mario bellatin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mario bellatin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
9 Ekim 2012 Salı
Günün kitap önerisi: "Mario Bellatin - Güzellik Salonu"
Güzellik Salonu, Meksikalı yazar Mario Bellatin'in Türkçedeki ilk kitabı. Notos Kitap'tan, Şevin Aksoy çevirisiyle...
Kadın giysileri giymekten hoşlanan bir anlatıcının sahibi olduğu güzellik salonu, zamanla salgın hastalıklardan mustarip, hastanelerde hor görülen, Homokatilleri Çetesi'nin saldırılarına maruz kalan ve toplum dışına itilen erkek hastalar için bir bakımevine dönüşüyor.
Kendisi de hasta olan anlatıcının biricik uğraşıysa, özenle dekore ettiği akvaryumlarda balık beslemek.
New York Times'ın Camus'nün Veba'sını ya da Saramago'nun Körlük'ünü çağrıştırdığını belirttiği Güzellik Salonu, hastalık, ölüm, yoksunluk ve egemen cinsiyet kavrayışını sorgulamamızı sağlayan, sarsıcı, huzursuz edici bir roman.
Ve son 25 yılın en iyi 100 İspanyolca kitabı arasında 19. sırada.
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.
kitap
12 Eylül 2012 Çarşamba
MARIO BELLATIN - ÇİN DAMASI
MARIO BELLATIN - ÇİN DAMASI
Kendisi için edebiyatı bir oyun olarak gören (New York Times) Mario Bellatin'in Türkçede yayımlanmış 2. romanıdır "Çin Daması" 2011'de yine Notos Kitap'tan çıkan "Güzellik Salonu" ise son 25 yılın en iyi 100 İspanyolca kitabı arasında 19. sırada gösterilmişti.
Tanıtım Bülteni: Kendine has yazı dili “Bellatinesco tarzı” olarak nitelenen Meksikalı yazar Mario Bellatin’in Türkçedeki yayımlanan ikinci kitabı Çin Daması, gizemli ve huzursuz edici bir hikâye. Anlatıcı bir jinekolog. Elli sekiz yaşında, saçları seyrelmiş, kilosu artmış ve pek iyi görmüyor.
Onun için gerçekten önemli tek konu, yaşlanmak. Karısıyla sıradan bir yaşamı, evliliğinden memnun olmayan bir kızı ve uyuşturucu kullanan bir oğlu var. Randevuevleri ve masaj salonlarında zaman geçiriyor. Sakin sakin dillendirdiği yaşamındaki belki de en tuhaf nokta, hastalarından birinin küçük oğlunun anlattığı hikâye.
“Varlığımı hissettiğini sanmıyorum. O zaman kolayca çantamı açarak sakinleştirici bir iğne hazırladım. Koşullar göz önüne alındığında sakinleştirici ilacın alışıldık dozun üstünde olması uygun göründü. Oğlumun tepkisinin beklenenin tam tersi gelişmesi beni şaşırttı. Kaygı belirtileri göstermeye başladı. İğneyi yaptığım kolunu sertçe silkelemek istiyordu. Kuvvetle kavramam gerekti. Bir süre sonra kasılmalar başladı. Birkaç santim uzaklaştım, oğlumun bedeninin düzenli bir şekilde sarsılmaya başladığını gördüm. İlk işim şırıngayı ve boş ilaç şişelerini kâğıda sarmak oldu. Sonra çantama yerleştirdim."
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.
kitap
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

