Yıldızlar Can Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yıldızlar Can Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Aralık 2013 Pazartesi

Yıldızlar

Yıldızlar, Can Dündar tarafından yazılmıştır.http://kitapgalerisi.com'da %30 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. | Can Yayınları, Roman, 9789750718229, 260 Sayfa, Kasım/2013

Kitabın 106. ve 107. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.


Kol Kırılır, yen içinde

Bu "ilk defa" notu önemli. Çünkü kendinden önce yazılmış özyaşamöykülerine ilişkin bir eleştirisi var Pamuk'un:
"Türkçede yazılmış en güzel otobiyografilerden biri Aziz Nesin'inkidir. Ama orada annesi bir melektir. Babası yanlış birkaç kör fikre saplanmış da olsa çok çalışkan bir insandır. Baştan aşağı methiyedir aileye... Hiç kimse, ailesinin içinde neler olup bittiğini anlatmaz, 'kol kırılır yen içinde'dir. Benim ailemde olup biten şey, Türk toplumu içinde olup bitene göre çok kısıtlıdır muhtemelen; ve birazcığını döktüm; işimin zor olacağını biliyordum. Ama edebiyatın, ünümün beni koruyacağını da hissediyordum. Benim anlattığım sıradan itiş kakış, aldatma gibi şeylerin her ailede olduğunu biliyorum. Bunları, insanları suçlamak için değil, İşte hayatlar böyle yaşanıyor,' diye anlattığımın anlaşılacağından da eminim. Medyada beni sıkıştıranlar ya da kitabın içinden bazı bölümleri cımbızlayanlar da bunu biliyor ama bilmezmiş gibi yapıyorlar."


Dayak ve özgürlük hissi
Evde kimse yokken bütün gücümüzü verdiğimiz bu boğuşmalarda (..) çok hırpalandıktan sonra kendi cenazesini hayal edip içlenen çocuklar gibi ağlaya ağlaya halıların birinin üzerinde uyuyakalırdım. (...) Dayak yiyip aşağılandıktan sonra kendimi özgür hissederdim. (s. 281)
Şimdi  yazdığı  satırların  muhasebesini  yaparken,  "Yazmasam dürüstlüğümden çalmış olurdum," diyor Pamuk: "Annemin, ağabeyimin üzülmesini istemiyordum; ama kitabım için de ben üzülmek istemiyordum."
Yayımlanmadan okutmamış ailesine... Konuşmamışlar bile... "Bu konularda mesafeli durmaları gerektiği"ni herkes biliyormuş.
Batı'daki standardı örnek veriyor:
"Ben onları, onların mahremiyetini, benim mahremiyetim içine girdiği kadar yazabilirim. Benim hayatımı ilgilendirmeyen mahremiyete girmem. Bu kitap bu kurala uyuyor."

Başka, kadınlar
Ancak sınır çizgilerinin iç içe geçtiği bölümler var:
Daha sonraki yıllarda, babamın "yok olma" vakalarından ve ağabeyimle ölümüne boğuşmamızdan yıldığı zamanlar tepesi iyice atan annem umutsuzlukla, "Alıp başımı gideceğim," (bir keresinde güzel bacaklarından tekini pencerenin eşiğine atmıştı), "o zaman babanız da o kadınla evlenir," dedikçe benim gözümün önüne yeni anne adayı olarak annemin bazen öfkeyle adını ağzından kaçırdığı ve çoğu zaman hiç sözünü etmediği kadınlardan birinin hayali değil, beyaz tenli, toparlak, iyi niyetli ve şaşkın dadı gelirdi. (s. 84)
"Kim hatıra yazsa bu mahremiyet konusu tartışılır," diyor Pamuk. "Okurun güvenini kaybetmek istemem. Tersine, 'Helal olsun, iyi geçirmişsin,' diyecek okura da oynamam. 'Bana ne abi,' deyip öfkenin meşruiyetini göstermeyen bir metin de çıkarabilirdim, onu yapmak istemedim. Zaman zaman metnin tadını kaçır-sa da öfkemin nedenini arayan akılcılık, benim ihtiyacını duyduğum bir şeydi. Çünkü kahramanımı da açıklamak istiyordum."

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap