woody allen kitapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
woody allen kitapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Aralık 2013 Pazartesi

Tüysüz

Tüysüz, Woody Allen tarafından yazılmıştır.http://kitapgalerisi.com'da %20 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. | Siren Yayınları, Roman, 9786055903091, 232 Sayfa, Eylül/2011

Kitabın 5. 6. ve 7. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.

4 Aralık 2013 Çarşamba

Sırf Anarşi

Sırf Anarşi, Woody Allen tarafından yazılmıştır.http://kitapgalerisi.com'da %20 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. | Siren Yayınları, Deneme, 9786055903060, 173 Sayfa, Ocak/2008

Kitabın 56. ve 57.sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.


Bak Snell,
Kodese ben değil sen giriyorsun, sahibi olmadığın bir filmi pazarlamaya kalkmaktan değilse, resmi evrakta sahtecilik yapmaktan. Çünkü senin dahi oğlun uykusunda konuşuyor ve Elsie'nin kayıt yapmak gibi bir hobisi var. Bu arada negatifi korumaya çalışıyorum ama işim hiç kolay değil. Bir yanda yeğenim Shlomo var. Önümüzdeki hafta altısına basıyor yumurcak. Görsen, ele avuca sığmaz bir şey. Neyse, çocukcağız tabii en zor günlerini yaşıyor. Geçenlerde pürtüklü bir taş alıp ikinci bobinin ortasına boydan boya çizik atmış. Bobinleri kutusundan çıkarmaya ve tırnak törpüsüyle kaplamalarını kazımaya bayılıyor. Neden mi? Nerden bileyim? Kazımayı seviyor, hepsi bu. Sonra kız kardeşim Rose var, geçen gün yedinci bobine el kremi bulaştırdı. Zavallı kız. Kocası yakınlarda öldü, ağır bir kalp krizi sonucunda. Ama ben demiştim; kadın duştan çıkarken çıplak gözle bakma ona demiştim. Her neyse, bu kadar inatçı olman çok yazık çünkü bu film sayesinde şimdiye kadar ikimiz de çok iyi para kazanabilirdik. Öte yandan, ilkeli bir adam olmanı takdir ediyorum. Bu arada, resmi evrakta sahtecilik nedir ve neden yüz kızartıcı bir suçtur? Benden bu kadar, köpek kaptı şimdi bobinin birini.
Varnishke

Varnishke,
Seni beyinsiz tekhücreli! Sana, Algae'nin filminin yayın haklarından yüzde ıo pay teklif ediyorum. Aslında hakkın olan, senin avam dilinle konuşmak gerekirse, tek bir metelik bile değil, üzerine en kuvvetlisinden filit sıkılmasıdır!
Aklımı başıma toplayıp bu teklifimden vazgeçmeden önce kabul mektubunu yazmanı tavsiye ediyorum. Çünkü bu, ergen sinemacılarla at boku kokulu bir ortamda geçirdiğin sıkıcı yazlardan, Miami veya Bermuda'nın muhteşem sahillerine gidiş biletin olabilir. Üstelik kazancının bir bölümünü iyi bir plastik cerraha aktarman durumunda, Bayan Varnishke'nin insan içine çıkmasına izin bile verilebilir belki.
Winston Snell

Sevgili Oğlum,
Elsie, fare kapanı kurarken peynir taze mi diye koklamak üzere fazla eğilmesi sonucu geçirdiği kazanın ardından girdiği komadan bir anlığına uyandı. Çok şükür! Neyse, uyanır uyanmaz ilk iş olarak kulağıma eğildi ve "Yüzde yirmi yap!" diye fısıldadı. Sonra, yatırdığında uyuyan oyuncak bebekler gibi gözleri tekrar kapandı. Bu arada, sen gerekli yerlere yakışıklı imzanı atar atmaz (noter huzurunda olması gerekiyormuş), hem negatiflerine kavuşacaksın, hem de Elsie'nin yaptığı muhteşem bütün lahana dolmasından sana birkaç dilim göndereceğiz ücretsiz olarak. Yalnız kabımızı geri göndermeyi unutma. Sağlık ve afiyet dilerim.
Yeni ortağın, Moe Varnishke

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

20 Kasım 2013 Çarşamba

Eğrisi Doğrusu

Eğrisi Doğrusu, Woody Allen  tarafından yazılmıştır.http://kitapgalerisi.com'da %20 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. | Siren Yayınları, Deneme, 9786055903244, 160 Sayfa, Ocak/2010


Kitabın 19. 20. ve  21. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır. 

