alev alatlı kabus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
alev alatlı kabus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Kasım 2013 Pazartesi

Kabus

Kabus, Alev Alatlı tarafından yazılmıştır. http://kitapgalerisi.com'da %30 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. | Everest Yayınları, Roman, 9789752892279, 705 Sayfa, Şubat/2012


Kitabın 252. ve 253. sayfalarından  tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.


"Çok sonraları Dr. Irvin Yalom diye bir hocam oldu. Dini bütün bir Museviydi. Hinnom Çöplüğünü anlatmakla dayımın bize ne yaptığını bu Dr. Yalom, 'Gerçeğin soğuğuna dayanamayacak hastayı çırılçıplak soymaktan sakının. Ve dinin büyüsüyle aşık atmaya kalkıp kendinizi tüketmeyin,' diye tembih edince idrak ettim. 'Dinin dengi değilsiniz,' demişti adam, 'Dine olan susuzluk çok şiddetli, kökleri fazla derin, kültürel pekiştirilmesi fazla güçlüdür. Sunacak daha iyi bir şeyiniz yoksa hiçbir zaman eldekini almayın.' Dayımın sunacak daha iyi bir şeyi yoktu. Türkiye Cumhuriyeti eğitimi de daha iyi bir şey sunamadı. Türkiye Cumhuriyeti eğitimi Arz'ın Güneş'ten koptuğu yerde durmuştu! Meğer, bilimin söylediği bu değilmiş. Mekteplerde yanlış okutuluyormuş! Kâinat, gelişigüzel değilmiş! Kâinat, başıboş hiç değilmiş! Bir adım daha derinine, kuantum seviyesine inildiğinde rastlantısal olduğu sanılanın rastlantısal olmadığı anlaşılıyormuş! Kâinat, sapaktı ama deterministikmiş. Kaos kavramına ayıp oluyormuş, çünkü kaos dediğin, dinamik sistemlerin çeşitli zamanlarda kurdukları dengelermiş! Hiçbir denge gelişigüzel değilmiş. Matematik formülü varmış. O formülü biliyorsan, kaotik gidişatın hangi noktada gelişeceğini bitirmişsin! Ne bunu anlattılar ne de bizi çırılçıplak soymaktan geri durdular!

Sayın Jüri Üyeleri, beni din ile bilim arasındaki BÜYÜK AYRIŞMA'da ayakta tutan Saçaklı Düşünce oldu. Bir cümle, vahiy gibi gelen bir cümle:

'Nasıl ki, dünyaya dair olup da yüzde yüz doğru ya da yüzde yüz yanlış olduğu kanıtlanmış tek bir olgu yoktur, İslâmiyet'e ilişkin her türlü bilgiyi eksiksiz topladığın durumda bile, kimin Müslüman olup kimin olmadığına yüzde yüz karar veremezsin!'

Matematikten yola çıkmıştım. Eşhedü en la ilahe vaz-ı fuzzy riyaziyat ve eşhedü en la fuzzy ulumun resulü vaztriyaziyat!

'Nasıl ki, matematik kanunları gerçeği yansıttıkları sürece kesin değildirler, kesin olduklarında gerçeği yansıtmazlar, İslami ölçütler de gerçeği yansıttıkları sürece kesin değillerdir, kesin olduklarında da gerçeği yansıtmazlar! '
'Allah   faktörü!'   diyordum,  'Schrödinger'in  Kedisi!'
Ağzımdan çıkana kendim de inanamayarak!

'Hani, nasıl herkes birtakım hesaplar yapar, 'Şu şöyle olursa, bu böyle olur,' gibi hesaplar. Birtakım mantık yürütmeleriyle bir yerlere varmaya çalışır. Ama sonuç hiçbir zaman tam düşünüldüğü gibi olmaz. İstenildiği kadar hesap yapılsın, 'her şeyi bilen ve gören' Allah'ın, bu hesapların üstünde ve onlardan bağımsız, kendi hesabı vardır. Nasıl ki, fotonun ne zaman dalga ne zaman cisim gibi hareket edeceğini olasılık hesaplarıyla kestiremezsin, bu da
öyle.
'Anlamıyor musun, kimin Müslüman olduğu, kimin olmadığı da asla bilemeyeceğimizi kesin olarak bildiğimiz şeylerden biridir. Müslüman olmak da bir derece meselesi. Organize İslâm, ilmihalli İslâm, eylemli İslâm, siyasi İslâm da, tıpkı bir ideoloji gibi, matematik gibi, ak-karadır. Tertipli, düzenlidir! Oysa sahici Müslüman, kırçıl! Sahici Müslüman, saçaklı! Müslüman, siyah-beyaz İslâm'la, Allah inancı arasında bir yerde!

Wemer Heisenberg, 'Lisanımızın tek bir atomun içinde oluşan süreçleri betimleyemiyor olması şaşırtıcı değildir, çünkü lisan günlük hayata dair deneyimlerimizi tasvir.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap