Kitabın 19. 20. ve 21. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.
Sevgili Vardebedian' cığım,
Bugün ne kadar üzüldüğümü anlatamam. Sabahleyin gelen mektupları gözden geçirirken, yirmi ikinci hamlemi (At, şah kanadının dördüncü karesine) içeren 16 Eylül tarihli mektubumun ufak bir adres hatası yüzünden açılmadan geri gönderilmiş olduğunu fark ettim—ismini ve adresini yazmayı unutmuşum (daha Freudyen bir hata yapabilir miydim acaba?) Ha... bir de posta pulunu yapıştırmayı. Son zamanlarda borsadaki çalkantılar yüzünden dengemin altüst olduğu bir gerçek. Yukarıda belirttiğim 16 Eylül günü uzun zamandır düşüş eğiliminde seyreden konsolide anti-madde hisselerinin dip yapması, New York Borsası ekranından kaybolup gitmelerine ve benim komisyoncumun birden baklagiller piyasasına düşmesine neden oldu. Tabii bunu kendi savsakhk ve yetersizliğimin gerekçesi olarak sunmuyorum sana. Gaf yaptım. Bağışla beni. Kayıp mektubu fark edememiş olman senin tarafında da bir ihmalkârlık olduğunun açık bir belirtisi ama. Bunu coşkunluğuna veriyorum; Tanrı şahidimdir, herkes hata yapar. Hayat böyle—satranç da aynı.
Neyse, yanlışlık ortaya çıkarıldığına göre basit bir düzeltmeyle devam edebiliriz. Eğer benim atımı senin şahın dördüncü karesine aktarma nezaketini gösterebilirsen, sanırım naçiz oyunumuzda eksiksiz ilerleyebiliriz. Sabahki mektubunda yaptığın şah mat bildirimi, kurallar gözetilirse korkarım yanlış bir hamleydi çünkü bugünkü bulgumuzun ışığında durumu yeniden inceleyecek olursan mat edilmeye yakın duran şahın seninki olduğunu göreceksin. Tek başına açıkta, korumasız. Yırtıcı fillerim için durağan bir hedef. İronik! Minyatür bir savaşın iniş ve çıkışları bunlar. Kader, sahibine ulaşmayan bir mektup kılığına girerek ağlarını örer ve—voilâ!—işler tersine döner. Bu şanssızlıktan dolayı dilerim en içten özürlerimi kabul edersin. Bir sonraki hamleni heyecanla bekliyorum.
Ek olarak, kırk beşinci hamlem: Atımla, vezirini alıyorum.
İçtenlikle,
Gossage
Gossage,
Kırk beşinci hamleni (atınla vezirimi ele mi geçiriyorsun?) içeren mektubunu bu sabah aldım. Eylül ortasındaki mektuplaşmalarımızdaki eksikliklerle ilgili uzun uzadıya açıklamalarını da okudum. Bakalım seni doğru anlamış mıyım? Atını, haftalar önce tahta üzerinden yok etmiştim. Şimdi, yirmi üç hamle önce postada kaybolan bir mektuptan dolayı o atın şah kanadının dördüncü karesinde olduğunu iddia ediyorsun. Böyle bir aksilik olduğunun farkında değildim ve hatırladığım kadarıyla senin yirmi ikinci hamlen tamamen farklıydı. Sanırım daha iyi bir konum sağlamak amacıyla vezirin altıncı karesine alarak feda ettiğin kaleni akabinde darmadağın etmiştim ve bu hamlen trajik bir şekilde elinde patlamıştı.
Şah kanadının dördüncü karesi an itibariyle benim kalem tarafından işgal edilmiş durumda ve sen de atlarından yoksun olduğundan, adresine ulaşamamış olan mektubunun bir geçerliliği bulunmuyor. Benim vezirimi almak için hangi taşını kullandığım da pek anlayamadım. Sanırım senin arzun, neredeyse bütün taşların kuşatılmış olduğuna göre, şahını benim filimin dördüncü karesine çekmek olacaktır (tek seçeneğin bu.) İnisiyatifi elime alarak bu düzenlemeyi senin yerine ben yaptım ve karşılığında günün hamlesini, yani kırk altıncı hamlemi yaparak, vezirini alıp şah mat diyorum. Böylelikle mektubun aydınlığa kavuşmuş oldu.
Sanırım şimdi, oyunun kalan son hamleleri canlı ve akıcı bir şekilde tamamlanabilir.
İçtenlikle, Vardebedian
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.
kitap