Sevgili Vardebedian' cığım,
Bugün ne kadar üzüldüğümü anlatamam. Sabahleyin gelen mektupları gözden geçirirken, yirmi ikinci hamlemi (At, şah kanadının dördüncü karesine) içeren 16 Eylül tarihli mektubumun ufak bir adres hatası yüzünden açılmadan geri gönderilmiş olduğunu fark ettim—ismini ve adresini yazmayı unutmuşum (daha Freudyen bir hata yapabilir miydim acaba?) Ha... bir de posta pulunu yapıştırmayı. Son zamanlarda borsadaki çalkantılar yüzünden dengemin altüst olduğu bir gerçek. Yukarıda belirttiğim 16 Eylül günü uzun zamandır düşüş eğiliminde seyreden konsolide anti-madde hisselerinin dip yapması, New York Borsası ekranından kaybolup gitmelerine ve benim komisyoncumun birden baklagiller piyasasına düşmesine neden oldu. Tabii bunu kendi savsakhk ve yetersizliğimin gerekçesi olarak sunmuyorum sana. Gaf yaptım. Bağışla beni. Kayıp mektubu fark edememiş olman senin tarafında da bir ihmalkârlık olduğunun açık bir belirtisi ama. Bunu coşkunluğuna veriyorum; Tanrı şahidimdir, herkes hata yapar. Hayat böyle—satranç da aynı.

Neyse, yanlışlık ortaya çıkarıldığına göre basit bir düzeltmeyle devam edebiliriz. Eğer benim atımı senin şahın dördüncü karesine aktarma nezaketini gösterebilirsen, sanırım naçiz oyunumuzda eksiksiz ilerleyebiliriz. Sabahki mektubunda yaptığın şah mat bildirimi, kurallar gözetilirse korkarım yanlış bir hamleydi çünkü bugünkü bulgumuzun ışığında durumu yeniden inceleyecek olursan mat edilmeye yakın duran şahın seninki olduğunu göreceksin. Tek başına açıkta, korumasız. Yırtıcı fillerim için durağan bir hedef. İronik! Minyatür bir savaşın iniş ve çıkışları bunlar. Kader, sahibine ulaşmayan bir mektup kılığına girerek ağlarını örer ve—voilâ!—işler tersine döner. Bu şanssızlıktan dolayı dilerim en içten özürlerimi kabul edersin. Bir sonraki hamleni heyecanla bekliyorum.
Ek olarak, kırk beşinci hamlem: Atımla, vezirini alıyorum.
İçtenlikle,
Gossage

Gossage,
Kırk beşinci hamleni (atınla vezirimi ele mi geçiriyorsun?) içeren mektubunu bu sabah aldım. Eylül ortasındaki mektuplaşmalarımızdaki eksikliklerle ilgili uzun uzadıya açıklamalarını da okudum. Bakalım seni doğru anlamış mıyım? Atını, haftalar önce tahta üzerinden yok etmiştim. Şimdi, yirmi üç hamle önce postada kaybolan bir mektuptan dolayı o atın şah kanadının dördüncü karesinde olduğunu iddia ediyorsun. Böyle bir aksilik olduğunun farkında değildim ve hatırladığım kadarıyla senin yirmi ikinci hamlen tamamen farklıydı. Sanırım daha iyi bir konum sağlamak amacıyla vezirin altıncı karesine alarak feda ettiğin kaleni akabinde darmadağın etmiştim ve bu hamlen trajik bir şekilde elinde patlamıştı.
Şah kanadının dördüncü karesi an itibariyle benim kalem tarafından işgal edilmiş durumda ve sen de atlarından yoksun olduğundan, adresine ulaşamamış olan mektubunun bir geçerliliği bulunmuyor. Benim vezirimi almak için hangi taşını kullandığım da pek anlayamadım. Sanırım senin arzun, neredeyse bütün taşların kuşatılmış olduğuna göre, şahını benim filimin dördüncü karesine çekmek olacaktır (tek seçeneğin bu.) İnisiyatifi elime alarak bu düzenlemeyi senin yerine ben yaptım ve karşılığında günün hamlesini, yani kırk altıncı hamlemi yaparak, vezirini alıp şah mat diyorum. Böylelikle mektubun aydınlığa kavuşmuş oldu.
Sanırım şimdi, oyunun kalan son hamleleri canlı ve akıcı bir şekilde tamamlanabilir.
İçtenlikle, Vardebedian


Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap



13 Kasım 2013 Çarşamba

Yan Etkiler

Yan Etkiler, Wood Allen tarafından yazılmıştır.http://kitapgalerisi.com'da %20 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. | Siren Yayınları, Deneme, 9786055903022, 184 Sayfa, Ocak/2012

Kitabın 28. ve 29.sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.  

Mekan ve gözlemler, 1976:
Alton Caddesi'nde doğuya doğru yürünürken Costello Biraderler Deposu'nun, Tallis Örücüsü Adelman'ın, Chones Cenaze Levazıınatçısı'nın ve Higby Bilardocusu'nun önünden geçilir. Buranın sahibi olan John Higby fırça saçlı, tıknaz bir adamdır ve dokuz yaşında merdivenden yuvarlandığından beri, sırıtmayı kesmesi için iki gün önceden dilekçe verilmesi lazımdır. Higby'nin yerinden kuzeye, yani yukarı (aslında şehir merkezi artık diğer kolda olduğundan aşağı) dönüldüğünde, küçük bir parka gelinir. Vatandaşlar burada dinlenir ve sohbet ederler. Gasp ve tecavüz görülmese de, dilencilere ve Sezar'ı tanıdığını iddia eden adamlara sık rastlanır. Serin sonbahar rüzgarı (yılda bir kez ve aynı zamanda gelip belli bir yaşın üstünde olanları kendilerinden geçirdiği için Santana olarak da bilinir) son kuru yaprakları da ağaçlardan koparır ve ölü yığınlar halinde toplar.

insan neredeyse somut bir amaçsızlık duygusuna düşmeden edemez, hele de masaj salonları kapatıldığından beri. Çok belirgin bir metafizik "ötekilik" duygusu vardır; anlatmak zordur bunu... Söylenebilecek tek şey varsa, Pittsburgh'de normalde yaşananlara benzemez. Kent başlı başına bir eğretilemedir ama neyin eğretilemesidir? Sadece eğretileme de değil, aynı zamanda bir benzetmedir. "Burada"dır, "Şimdi'dir; aynı zamanda "Sonra"dır. Amerika'daki her kent gibidir ve Amerika'daki hiçbir kent gibi değildir. Bu, postacılar arasında büyük kargaşaya neden olur.
Şu alışveriş merkezinin adı da Entwhistle olacak.

Blanche (Kuzen Tina'ya benzeyecek):

Hareketli ve tombul parmaklan olan, şişe dibi gözlük takan, tatlı ama etine dolgun Blanche Mandelstam ("Olimpiyat yüzücüsü olmak istiyordum," demişti doktoruna, "ama su yüzünde kalma sıkıntısı çekiyordum.), saatli radyosunun sesiyle uyanır.
Yıllar önce, ama bin yıllar önce değil, Blanche güzel bir kadın sayılabilirdi. Ancak kocası Leon için o "dünyada Ernest Borgnine'dan sonra en güzel yaratıktı." Blanche ve Leon lisede bir dansta tanışmışlardı. (Çok iyi dans eder, ancak tango boyunca adımlardan ibaret bir şemaya bakar sürekli.) Uzun uzun konuşmuşlar ve birçok ortak yönleri olduğunu fark etmişlerdi. Sözgelişi, ikisi de sofrada kırıntılar üzerinde uyumayı sevmektedirler. Blanche, Leon'un giyim tarzından çok etkilenmişti; çünkü daha önce üç şapkayı aynı anda takabilen bir adam görmemişti. Bir süre sonra evlenmişler ve hemen ardından ilk ve tek cinsel deneyimlerini yaşamışlardı. "Fevkalade bir şeydi," diye anmaktadır bunu Blanche, "ama niyeyse Leon bileklerini kesmeye kalkışmıştı."
Blanche kocasına, kobay olarak iyi maaş alıyor olsa da, Entwhistle'ın ayakkabı reyonundaki işine devam etmek istediğini söylemişti. Karı parası yiyor durumuna düşmek istememesine rağmen durumu gönülsüzce kabullenen Leon, karısı doksan beş yaşına geldiğinde emekli olmasında ısrar etmişti. Çift şimdi kahvaltıya oturuyordu. Leon her zamanki gibi meyve suyu, kızarmış ekmek ve kahve, Blanche da her zamanki gibi bir bardak sıcak su, bir tavuk kanadı, tatlı-ekşi domuz rostosu ve kaneloni yiyordu. Ardından Entwhistle'a doğru yola çıktı.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap