mo yan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mo yan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Haziran 2013 Çarşamba

Mo Yan - Kızıl Darı Tarlaları | Kitaptan okuma parçası

# Mo Yan - Kızıl Darı Tarlaları | Kitaptan okuma parçası #

Mo Yan'ın 2012 Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandığı açıklandığında, dünyanın birçok yerinden birçok kişi buna tepki göstermişti. Üstelik daha önce Nobel Edebiyat Ödülü'nü alan yazarlar da vardı aralarında; Herta Müller gibi. Tanınmış başka bir yazar Salman Rushdie de vardı... Mo Yan'ın özellikle sansür hakkındaki düşüncelerine farklı yaklaşımlar gelmişti.

Mo Yan kitapları nihayet Türkçede de okunabilecek artık. Dilimizde yayımlanan ilk kitap Kızıl Darı Tarlaları'nın beyaz perdeye uyarlanmış halini de izlemenizi tavsiye ederiz. Kızıl Darı Tarlaları'nı Seçkin Selvi yayıma hazırladı, Erdem Kurtuldu çevirdi. Kitabın ilk baskısı 10.000 adet yapıldı. Kitaptan tadımlık bir okuma parçası sunuyoruz...

                   

Bu kitapla köyümün uçsuz bucaksız kızıl darı tarlalarında dolaşan kahraman ruhlara ve haksız yere ölenlere sesleniyorum. Ben sizin soyunuzdan gelen bu değersiz, soya sosuna batırılmış kalbimi söküp parçalara ayırdım, üç kâseye koyup darı tarlalarına bıraktım. Sizlere adadığım budur! Gelin yiyin!

Kızıl Darı Tarlaları

- 1 -

21 Eylül 1939'da benim bir haydudun oğlu olan babam on beşinden gün almış. Daha sonra dünyaca ünlü olacak efsanevi kahraman Yu Zhan'ao'ın birliğine katılıp Japon konvoyuna pusu kurmak için Jiaoping Yolu'na gitmiş. Ninem kapitone ceketini giyip onları köyün girişine kadar uğurlamış. Komutan Yu, "Dur artık," demiş. Ninem hemen durmuş.

Ninem babama, "Douguan, vaftiz babanın sözünden çıkma," demiş. Babam sesini çıkarmamış. Ninemin koca gövdesine bakmış, astarlı ceketinden gelen o sıcak kokuyu içine çekerken birden üşümüş. Şöyle bir titremiş, karnı guruldamış.

Komutan Yu, babamın başına vurup, "Yürü evlat," demiş.

Yer gök karışmış, etraf kararmış, birliğin boğuk ayak sesleri iyice uzaklaşmış. Babamın gözlerinin önünde görüşünü engelleyen mavi beyaz bir sis perdesi asılıymış, sadece birliğin ayak seslerini duyuyormuş, ne şekillerini ne de gölgelerini seçebiliyormuş. Babam Komutan Yu'nün ceketinin ucuna sıkıca sarılmış, iki bacağı hızla hareket ediyormuş. Yakınlaşan sis denizinin çalkantısı arttıkça ninem bir kıyı gibi gittikçe uzaklaşıyormuş, babam Komutan Yu'ye küpeşteye tutunur gibi yapışmış.

Babam işte böyle köyün kızıl darı tarlalarında yükselen kendine ait isimsiz mavi yeşil mezar taşına doğru seyirtmiş. Mezarının başında kurumuş otlar titreşiyormuş, bir keresinde kar beyazı bir dağ keçisinin güden kıçı çıplak bir erkek çocuğu buraya gelmiş, keçi aheste aheste mezarın başındaki otları yerken çocuk mezar taşının üstüne çıkıp öfkeyle işeyivermiş, sonra yüksek sesle şakımaya başlamış: "Darılar kızardı... -Japonlar geldi... -Yurttaşlarım hazırlanın... -Ateş edin, topu ateşleyin...-"

Bazıları bu keçi güden çocuğun ben olduğunu söyler, o olup olmadığımı bilmiyorum. Ben Gaomi Kuzeydoğu Bucağı'nı hem çok sevdim, hem de ondan çok nefret ettim. Büyüyp Marksizmi öğrenince sonunda fark ettim ki: Gaomi Kuzeydoğu Bucağı şüphesiz dünya üzerindeki en güzel ve en çirkin, en alışılmadık ve en sıradan, en kutsal ve en yozlaşmış, en kahraman ve en piç, en çok içki içilen ve en çok sevilen yerdir. Bu toprak parçasında doğan büyüklerim ve akrabalarım darı yemeyi sever, her yıl büyük bir ekim yapılır. Eylülde ve sonbaharın sonlarına doğru bu uçsuz bucaksız darı kırmızılığı engin bir kan denizine dönüşür, darılar ve Gaomi ışıldar, darılar insanı tatlı bir hüzne boğar, aşka kışkırtır. Sonbahar rüzgârı ıssızdır, güneş ışınları pırıl pırıl, mavi gökyüzünde bembeyaz bulutlar bir bir salınır, darıların üzerinde bembeyaz bulutların kırmızı mor gölgeleri gezinir. Zaman içinde ancak bir an kadar yer tutan on yıllar boyunca kırmızı figürler darı sapları arasında mekik dokuyarak uçsuz bucaksız bir insan halısı örmüşlerdir. Adam öldürmüş, gasp etmiş, bu topraklarda şimdi yaşayan ve onların soyunda gelen değersiz bizlerle kıyaslanmayacak kadar kendilerini ülkelerini adamış, onu kahramanca ve bir bale coşkusuyla savunmuşlardır. Çevredeki ilerlemenin yanında türümüzün gerilediği duygusunu yaşıyorum.

---

Mo Yan - Kızıl Darı Tarlaları | Can Yayınları, Roman, Çeviren Erdem Kurtuldu, 528 sayfa, Haziran 2013.

Bu alıntı tanıtım amaçlı yapılmıştır.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

29 Mayıs 2013 Çarşamba

Can Yayınları'ndan yeni kitaplar, Haziran 2013

# Can Yayınları'ndan yeni kitaplar, Haziran 2013 #

2012 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Mo Yan'ın ilk defa bir kitabı Türkçeye çevrildi: Kızıl Darı Tarlaları. Jean Claude Mourlevat'ın Hannah serisinin kiinci kitabı Tersine Akan Nehir, Ömrüm Erdaş çevirisiyle yayıma hazırlandı. Daha önce Kırkmerak dizisinden Halep ve Selanik kitapları çıkan Serhat Öztürk bu sefer Tiflis'e götürüyor bizleri.


Çin’in Nobel ödüllü yazarı Mo Yan’ın Kızıl Darı Tarlaları, Shandong ailesinden üç kuşağın, 1923-1976 yılları arasındaki öyküsünü aktaran bir roman. Yazar, bir mücevher güzelliğindeki doğa manzaraları fonuna yerleştirdiği ve kronolojik sıra gütmeden kurguladığı romanda, Japon istilasına karşı verilen Direniş Savaşı, Çinlilerin birbirleriyle çatışmaları, Komünist Devrim, Kültür Devrimi gibi Çin tarihindeki önemli halk hareketlerini ve bütün bu yıllar içindeki tutkulu aşkları anlatıyor.


Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

2) Serhat Öztürk - Tiflis

Daha önce Halep ve Selanik kitapları ile tanıdığınız Serhat Öztürk’ten bu kez bir Tiflis monografisi. Köklü tarihsel geçmişiyle Gürcistan’ın ve bir dönem Sovyetler Birliği’nin önde gelen kentlerinden biri olan Tiflis, çağdaş seyyah Serhat Öztürk’ün yeni durağı. Öztürk, kitaplarını bir tarihçi ya da araştırmacı gibi yazmıyor; kaldığı otelden yediği yemeklere, çektiği fotoğraflardan o kentte yaşayanlarla yaptığı konuşmalara kadar tüm çalışmasına öznel bakış açısını ekliyor.


Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

3) Jean Claude Mourlevat - Hannah - Tersine Akan Nehir 2. Kitap

Eskilerde geçen bir hikâye...

Hannah, tersine akan Qjar Nehri’ne ulaşmak ister çünkü muhabbetkuşunun yaşaması bu nehrin suyuna bağlıdır. Hannah, ter türlü tehlikeyi göze alıp Qjar Nehri’ni bulmak için gizemli bir yolculuğa çıkar.


Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

1 Kasım 2012 Perşembe

"Mo Yan’ın romanlarını Can Yayınları basacak"


"Mo Yan’ın romanlarını Can Yayınları basacak"

2012 Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan Çinli yazar Mo Yan, Can Yayınları tarafından dilimize kazandırılacak.

Bu yılın güçlü adayları Haruki Murakami ve Alice Munro’yu geride bırakıp İsveç Akademisi’nin övgüsüne layık olan Mo Yan, Can Yayınları tarafından Türkçe’ye kazandırılacak. Akademinin yaptığı açıklamada “sanrısal realizm yoluyla masalları, tarihi ve çağdaş olanı birleştirdiği için“ ödüllendirildiği belirtilen yazarın eserleri, 2010 yılı başından itibaren Can Yayınları tarafından yakın takipteydi.

Dünyaca ünlü Wylie Ajansı’yla çalışan Mo Yan, ödül sürecinin ardından gelen teklifleri değerlendirme sürecine gitmeden, ülkemizde Can Yayınları’yla tanınmaya karar verdi.

Özellikle son on yılda kök salan “Nobel ödülünü Avrupalı yazarlar alır” önyargısını yıkan yazar ve eserlerinin Türkçe’ye kazandırılma süreci hakkında Can Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Zeynep Çağlıyor şu açıklamada bulundu: “Listemize katma hazırlığında olduğumuz bir yazarın Nobel ile ödüllendirilmesi mutlu bir gelişme. Yazar ve ajansının özellikle bizi tercih etmesinden de gerçekten büyük onur duyduk. Türkçe çevirileri için çalışmaya başladığımız kitaplar 2013’ün ikinci yarısından itibaren yayımlanmaya başlayacaktır.

(Kaynak: Edebiyat Haber) (Görsel: Telegraph)

- Kitap Galerisi -