım ya da Çamaşır Makinesinden Çıkanlar gibi daha çarpıcı bir şey olabilirdi. Bunun gibi şeyler işte.
İşin iyi gittiğini biliyordu çünkü her hafta yeni müşteriler geliyor ve eskiler de gelmeye devam ediyordu. Bazı zamanlar ise makineler boş boş bekliyordu.
kitap

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder