felsefe kitapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
felsefe kitapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ekim 2013 Çarşamba

Savaşa Karşı


Savaşa Karşı, Desiderius Erasmus tarafından yazılmıştır. http://kitapgalerisi.com'da %20 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. | Aylak Adam Yayınları, Felsefe Düşünce, 978605484908677 Sayfa, Ekim/2013


Kitabın 5. 6. ve 7. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.

DULCE BELLUM INEXPERTIS

(SAVAŞ YALNIZCA ONU YAŞAMAYANLARA GÜZEL GELİR)
Dulce bellum inexpertis (Savaş yalnızca onu yaşamayanlara güzel gelir), oldukça şık bir atasözü ve pek çok mükemmel yazar diğerlerinden daha sık, daha ciddiyetle kullanır bu atasözünü, İnsanoğlunun hayatında, içinde ne büyük tehlikeler, ne derin acılar barındırdığını deneyimleyene kadar anlayamayacağı bazı şeyler vardır. Mesela iyi bir adamın sevgisi ve dostluğu, bu sevgi ve dostluğu tatmamış olanlara uzaktan hoş gelir. Bunları yaşamış olanlarsa endişe duyarlar. Bilmeyenlere neşeli ve görkemli bir şeymiş gibi görünür bunlar ya da sarayın asilleriyle birlikte bir aşağı bir yukarı kurumlana kurumlana yürümek, kralın işleriyle ilgilenmekmiş gibi. Öte yandan, aşkı ve dostluğu görmüş, yakından bilen yaşlı adamlar bu mutluluğu yaşamaktan kendilerini seve seve geri çekerler. Genç bir kıza âşık olmayı iyi bir şey sanır insanlar; oysa bu, böyle bir aşkta ne kadar keder ve acı olduğunu henüz anlamamışların düşüncesidir. Dolayısıyla, yaygın olan bu tutumu düşünerek, bu atasözünü içinde büyük tehlikeler ve kötülükler barındıran her duruma uyarlayabiliriz: Genç ve hayatı deneyimlemek isteyenlerin dışında kimsenin bulaşmak istemeyeceği durumlara.
Retorik kitabında Aristoteles, neden gençler daha cesurken yaşlıların daha korkak olduğunu anlatır: Çünkü gençlerin hayat deneyimleri azdır ve onlara bu müthiş cesareti veren de budur; oysa yaşlıların yaşadığı onca acı, korku ve şüpheyi de beraberinde getirir. Bu dünya üzerinde ona korku ve şüpheyle yaklaşılması, kendisinden her halükârda kaçılması, dualarla karşı konulması gereken bir şey varsa, bu kesinlikle savaştır. Hiçbir şey savaştan daha kötü, daha rezil olamaz, insanı savaşın mahvettiğinden daha fazla mahvedemez, insana daha fazla ıstırap ve zarar veremez, daha korkunç olamaz; kısacası, hiçbir şey insanı (bir Hıristiyan'ı demeyeceğim) savaşın soktuğundan daha kötü bir duruma sokamaz. Ancak son zamanlarda nasıl her yerde, nasıl da kayıtsızca, incir çekirdeğini doldurmayacak meselelerden savaş çıktığı; yalnızca dinsizlerin değil Hıristiyanların da; yalnızca laiklerin değil rahiplerin ve piskoposların da; yalnızca genç, deneyimsiz insanların değil, savaşı deneyimlemiş yaşlı insanların da; yalnızca yerleşik ve göçebe halkın değil, özellikle de görevleri bilgelikle ve akılla, aptal kitlelerin kayıtsız ve fevri hareketlerini yatıştırmaya çalışmak olan prenslerin de nasıl ahlâksızca ve barbarca savaştıkları, üzerinde durulması gereken bir konu. Bu insanların arasında avukatlar mı ararsınız, rahipler mi... Olayların fitilini ateşliyor ya da sönmüş olan ateşi kızıştırıyor, savaştan bitap düşmüşleri sinsi sinsi savaşa karşı kışkırtıyorlar. Böylece, savaşın artık iyiden iyiye kabullenildiği, insanların savaşı istemeyenlere hayret ettiği bir tablo çıkıyor ortaya. Öyle ki, savaşın dünyadaki en kötü, dolayısıyla da en rezil şey olduğunu söylemek, bunu ayıplamak bile kötü (az kalsın sapkın diyecektim) bir şey olarak görülüyor.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

9 Ocak 2013 Çarşamba

"Minima Moralia..."


- Çimenli tümsek (1) — Anababalarımızla ilişkilerimiz, sıkıntılı bir dönüşüm geçiriyor. Ekonomik iktidarsızlık, bir zamanlar sahip oldukları o heybetli, ürkütücü otoriteyi de aldı onlardan. Bize zorla benimsetmeye çalıştıkları gerçeklik ilkesine,(2) kolay vazgeçmeyenler karşısında her zaman gazaba dönüşebilen o ciddiyet ve ayıklığa isyan etmiştik.

Oysa şimdi genç olduğunu iddia eden ama bütün tepkilerinde eskilerden çok daha yetişkin, çok daha kaşarlanmış olduğunu gördüğümüz bir kuşak var karşımızda – o asık yüzlü, otoriter ve sarsılmaz gücünü, hiçbir çatışmaya girmeksizin kendi isteğiyle teslim olmuş, feragat etmiş olmasından alan bir kuşak. Belki tarihin her döneminde hissettiği bir şeydir insanların: Babalar kuşağının fiziksel gücü azaldıkça iktidarı da aşınıp zararsızlaşır, ama aynı anda genç kuşak da daha gençlerin soluğunu duymaya başlar ensesinde:

Düşmanca karşıtlıklarla bölünmüş bir toplumda, kuşaklar arasındaki ilişki, dipteki kaba gücün varlığını gizleyemeyen bir rekabet ilişkisidir hep.

- Theodor W. Adorno, Minima Moralia

*Görsel; Heidelberg 1965: Max Horkheimer, Theodor W. Adorno ve Jürgen Habermas.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

3 Ocak 2013 Perşembe

Yeni kitap: "Şafak Ural - Pozitivist Felsefe"


Yeni kitap: "Şafak Ural - Pozitivist Felsefe"

"Felsefe" denilince akla son derece soyut ve metafizik unsurlardan oluşan bir disiplin akla gelir. Gerçekten de felsefe bu özelliklerini tarih boyunca korumuştur. Felsefe öte yandan insanı ve toplumu ilgilendiren sorunlarından hem etkilenmiş hem de bu sorunları -belli bir ölçüde de olsa- etkilemiştir. Bilimden teknolojik gelişime, sanattan sosyal ve kültürel tavır alışlarımıza kadar uzanan çok geniş bir alanda karşılaşılabilecek bireysel ve toplumsal sorunların tanımlanmasında ve çözüm yollarının bulunmasında felsefenin katkısı gözardı edilemez.

Bu özellik felsefenin aynı zamanda insan yaşamının ayrılmaz bir parçası olduğunun bir göstergesidir. Felsefe bu sayede binlerce yıldır varlığını sürdürebilmiştir. Pozitivizm ise 20. yüzyılın başlarında ortaya çıkmış, "bilgi çağı" olarak adlandırılan günümüz düşüncesinin oluşmasında etkin bir rol üstlenmiş felsefi bir akımdır.

Çağımızı karakterize eden kültürel, sosyal, bireysel olayların ve sorunların kavranmasında, tanımlanmasında ve bunlara bir ölçüde çözüm üretilmesinde pozitivizm bir kenara bırakılması söz konusu olamaz. Pozitivizm, 20. yüzyıl biliminde yaşanan dönüşümün ürünüdür; bu dönüşümden etkilenmiş ve zaman içinde onu etkilemiştir.

Bu sebeple pozitivizmle ilgili tartışmaları sadece felsefi bir problem olarak görmemek, onun entelektüel çekiciliğinin boyutlarını ve sonuçlarını doğru yorumlamak gerekir.

Şafak Ural, Pozitivist Felsefe, Ocak 2013, Alfa Yayınları.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

31 Aralık 2012 Pazartesi

"Yaratılış ve günah, bir ve aynı şeydir…"


Gallimard’da düzenlenen imza seansları canımı sıkıyordu ve bir defa, kitap kontenjanımın yarısını imzalamayı ihmal ettim. Hiç bu kadar kötü eleştiri aldığım olmamıştı. Bu bir kural ve mecburiyet.

Beckett bile bundan kaçamadı. Joyce ise bunu asla anlayamadı.

Ona, Paris’te bir eleştirmenin, hakkında iyi şeyler söylediği yazardan daima bir teşekkür mektubu beklediğini söylemişlerdi. Ve bir keresinde, hakkında önemli bir araştırma yayımlayan bir eleştirmene selamlarını ilettiği bir kartvizit göndermeyi kabul etti. Ama eleştirmen bunu fazla sade buldu ve bir daha Joyce üzerine hiçbir şey yazmadı.

Emil Michel Cioran, Ezeli Mağlup, sf 9, Çev. Haldun Bayrı, Metis Yayınları.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

28 Aralık 2012 Cuma

Yeni kitap: "Barbara Bolt - Yeni Bir Bakışla Heidegger"


"Barbara Bolt - Yeni Bir Bakışla Heidegger" Kolektif Kitap

“Çağdaş Düşünürlere Yeni Bir Bakış” serisi büyük düşünürlerin fikirlerini, görsel sanatlar, filmler, televizyon programları, mimarlık, moda ve hatta bilgisayar oyunlarından örneklerle gözler önüne seriyor...

Heidegger söz konusu olduğunda, genel olarak onun okunması ve anlaşılması çok zor metinler kaleme aldığı görüşü hakimdir. İşte Barbara Bolt’un bu kitabı Heidegger’e ilgi duyan okurun bu güçlüğü aşmasına yardımcı olacak özgün bir rehber niteliği taşıyor.

Yazar başta sanatçılar ve sanat öğrencileri olmak üzere, sanat ve felsefe ile ilgilenen herkesin onun bakış açısını anlayabileceği bir okuma olanağı sunuyor. Barbara Bolt, Heidegger’in en ünlü çalışması Varlık ve Zaman da dahil olmak üzere, felsefecinin sanata ilişkin en önemli metinlerinin yakın bir okumasını sunarak, günümüzdeki sanat ve sanat endüstrisine nasıl eleştirel bir noktadan yaklaştığını görmemizi sağlıyor. Bunu da Sophie Calle, Anish Cooper ve Anselm Keifer gibi uluslararası sanatçıların işleri üzerinden yapıyor.

Barbara Bolt, Melbourne Üniversitesi Victorian College of the Arts and Music’te dekan yardımcılığı görevini sürdürüyor. Aynı zamanda kendisi de sanatçı olan yazarın diğer kitapları arasında, Art Beyond Representation: The Performative Power of the Image (Tasvirin Ötesindeki Sanat: İmajın Edimsel Gücü – I.B. Tauris, 2004) ve Practice as Research: Approaches to Creative Arts Enquiry (Araştırma olarak Pratik: Yaratıcı Sanat İncelemelerine Giriş – I.B. Tauris, 2007) bulunuyor.

Barbara Bolt, Yeni Bir Bakışla Heidegger, Çev. Murat Özbank, Ocak 2013, Kolektif Kitap.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

12 Kasım 2012 Pazartesi

"Dücane Cündioğlu'ndan 3 yeni kitap. Kapı Yayınları'ndan..."


"Dücane Cündioğlu'ndan 3 yeni kitap. Kapı Yayınları'ndan..."

AÇINIZI DEĞİŞTİRİN.

DÜŞÜNÜR DÜCANE CÜNDİOĞLU BÜTÜN PARADİGMALARI ALT ÜST EDİYOR!..

OKURLARININ UZUN ZAMANDIR MERAKLA BEKLEDİĞİ SERİ NİHAYET YAYIMLANDI.

ÜÇLEME OLARAK OKUYUCULARA SUNULAN SERİ ÇOK KONUŞULACAK, TARTIŞILACAK VE ÇOK SATACAK!..

1) Mimarlık ve Felsefe:

İstemiyormuş gibi göründüklerine düşkünlüğü, tam da ortadan yarılmasının en temel nedeni. Hesaplaşmaktan kaçınmasının da. Bu mütereddit, bu endişeli, bu ikircikli hal Türkiye'nin gerçekte en büyük avantajı. Berzahta olmak onun yazgısı çünkü. Arafta kalmak. Bu nedenle doğu ile batı, geçmiş ile şimdi, din ile dünya, akıl ile kalb, kuram ile eylem arasında çırpınmak zorunda olmayı bir zaaf olarak görmemeli, ikisinden birini tercih etme, tatmin olma, huzura kavuşma kolaycılığına kapılmak yerine Türkiye bu kendine özgü çelişkilerin içerisinden dünyaya bakabilme ayrıcalığının hakkını vermeli. Diyalektiğin hakkını.

-----

2) Sinema ve Felsefe:

Sanatın varlık nedeni tahayyül. Çünkü insan hayal edebildiği için sanat var. Ne garip değil mi, akledebildiği için değil. Tıpkı gerçeklik gibi, akim da sınırları var. Bilimin de. Oysa tahayyülün sınırları yok. İster istemez sanatın da.

-----

3) Sanat ve Felsefe:

Sanat ve sanatçı mı istiyorsunuz, dua edin de belalar yağsın üzerinize gökten! Açlıktan nefesiniz koksun! Hüznünüz olsun mesela. Yoksunluklarınız. İncinmişlikleriniz. Güçsüzlüğünüz. Kuşkunun pençesinde kıvranın. Dualarınız hep geri çevrilsin. Kahrolunuz. Kahrediniz. Yaşamı soğuk bir su gibi teninizde hissediniz. Uykuya hasret kalınız. Şefkat kokan bir nefes beklerken kürek kemiklerinizin ortasında hissedin yârin hançerini. Tadın ihaneti. Reddedilin. İnkâr edin ve edilin. İnkâr edin ve edilin. Tereddüt edin. İncindiğinizi düşünün. Rüyalarınıza apansız doluşan bedbahtlara kendinizi anlatmaya çalışırken takatsiz kaim. Yaşayın yani. Çelişkiyi. Çileyi. Bakın o zaman nasıl da göğün kapıları açılıyor. Tanrı nasıl da sesinizi duyuyor. İlham perileri nasıl da dans ediyorlar çevrenizde. Ve işte o zaman sanatçı yaratmaya, ele geçirilemez olanı fethetmeye başlar. Ölmemek için. Biraz olsun nefes almak için. Hakikatin kokusunu sırf sevgilinin saç diplerinden duyabilmek için.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

18 Ekim 2012 Perşembe

"Cioran: Ezeli Mağlup'tan..."


"...Bir kitabın hakikaten bir yara olması gerektiğine, okurun hayatını herhangi bir şekilde değiştirmesi gerektiğine inanıyorum. Benim kitap yazarkenki fikrim, birinin gözünü açmaktır, onu sopalamaktır. Gazete okur gibi okunan kitapları sevmiyorum: Bir kitap, her şeyi altüst etmelidir, her şeyi sorgulama konusu etmelidir..."

Emil Michel Cioran, Ezeli Mağlup, Metis Yayınları.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

12 Ekim 2012 Cuma

"Adorno'dan Ahlak Felsefesinin Sorunları"


"Adorno'dan Ahlak Felsefesinin Sorunları"

Ahlak Felsefesinin Sorunları, Adorno'nun 1963 tarihinde Kant'ın ahlak felsefesinden hareketle verdiği on yedi dersi bir araya getiriyor.

Adorno'nun sağlığında yayımladığı kitaplarının dışında, Almanca'da 90'lı yıllarda yayımlanmaya başlamış, ders notlarından, teyp kayıtlarından ve yazılarından oluşan geniş bir külliyatı vardır.

Bu külliyatın ciltlerinden biri olan Ahlak Felsefesinin Sorunları, bir yandan Minima Moralia'nın yazarının "Bugün doğru hayat mümkün müdür?" sorusu etrafındaki araştırmasını, diğer yandan da, çok daha zor bir çalışması olan Negatif Diyalektik'teki belli başlı temaların çoğunun ilk kez ortaya konuluşunu temsil eder – derslerin önemi buradan gelir.

Theodor W. Adorno, Ahlak Felsefesinin Sorunları, Çev. Tuncay Birkan, Metis Yayınları, Ekim 2012.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap