13 Haziran 2014 Cuma

İmparatorlar Yolu

İmparatorlar Yolu, Vuk Draskovic tarafından yazılmıştır. http://kitapgalerisi.com'da % 30 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. |   Kapı Yayınları, Roman, 9786055107574, 320 Sayfa, Haziran/2014
 
Kitabın 56. ve 57. sayfalarından  tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.
Günahımı azaltacağı ve sevgili Tanrı beni yargılarken daha merhametli davranacağı ümidiyle, güneş batmadan ve karanlık düşmeden önce, sırrımı açıklamaya uğraşıyorum. Tek gözle ve mum ışığı altında yazmakta zorlanıyorum. Günah işlediğim insanların hepsi rahmetli olduğu için sırrımı onlara değil, ben de artık var olmayacağım bir zamanda bunu bulacak olan, tanımadığım birine açıklıyorum. Her şeyi itiraf edeceğim ve bu itirafı demir sandık içine yerleştirip, sarayımın duvarları arasında gömeceğim. Böylece sırrım mümkün olduğunca saklı kalacak, onu bulan ise itirafımı daha anlamlı bulacak. Elbette, benim bu anlattıklarımı hiç kimse bulmayabilir de, ayrıca onu zaman da silebilir. İtirafımı Arapça veya Türkçe olarak değil, doğduğum köyde konuşulan dille yazıyorum. Uzak gelecekteki bilinmeyen okuyucu benim gizli itirafımın dilini anlayabilecek mi, bu dil varlığını hâlâ sürdürecek mi emin değilim. Bu dil varlığını sürdürmezse, o zaman sırrım hayat bulmayacak ve hakkında sadece Allah bilecek. Varlığını sürdürmesi durumunda ise, bu yazdıklarımı bulacak kişiden anlattıklarımın dilini, doğduğum köyde kendi zamanında nasıl konuşuluyorsa, biraz ona uyarlamasını rica ediyorum. Çünkü gelecekte benim bildiğim Yasenovo'daki insanlar, evler, âdetler, ağaçlar ve kayalıklar nasıl farklı görünecekse, oradaki dilin de biraz değişmiş olacağına inanıyorum.
îşte "Yasenovo'daki Kayalıklarım" diye yazdım. Sevgili Tanrım, gerçeği söyledim mi acaba? Kim olduğumu bilmediğim için bundan emin değilim. Bunları yazan, Yasenovo'da büyüyen şahıs olmadığı gibi, sadece üzerine Hüma kuşunun gölgesi düşen ve İstanbul'daki Mutluluk Yuvası'na götürülen şahıs da değildir. Gerçekleri anlatırken günah işleyecek olursam, merhametli Allah'tan beni affetmesi için yalvarıyorum. Niyetim o değilse de, ya Bojidar, ya da Arslan Bey'in adına, yani Yasenovo'daki kişiliğim ve Yasenovo sonrası kişiliğim üzerine günah işleyeceğim, işlemek zorundayım. Bu iki insan aynı derinin altında bulunuyor. Birisi köle, ötekisi kölenin yöneteni, biri imansız, ötekisi hakiki dinin savaşçısı. Aynı anne onları emzirmiş olmasına rağmen, uğursuz bir talihle, birbirine kızgın düşman oluverdiler.
Babamı hatırlamıyorum, onun hatıraları gözümün önüne geliyor gibi olsa bile. Bazen, kulübenin önünde duran yalın ayak ve etek elbiseli çocuk ile bir atlı binicinin gölgesinin yer aldığı resim, hatıralarım içinden çıkıyor. Yağız atın binicisi de koyu renkte, ama yüzü ve gözleri yok. Atın çıplak sırtından eğilerek elimden tutup beni önüne yerleştiriyor, ardından da atı dörtnala koşturuyor...
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder