çok satan kitaplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çok satan kitaplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Mayıs 2013 Cuma

KitapGalerisi'nde çok satan kitaplar, Mayıs 2013

# KitapGalerisi'nde çok satan kitaplar, Mayıs 2013 #

KitapGalerisi'nde çok satan kitapları açıkladığımız bu liste son iki haftalık dönemde yapılan satışları kapsıyor. Çoğunluk edebiyat okurlarından oluşurken, beklenen kitaplara olan ilginin fazlalığı dikkati çekiyor.

                            

İclal Aydın'ın büyük ilgi gören ilk romanı Bir Cihan Kafes, 10 Mayıs'tan itibaren en çok ilgi gören kitap olma özelliğini taşıyor. Ondan hemen sonra Ahmet Altan'ın Son Oyun kitabı listenin ilk sırasını zorlamaya devam ediyor. (Son Oyun'un toplam baskısının 200.000 adede ulaştığını belirtelim.) Mümin Sekman'ın 8 yılda 1 milyon satışı gören kitabı Her Şey Seninle Başlar, yenilenen baskısıyla tekrar talep almaya başladı. Alev Alatlı da Beyaz Türkler Küstüler romanıyla Or'da Kimse Var mı? serisinin 5. kitabıyla çok konuşulmaya devam ediyor. (Belirtelim; Alev Alatlı'nın kitapları genelde set olarak alınıyor.)

Dan Brown'un Inferno / Cehennem romanı ise daha ön siparişteyken talep görmeye başlamıştı. Son üç günde yaşanan satışlar Cehennem'in ilk 5'e girmesini sağladı. Bunun hemen ardından Zülfü Livaneli'nin Kardeşimin Hikâyesi adlı romanı yer alıyor ki, Kardeşimin Hikâyesi hem karton kapaklı edisyonuyla hem de ciltli edisyonuyla ilgi görüyor.

Bahadır Yenişehirlioğlu'nun büyük beğeni toplayan romanı Kerime'den sonra çıkan Son Hasat, yazarın takipçilerinin hemen ilgi göstermesini sağlarken, yazara yeni takipçiler de katmış olacak ki, son iki haftadır çok satan kitaplar arasında kendine yukarılarda yer buluyor. Serdar Özkan'ın yeni romanı Aşkın Resmi sessiz sedasız çıktı; ancak yazarın okurları bu kitaba da kayıtsız kalmadı.

Yasemin Çongar'ın Ex-Libris yazılarından oluşan ikinci kitabı İsyan ve Yerçekimi, güncel siyaset ve edebiyat yazıları okumak isteyenlerin gözdesi olmuş durumda. Listenin 10. sırasında ise 2012'de 2. kez Man Booker'ı kazanarak tarihe geçen Hilary Mantel, Ölüleri Getirin romanıyla yer alıyor.


12) Lorraine Freeney, Tara McCarthy - Şahane Hatalar 4 - Cumartesi


14) Jess Walter - Güzel Harabeler

15) Eric Berkowitz - Seks ve Ceza

16) Hasan Ali Toptaş - Heba

17) Joseph Roth - Radetzky Marşı

18) İskender Pala - Efsane

19) David Eagleman - Incognito

20) Beşir Ayvazoğlu - Ateş Denizi

--- KitapGalerisi

18 Mart 2013 Pazartesi

"J. K. Rowling - Boş Koltuk" Okuma parçası

# "J. K. Rowling - Boş Koltuk" Okuma parçası #

Pazar

Barry Fairbrother akşam yemeği için dışarı çıkmak istememişti. Hafta sonunun çoğunu şiddetli baş ağrısıyla geçirmişti ve yerel gazeteye yazı yetiştirmeye çalışıyordu.

Ama karısı öğle yemeğinde biraz ters ve ketum davranınca, Barry ona verdiği yıldönümü kartının, bütün sabahı çalışma odasında geçirerek işlediği suçu hafifletmediği sonucuna varmıştı. Mary’nin, aksini öne sürse de, hazzetmediği Krystal hakkında bir yazı yazmakla uğraşması da bilakis kötü olmuştu.

Barry buzları eritmek için, “Mary, seni akşam yemeğine çıkarmak istiyorum” diye yalan söylemişti. “Çocuklar, on dokuz yıl! Tam on dokuz yıl oldu ve anneniz eskisinden daha da güzel görünüyor.

Yumuşayan Mary gülümseyince Barry golf kulübünü aramıştı, çünkü orası yakındı ve masa bulacakları kesindi. Barry karısını küçük şeylerle mutlu etmeye çalışıyordu, çünkü birlikte geçirdikleri neredeyse yirmi yıldan sonra, onu büyük şeyler konusunda genellikle hayal kırıklığına uğrattığını fark etmişti. Bunu kasıtlı yapmıyordu. Hayattaki öncelikleri çok farklıydı o kadar.

Barry ile Mary’nin dört çocuğu, bakıcıya ihtiyaç duymayacak kadar büyümüşlerdi. Barry onlara son kez veda ettiğinde televizyon seyrediyorlardı, sadece en küçükleri Declan, Barry’ye dönüp el salladı.

                                              

Arabayı garaj yolundan geri geri çıkarırken de, evlendiklerinden bu yana yaşadıkları küçük, güzel Pagford kasabasında sürerken de, Barry’nin kulağının arkasındaki zonklama devam etti. Victoria Dönemi’nden kalma gösterişli, sağlam ve en pahalı evlerin bulunduğu Church Row’dan geçtiler; Barry bir zamanlar, köşedeki gotik taklidi kilisede Joseph and the Amazing Technicolor Dreamcoat müzikalinde oynayan ikiz kızlarını izlemişti. Karşıdaki meydandan baktıklarında, tepenin üstünde kapkara bir iskelet gibi yükselerek mor gökyüzüne karışan yıkık manastırı görebiliyorlardı.

Direksiyon kırarak tanıdık köşelerden dönen Barry’nin aklında tek bir şey vardı: Yarvil and District gazetesine az önce e-postayla gönderdiği yazıyı aceleye getirdiği için kesin imla hataları yaptığını düşünüyordu. Sosyal hayatta konuşkan ve sempatik biri olmasına karşın, kişiliğini kâğıda aktarmakta zorlanıyordu.

Golf kulübü Meydan’a sadece dört dakikalık mesafede ve kasabanın eski kulübelerle son bulduğu kısmın hemen ilerisindeydi. Barry kulübün restoranı Birdie’nin önüne park ettiği arabasının yanında durdu, Mary’nin rujunu tazelemesini bekledi. Yüzünde serin akşam havasını hissetmek hoşuna gitti. Alacakaranlıkta uzanan golf sahasına bakarken, üyeliğini neden iptal etmediğini düşündü. Kötü bir golfçüydü; topa yanlış vuruyor ve yüksek avans puanlarıyla oyuna başlıyordu. Hem zaten işi başından aşkındı. Başı da her zamankinden beter zonkluyordu.

Tavan lambasını söndüren Mary, arabadan inip yolcu kapısını kapadı. Barry anahtarlığın uzaktan kumandasına basarak kapıları kilitledi; arabanın kilit sistemi biplerken ve karısının topuklu ayakkabıları asfaltta tıkır tıkır sesler çıkarırken, Barry yemek yiyince mide bulantısının geçip geçmeyeceğini merak etti.

Sonra hayatında hiç hissetmediği kadar büyük bir acı beynini yardı geçti. Barry soğuk asfalta çarpan dizlerinin acısını hayal meyal algıladı; kafatasının içi ateş ve kanla doluydu; dayanılmaz bir ıstırap çekiyordu ama kendinden geçene kadar, bir dakika daha katlanması gerekecekti.

Mary çığlık atmaya başladı. Bardan çıkan birkaç adam koşarak geldiler. Adamlardan biri, kulüp üyesi iki emekli doktorun içeride olup olmadığına bakmak için binaya geri döndü. Barry ile Mary’nin tanıdıkları evli bir çift gürültüyü restorandan duyunca ordövrlerini bırakarak, yardım etmek için telaşla dışarı çıktılar. Kadının kocası cep telefonuyla acil yardımı aradı.

Komşu Yarvil şehrinden yola çıkan ambulansın gelmesi yirmi beş dakika sürdü. Siren lambası mavi ışığıyla sahneyi aydınlattığında Barry yerde, kendi kusmuğunun içinde kıpırdamadan öylece yatıyordu; Mary onun yanında diz çökmüştü, külotlu çorabının dizleri parçalanmıştı, Barry’nin elini tutuyor ve onun ismini fısıldayarak hüngür hüngür ağlıyordu.

J. K. Rowling, Boş Koltuk, Çev. Dost Körpe, Roman, Mart 2013, Doğan Kitap.

Bu alıntı tanıtım amacıyla yapılmıştır.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

Sylvia Day - Sende Kendimi Buldum

# Sylvia Day - Sende Kendimi Buldum #

                                          

İlk kitap Sana Soyundum'la Amerika'da satış listelerini alt üst eden Crossfire serisinin ikinci kitabı Sende Kendimi Buldum macerayı devam ettirirken heyecan dozunu da bir basamak daha artırıyor.

17 Mart 2013 tarihli Hürriyet Pazar'da Ayşe Arman'ın Sylvia Day'le bir röportajı çıkmıştı.

Sylvia Day erotik roman yazmanın dışarıdan bakınca çok kolay olduğunu; ancak işin aslının böyle olmadığını söylemişti.

Yazdığı 30. kitap olan Sana Soyundum'un başarısı tamamen tesadüfi değil Sylvia Day'e göre. İyi erotik roman yazmanın iki şartını koyuyor ortaya:

1) Bakire olmayacaksın

2) İyi seks deneyimin olacak

                                                 

Sende Kendimi Buldum'da bu sefer Eva ile Gideon arasına ex-aşklar da giriyor.

Sende Kendimi Buldum'da Gideon'un karanlık geçmişi gün yüzüne çıkacak mı?

Sende Kendimi Buldum, sondan bir önceki kitap, kilit kitap; hikâyenin sonuna gelmeden önce son durak.

Romantik edebiyatta Day’in çok az rakibi var.” - Booklist

Sende Kendimi Buldum, Sylvia Day, Çev. Ayşe Kaya, Roman, Mart 2013, Doğan Kitap.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

14 Mart 2013 Perşembe

Kırmızı Kedi Yayınevi'nden yeni kitaplar, Mart 2013

# Kırmızı Kedi Yayınevi'nden yeni çıkan kitaplar, Mart 2013 #

1) Metin Altıok - Bir Acıya Kiracı

Ben ki kiracıyım bir acıya.
Sen imzalarsın sabah akşam
Defterini bensizliğin,
Bense kanla öderim
Kirasını kaldığım evin.
Bir takvimi tersten açardık
Eğer isteseydin.
...

                                                

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

2) Nihat Genç - İhtiyar Kemancı

"O soğuk, paslı demir gibi yaşlı yüzlere, kelebek simi işliyor gibi, çok ciddi! Ama, geç vakit toplanıp giderken, kurumuş göz pınarlarının üstünde parlayan tuz parçaları görürdüm. Çok dalgalanmış deniz gibi. Ölümsüzlük istiyorsak o tuzdan biriktirmeliyiz."

                                              

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

21 Eylül 2012 Cuma

Salman Rushdie - Geceyarısı Çocukları çıktı...


Kadim mitlerin günümüz anlatılarıyla, masalların tarihle birlikte dokunduğu, zengin, eğlenceli ama trajik; aynı anda hem gerçekçi hem de fantastik bir başyapıt, Geceyarısı Çocukları...

XX. yüzyılın en iyi 100 romanından biri...

Salman Rushdie, Urduca ve İngilizce konuşan müslüman bir ailenin oğlu olarak 1947'de (bağımsızlıktan iki ay önce) Bombay'da doğdu.

Cambridge'de tarih eğitimi gören Rushdie, fantastik bir bilimkurgu denemesi olan ilk romanı Grimus (1975) ile eleştirmenlerin dikkatini çektikten sonra, Geceyarısı Çocukları (Metis, 2000) romanıyla (1981 Booker, 1982 James Tait Black, 1993 Booker of Bookers ödülleri) dünya çapında ün kazandı. Hindistan tarihi ve politikasına eleştirel yaklaşımı nedeniyle Hindistan'da yasaklanan bu romanı, bu kez Pakistan'da aynı akıbete uğrayan Utanç (Metis, 2005) izledi.

The Satanic Verses (1988, Şeytan Ayetleri) ile 1988 Whitbread ödülünü kazandıysa da Müslümanlığa hakaret ettiği gerekçesiyle kitap Hindistan ve Güney Afrika'da yasaklandıktan sonra Ayetullah Humeyni tarafından yazar hakkında ölüm fetvası verildi.


Tanıtım Bülteni:


Salman Rushdie, bugüne kadar pek çok ödüle layık görülen, ülkesinin gerçeğinden beslenerek evrensele açılan eserleriyle çağdaş edebiyatın en önemli temsilcilerinden biri.

Anlatacak öyle çok hikâye var ki, bir sürü, birbirine geçmiş bir hayatlar olaylar mucizeler yerler rivayetler bolluğu, olanaksızla olağanın son derece yoğun bir karışımı!

Ben bir hayat yutucusuyum ve beni tanımak için, bir tek beni tanımak için sizin de bütün hepsini yutmanız lazım.

15 Ağustos 1947, geceyarısı saat on ikide, Hindistan'ın bağımsızlığının ilan edildiği anda dünyaya gelen Salim Sina, basında ilgi odağı olup Başbakan Nehru tarafından kutlanır.

Ancak bu tesadüf, kahramanımız için beklenmedik sonuçlar doğuracaktır. Zira kendisi gibi aynı saat doğmuş bin çocukla telepati kurmak ve tehlikeleri koku alma duyusuyla sezmek yetenekleri bahşedilmiştir kendisine.

Bu yolla içinden çıkılmaz bir biçimde ülkesinin tarihine bağlanan Salim, zaman içinde yol aldıkça modern Hindistan'ın zaferlerine, felaketlerine, trajedilerine ve büyük çelişkilerine ayna olur.

Salman Rushdie, Geceyarısı Çocukları, Çev. Aslı Biçen, Can Yayınları,

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap