hatasız düşünme sanatı oku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hatasız düşünme sanatı oku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ekim 2013 Cuma

Hatasız Düşünme Sanatı

Hatasız Düşünme Sanatı, Rolf Dobelli tarafından yazılmıştır. http://kitapgalerisi.com'da %20 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. | NTV Yayınları, Kişisel Gelişim, 9786055443870, 196 Sayfa, Mayıs/2013



Kitabın 1. 2. ve 3. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.

HAYATTA KALANA BAĞLILIK
Mezarlıkları neden ziyaret etmelisiniz?
Reto nereye baksa rock müziği yıldızları görüyor. Televizyonda, dergilerin kapaklarında, konser programlarında ve internetteki hayran sitelerinde; her yerde onlar var. Şarkılarını duymamak mümkün değil -alışveriş merkezlerinde, bilgisayarının şarkı listesinde, spor salonunda onlar çalıyor. Rock müziği yıldızları etrafımızda. Sayıları çok. Ve başarılılar. Sayısız gitar kahramanının başarısından yola çıkan Reto bir müzik grubu kuruyor. Er ya da geç başarılı olabilecek mi? Bunun olasılığı sıfırın kılpayı üzerinde. Birçokları gibi, büyük ihtimalle o da başarısız müzisyenler mezarlığına düşecek. Bu mezarlıkta şov sahnesine kıyasla 10.000 kat fazla müzisyen var. Ama hiçbir haberci bu başarısızların hikayeleriyle ilgilenmiyor-bir zamanlar şöhret olup da varını yoğunu kaybedenler bir istisna. Bu da mezarlığı dışarıdakiler için görünmez kılıyor.
Hayatta kalana bağlılık şu anlama gelir: Günlük hayatta başarılar başarısızlıklardan daha fazla görünürlüğe sahip olduğu için, başarı olasılığını, gerçekte olduğundan daha yüksekmiş gibi algılarsınız. Dışarıdan bakan olarak (Reto gibi) bir hayale kapılırsınız. Başarı olasılığının ne kadar küçük olduğunu görmezsiniz. Her başarılı yazarın arkasında kitapları satmayan 100 yazar gizlidir. Onların her birinin arkasında da kitaplarını basacak bir yayınevi bulamamış.
100 yazar daha vardır. Bunların her birinin arkasında ise başlayıp da bitiremedikleri kitaplarını çekmecede saklayan 100 kişi daha bulunur. Ama biz sadece başarılı olanları duyarız ve yazarlıkla başarıya ulaşmanın ne kadar küçük bir olasılık olduğunu göremeyiz. Aynı şey fotoğrafçılar, işletmeciler, sanatçılar, sporcular, mimarlar, Nobel Ödülü sahipleri, televizyon sunucuları ve güzellik kraliçeleri için de geçerlidir. Medyanın başarısızlar mezarlığını kazmak gibi bir niyeti yoktur. Zaten bu onların görevi de değildir. Yani, hayatta kalana bağlılıktan kurtulmak istiyorsanız, bu düşünce işi size düşer.
Er ya da geç, konu paraya geldiğinde, hayatta kalana bağlılık sizi tuzağına düşürecektir: Bir arkadaşınız yeni bir şirket kuruyor. Potansiyel yatırımcılardan biri de sizsiniz. Orada bir fırsat görüyorsunuz; bu şirket belki de yeni Microsoft olacak. Belki de şansınız yaver gider. Peki, hakikat nasıl görünüyor? En olası senaryo, o şirketin kurulum aşamasından bile ileriye gidememesi. İkinci büyük olasılık, şirketin üç yıl sonra iflas etmesi, ilk üç yılı çıkarabilmeyi başaran şirketlerin çoğu, 10 kişiden az çalıştıran orta boy işletmelere küçülür. Sonuç: Başarılı şirketlerin medyada varlığının gözünüzü boyamasına izin verdiniz. O halde doğrusu hiç riske girmemek mi? Hayır. Ama bunu, hayatta kalana bağlılık adlı küçük şeytanın olasılıkları kesme cam gibi çarpık gösterdiği bilinciyle yapın.
Dow Jones'u alalım. O hayatta kalanlarla dolu. Zira başarısız olmuş ya da büyüyememiş şirketler —yani çoğunluk- hisse senedi endeksinde yer almaz. Hisse senedi endeksi bir ülkenin ekonomisini temsil etmez. Aynı şekilde, basın bütün müzisyenleri temsilen haber yapmaz. Kişisel gelişim kitapları ve yaşam koçları furyası da sizde şüphe uyandırmalı: Başarısız olanlar kitaplar yazmaz, nasıl battıkları hakkında konferanslar vermez.

"Hayatta kalan"lardan biriyseniz hayatta kalana bağlılık iyice netameli hale gelir. Başarınız sadece ve sadece şanstan ibaret olsa bile diğer başarılılarla ortak noktalar keşfedip bunları "başarı unsurları" olarak gösterirsiniz. Başarısızlar (insanlar, şirketler vs.) mezarlığını ziyaretinizde onların da bu sözde "başarı unsurlarını" uyguladığını fark edersiniz.
Yeterince çok sayıda bilimci bir olguyu incelemeye girişirse, bu araştırmalardan birkaçı tamamen tesadüf eseri istatistiksel anlamda önemli sonuçlara ulaşacaktır-örneğin, kırmızı şarap tüketimi ile yüksek yaşam beklentisi arasındaki bağlantı hakkında. Böylece bu (yanlış) araştırmalar hemen büyük bir popülerlik kazanır. Bu da hayatta kalana bağlılıktır.
Yeterince felsefe yaptık. Hayatta kalana bağlılık şu anlama gelir: Başarı olasılıklarını, gerçekte olduklarından daha yüksekmiş gibi algılarsınız. Buna karşı koymak için bir zamanlar umut vaad eden projelerin, yatırımların ve kariyerlerin mezarlıklarını olabildiğince sık ziyaret edin. Hüzünlü bir ziyaret olur, ama sağlıklıdır.


Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

26 Haziran 2013 Çarşamba

Rolf Dobelli - Hatasız Düşünme Sanatı | Kitaptan okuma parçası

# Rolf Dobelli - Hatasız Düşünme Sanatı | Kitaptan okuma parçası #

Hatasız Düşünme Sanatı'nın yazarı Rolf Dobelli, her şeyin 2004 yılının bir sonbahar akşamında başladığını söylüyor. Yayıncı Hubert Burda'nın davetiyle bir toplantıya katılmak üzere Münih'e gidiyor ve o toplantıda Nassim Nicholas Taleb'le tanışıyor. Bu tanışmanın ardından ikili mesajlaşmalarına devam ediyorlar ve konu genelde iş hayatında risk alıp almamaktan açılıyor.

Rolf Dobelli bu sırada iş hayatına dair kurallarını kendi için yazmaya başlıyor ve bir zaman sonra kişisel ve özel hayatını da kapsayan bir liste çıkmaya başlıyor ortaya. Dobelli'nin bunları yayımlamak gibi bir derdi yok; ancak bir-iki gazetedeki köşe yazıları onu kitap oluşturmaya gidecek süreci başlatıyor.

Hatasız Düşünme Sanatı, yapmamanız gereken 52 düşünce hatasını açıklamakla kalmıyor, aynı zamanda bağımsız ve özgür bir birey olmaya dair de fikirlerini paylaşıyor.

Hatasız Düşünme Sanatı'ndan tadımlık parçalar sunuyoruz...

                 

Hatasız Düşünme Sanatı: Hayatta Kalana Bağlılık - Mezarlıkları neden ziyaret etmelisiniz?

Hayatta kalana bağlılık şu anlama gelir: Günlük hayatta başarılar başarısızlıklardan daha fazla görünürlüğe sahip olduğu için, başarı olasılığını, gerçekte olduğundan daha yüksekmiş gibi algılarsınız. Dışarıdan bakan olarak (Reto gibi) bir hayale kapılırsınız. Başarı olasılığının ne kadar küçük olduğunu görmezsiniz. Her başarılı yazarın arkasında kitapları satmayan 100 yazar gizlidir. Onların her birinin arkasında da kitaplarını basacak bir yayınevi bulamamış 100 yazar daha vardır. Bunların her birinin arkasında ise başlayıp da bitiremedikleri kitaplarını çekmecede saklayan 100 kişi daha bulunur. Ama biz sadece başarılı olanları duyarız ve yazarlıkla başarıya ulaşmanın ne kadar küçük bir olasılık olduğunu görmeyiz. Aynı şey fotoğrafçılar, işletmeciler, sanatçılar, sporcular, mimarlar, Nobel Ödülü sahipleri, televizyon sunucuları ve güzellik kraliçeleri için de geçerlidir. Medyanın başarısızlar mezarlığını kazmak gibi bir niyeti yoktur. Zaten bu onların görevi de değildir. Yani, hayatta kalana bağlılıktan kurtulmak istiyorsanız, bu düşünce işi size düşer.

Hatasız Düşünme Sanatı: Yüzücü Vücudu Yanılsaması - Harvard gerçekten iyi bir üniversite mi? Bilmiyoruz...

İşletme yüksek lisansı kursları bütün dünyada gelir istatistikleri ile öğrenci çekmeye çalışır. İlgilenenlere, bir işletme yüksek lisansının gelir seviyesini ortalamada yüzde falanca miktar yükselttiği hesapları yapılır. Amaç, basit bir hesapla, ateş pahası okul ücretlerinin kısa sürede parasını çıkardığını göstermektir. Birçok insan bu tuzağa düşer. Okulları istatistiklerde sahtekârlık yapmakla suçlamak istemiyorum ama beyanları yine de değersiz. İşletme yüksek lisansı yapmaya çalışmayanlar işletme yüksek lisansı yapmayan çalışanlardan tamamen farklı tabiattadır. Gelir seviyesinde sonradan oluşan farkın işletme mastırından başka bin farklı sebebi vardır. Yani burada da yüzücü vücudu yanılsamasıyla karşılaşıyoruz: Eleme kriteri sonuç ile karıştırılıyor. Mesleğinizde ileri eğitim almak istiyorsanız, lütfen kendinize gelirinizin yükselmesinden başka nedenler bulun.

Hatasız Düşünme Sanatı: Sosyal İspat - 50 milyon insanın aptalca bir şeyin doğru olduğunu ısrarla iddia etmesi o şeyi doğru kılmaz!

Beynimiz neden böyle çalışıyor? Bu davranış tarzı, evrimsel geçmişimizde hayatta kalmak adına iyi bir strateji olarak kendini kanıtladığı için. Varsayalım, 50.000 yıl önce avcı-toplayıcı arkadaşlarınızla Serengeti'de dolaşıyorsunuz ve birden dostlarınız tabanları yağlıyor. Ne yaparsınız? Durup, orada gördüğünüz şeyin gerçekten bir aslan mı yoksa belki de görüntüsü aslana benzeyen zararsız bir hayvan mı olduğunu düşünerek alnınızı mı kaşırsınız? Hayır, siz de dostlarınızın ardından koşarsınız, hem de vargücünüzle. Kafa yormayı sonraya, emniyette olduğunuz zamana bırakabilirsiniz. Farklı davrananlar gen havuzundan yok oldu. Bu davranış şeması içimizde o kadar derinlerde yer etmiştir ki, bugün, hayatta kalmak adına bir avantaj söz konusu olmadığı durumlarda bile uygularız. Aklıma, sosyal ispatın faydalı olduğu tek bir durum geliyor: Varsayalım yabancı bir şehirdesiniz ve futbol maçına biletiniz var ama stadyumun yerini bilmiyorsunuz. Bu durumda futbol fanatiği gibi giyinmiş insanların peşinden gitmekte fayda vardır.

---

Rolf Dobelli - Hatasız Düşünme Sanatı | NTV Yayınları, Kişisel Gelişim, Çeviren Itır Arda, 196 sayfa, Mayıs 2013.

Bu alıntılar tanıtım amaçlı yapılmıştır.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap