şule gürbüz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şule gürbüz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Şubat 2013 Pazartesi

Zamanın Farkında



Yaşı neredeyse altmışa, ruhu bıkkınlık mı, bıkamamanın telaşı mı her ne ise ona varmasına rağmen tuhaf bir heyecan duydu birden. Zaten bunu, bu birden saran tuhaf heyecanı zaman zaman duyar, yaşından, evinden, her şeyinden bir an kopar, yüreği çarpa çarpa hızla dönerdi. Neydi bu kim bilir? Kendini sahte bir ortamda ve yaşamda imiş gibi duyduğu o tuhaf duygu ile mutfağa yöneldi. Hep bu gazetelerin, televizyonların yüzündendi. Eskiden böyle bir duygunun ve korkunun farkında bile değilken antika, gravür, efemera, taşplak ve pul meraklıları O'nu bulunduğu bu köşede sıkıştırır, sıkıntıya sokup utandırır olmuştu. Eline bir fincan kahve alıp da ağız tadıyla içemiyor, birisini taklit ettiği zannına kapılıyordu. Eskiden kendi hayatı diye bildiği şeyler, en yapay haliyle sadece televizyon ve gazetede yer alıp, ona bakanlar da kendisini televizyondaki bilmem kime benzetince benzeyen mi, benzetilen mi olduğunu şaşırıyor sanki biraz kendisi de o gördüklerinden bir şeylerle eline, fincana bakışına ilaveler yapıyordu. Bunu fark ettiği vakit kahve de, öğle üstü de, koltuk da kabarıyor kendi sönüyordu. Huzuru, dirliği kaçmıştı sanki.

Zamanın Farkında, Şule Gürbüz, 3. Baskı Ekim 2012, İletişim Yayınları.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

4 Şubat 2013 Pazartesi

Ruhuna Fatiha

- Ruhuna Fatiha -

Pek eli sıkı biri sayılmam, niye öyle olayım ki? Ama verecek, verilenin kıymetini bilecek, minnet duyacak, aldığını iyi yere sarf edecek, hayırlı yerlere kullanacak, hayırla yâd edecek, verenle vermeyeni, nelere rağmen verenle, neleri olup da vermeyeni ayırt edecek insana rastlayamıyorum. Yoksa elbet veririm, vermez miyim? Ama her şeyde olduğu gibi bunda da muhatap bulmak pek zor. Başından atarcasına vermek, ben vereyim de gerisi onun bileceği iş demek, meşhur halîk, balîk diyerek birden kâl ehli olmak bana göre değil. Bilmeyene ne vereceksin?


Alabiliyorsan elindekini al ahlaksızın. Rahmetli dedem, uzun yıllar giydiği paltosunu nihayet bir ihtiyaç sahibine vermiş; vermiş de alan o mübarek şahıs dedemi her gördüğü yerde ömrü boyu eteklemiş, duayı, senayı dilinden düşürmemiş. Dedemin vefatında en yüksek sesle "Helal olsun," diyen bu zat imiş. Tabutu da, o iriyarı dedemin ağır tabutunu da en başta omuzlayan yine bu mûbarek olmuş. İşte böylesini bul da, ne vereceksen ver, değil mi? Nerde. Şimdi ben bir gömleğimi, hırkamı birine şöyle hulûsî kalple uzatacak olsam, herif elinde gönülsüzce, hem de yanımda, evirir çevirir, eskiliğini, akarını kokarını inceler, yüzüme bakmadan, yarım ağız, surat bir karış, hayra değil en ağırından şerre uğramış gibi, hatta malımı elimden alıp beni bir dertten kurtarıyormuş gibi, hatta bir nekese hayır müsaadesi vererek asıl hayır sahibi o imiş gibi yapıp dönüp gidiverir.

Şule Gürbüz Coşkuyla Ölmek, Ruhuna Fatiha, sf 7, 8. İletişim Yayınları.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

2 Kasım 2012 Cuma

"Şule Gürbüz'ün yeni romanı Coşkuyla Ölmek..."


"Şule Gürbüz'ün yeni romanı Coşkuyla Ölmek..."

Şule Gürbüz'ün yeni romanı Coşkuyla Ölmek 8 Kasım'da İletişim Yayınları etiketiyle çıkacak...

Geçen günlerde haberini duyurduğumuz bir olay da şuydu: 7. Oğuz Atay Öykü Ödülü, Şule Gürbüz'ün Zamanın Farkında isimli kitabına verilmişti.

Özellikle Kambur isimli kitabıyla edebiyat severlerin ilgisini çeken Şule Gürbüz, profesyonel saat tamirciliği yapmaktadır.

Şule Gürbüz'ün BirGün gazetesine verdiği "Gitmemeyi başarmakla kahraman olunuyor" adlı röportajını başlığa tıklayarak okuyabilirsiniz.

Coşkuyla Ölmek

“Beklemek, bir şeyin yoluna ve haline girmesini beklemek, beklerken olacak olanın olması için gereken her türlü başka hale geçişlere, kalışlara tahammül etmek ne zor şeydi. Başı da, ortayı da, sonu da bilip beklemek ne tahammülü güç şeydi. Tanrı’nın da yaptığı bu muydu? Baş, orta, son belli, helak kaçınılmaz, ancak önemli olan o zamanı geçirmek, o zamandan geçmek.

Ve geldiğinde gelmemiş gibi, bilmemiş gibi, yaşamamış gibi gelmek, rüyayı görüp uyanmak ve ‘Neyse rüyaymış,’ demek ve aynı yerden uyumaya devam etmek.

Yaşamaya da, ölmeye de yazık. Bu ölüm için yaşamaya, bu yaşamak için ölmeye yazık.

Mezarlıklara, servilere, süsenlere, nisan sonunda açan katırtırnaklarına, telaşlı karıncanın adımlarına yazık, mezar taşına konup da bağıran karganın sesine yazık, ölüme ağlayan şaire, yaşam var zanneden filozofun nefesine yazık, şen taklalarla ilk senelerinde koşup zıplayan, ağaçlara tırmanırken seyredilip seyredilmediğini kontrol eden kedinin tırnaklarına yazık, ağdaki balığa, lokantada onu bekleyen anguta, önce ön iki ayağını sonra arkadakileri ovuşturup bu hareketinden büyük kâr ve kisve uman karasineğe yazık, hortumunu sallayan koca file, sanatlı sıçrayışı ile dahi boşluğu dolduramayan yunusa yazık, grafon kâğıdından gelincik ve petunyalara, en pürüzsüz çakıl taşına, kum olmuş zavallıya, sağdan sağdan yürüyen eşeğin inadına, yol kenarlarındaki ısınmış dikenlere, kozalağın içindeki fıstığa, duvara yapışmış yosuna yazık, bu topu binyıllardır çevirip duran sema-i muğlâka, titreyen kanatlara, açılan göğe ve onun katmanlarına, havanın, suyun olduğu, olmadığı yerlere yazık.”

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

11 Ekim 2012 Perşembe

"7. Oğuz Atay Öykü Ödülü Şule Gürbüz’ün"


7. Oğuz Atay Öykü Ödülü Şule Gürbüz’ün

Öykü türünde eserler yazma kültürünü desteklemek, bu türün yazarlarını teşvik etmek, öykü alanına yeni, çağdaş, özgün yapıtlar kazandırmak, Türkçenin öykü türlerindeki işlevine dikkat çekmek amacıyla Kastamonu Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün, ailesi Kastamonulu olan Oğuz Atay anısına bir saygı niteliğinde düzenlediği 7. Oğuz Atay Öykü Ödülünü Şule GürbüzZamanın Farkında” adlı eseriyle kazandı.

Ayşe Sarısayın, Aydın Afacan, Nalan Barbarosoğlu, Ethem Baran, Abdullah Ataşçı dan oluşan seçici kurul oy birliği ile “Zamanın Farkında” adlı öykü kitabını ödüle değer buldu.

Şule Gürbüz, Zamanın Farkında, İletişim Yayınları, Ağustos 2011.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap