george orwell etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
george orwell etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ocak 2014 Perşembe

Hayvan Çiftliği

Hayvan Çiftliği, George Orwell  tarafından yazılmıştır.http://kitapgalerisi.com'da %20 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. |  Can Yayınları, Roman, 9789750719387, 152 Sayfa, Ocak/2014


Kitabın 136. ve 137. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.

Yıllar geçti, mevsimler devrildi, hayvanların kısa ömürleri bir bir sona erdi. Artık Ayaklanma'dan önceki günleri Clover, Benjamin, kuzgun Moses ve birkaç domuzdan başka anımsayan kalmamıştı.
Muriel ölmüştü, Bluebell, Jessie ve Pincher ölmüştü. Jones da hayatta değildi artık; uzaklardaki bir düş-künlerevinde bu dünyadan göçmüştü. Snowball unutulmuştu. Onu tanımış olan birkaç hayvanı saymazsak, Boxer da unutulmuştu. Clover, yaşlanıp şişmanlamıştı; eklemleri sertleşmiş, gözleri sulanmaya başlamıştı. Emekliliği geleli iki yıl olmuştu, ama o güne değin hiçbir hayvanın emekliye ayrıldığı görülmemişti. İyice yaşlanan hayvanlar için otlakta bir köşe ayırma tasarısının çoktandır sözü bile edilmiyordu. Napoleon, neredeyse yüz elli kiloluk bir domuz azmanı olup çıkmıştı. Squealer, yağ tulumuna dönmüştü; gözleri yumuk yumuktu, güçlükle görebiliyordu. Bir tek yaşlı Benjamin pek değişmemişti; yalnızca yelesine hafif kır düşmüştü; bir de, Boxer' m ölümünden sonra daha da somurtkanlaşmış, ağzı dili bağlanmıştı.
Gerçi nüfus artışı ilk başta beklendiği kadar yüksek olmamıştı, ama gene de çiftlikteki hayvanların sayısı artmıştı. Yakın yıllarda doğmuş olan birçok hayvan için Ayaklanma, ağızdan ağıza aktarılan bir masaldan başka bir şey değildi; dışarıdan satın alınan hayvanların çiftliğe gelinceye kadar Ayaklanma'dan haberleri bile olmamıştı. Çiftlikte, Clover'dan başka üç at daha vardı. Bunlar temiz yürekli, dürüst, gönülden çalışan hayvanlardı; yoldaşlıklarına diyecek yoktu, ama çok aptaldılar. Alfabenin B harfinden ötesini sökememişlerdi. Ayaklanma ve hayvancılığın temel ilkeleri konusunda kendilerine söylenen her şeyi hiç tartışmadan kabul ediyorlardı; özellikle de derin bir saygı duydukları Clover'ın ağzından çıkmışsa... Ama bu söylenenlerden pek bir şey anladıkları söylenemezdi.
Çiftlik artık daha zenginleşmiş, daha iyi örgütlenmişti; Bay Pilkington'dan satın alınmış olan iki tarlayla daha da büyümüştü. Yel değirmeni en sonunda başarıyla tamamlanmış, çiftlik bir harman makinesine, saman ve ot ambarına kavuşmuş, yeni binalar yapılmıştı. Whymper, kendine tek atlı ufak bir araba almıştı. Ama yel değirmeninden elektrik üretimi için hiç yararlanılmamıştı. Un öğütmekte kullanılan değirmen oldukça iyi para getiriyordu. Şimdi hayvanlar var güçleriyle bir yel değirmeni daha yapmaya çalışıyorlardı. Söylenenlere bakılırsa, bu yeni yel değirmeni tamamlandığında, dinamolar takılacaktı. Ama elektrik ışığıyla aydınlatılan, sıcak ve soğuk suyu eksik olmayan ahırlar ve haftada yalnızca üç gün çalışmak gibi, bir zamanlar Snowball'un hayvanlara ballandıra ballandıra anlattığı düşler artık belleklerden silinmişti. Napoleon, bu tür düşüncelerin, Hayvancılığın ruhuyla bağdaşmadığını açıklamıştı. Önder'e göre gerçek mutluluk, çok çalışmak ve yalın yaşamakta yatıyordu.
Bu arada çiftlik zenginleşmiş, ama her nedense hayvanların hayat koşulları değişmemişti; tabii domuzlarla köpekleri saymazsak. Bu, belki biraz da kalabalık olmalarından kaynaklanıyordu. Gerçi onlar da kendilerince çalışıyorlardı.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

10 Temmuz 2013 Çarşamba

George Orwell - Kitaplar ve Sigaralar | Kitaptan okuma parçası

# George Orwell - Kitaplar ve Sigaralar | Kitaptan okuma parçası #

George Orwell - Kitaplar ve Sigaralar | Sel Yayıncılık, Edebiyat / Deneme, Çeviren Levent Konca, 119 sayfa, Temmuz 2013.

George Orwell iyi ki var, Sel Yayıncılık iyi ki var. 1984'ün yazarından kitaplara, sigaralara, savaşlara, açlığa, yoksulluğa ve ölüme dair sarsıcı metinler.


Kitapçı Anıları

Sahafta çalışırken -sahafta çalışmıyorsanız bu mekanı kafanızda çekici yaşlı beyefendilerin uçsuz bucaksız deri ciltli kitap sayfalarının arasında gezindiği bir tür cennet olarak canlandırmanız ne kadar da kolay- beni en çok etkileyen şey gerçek kitapseverlerin az bulunurluğu olmuştu. Dükkanımızın olağanüstü ilginç bir kitap stoku vardı, ancak müşterilerimizin yüzde onunun bile iyi kitabı kötü kitaptan ayırt edebildiğinden şüpheliyim. İlk baskı züppeleri, edebiyat sevdalılarından fazlaydı ama ucuz ders kitapları için pazarlık yapan doğulu öğrencileri onlardan da çoktu; yine de en çok yeğenleri için doğum günü hediyesi arayan kafası karışık kadınlar geliyordu.


Bize gelenlerin pek çoğu her yerde karın ağrısı olacak, fakat kitapçı için ayrıca sorun olan kimselerdi. Örneğin, "yatalak biri için kitap isteyen" (bu çok yaygın bir istektir) pek sevgili yaşlı bir hanımefendi ve 1897'de çok hoş bir kitap okumuş olan, kendisi için o kitabın bir nüshasını bulup bulamayacağımızı soran bir başka sevgili yaşlı hanımefendi. Ne yazık ki kitabın adını ya da yazarını hatırlamıyor, tıpkı hangi konuyla ilgili olduğunu da hatırlamadığı gibi; fakat kırmızı bir kapağının olduğunu unutmamış. Bunları bir kenara bırakırsak sahafların peşini bırakmayan iki tür bela vardır. Bunlardan birincisi, her gün, bazen günde birkaç kere gelip size işe yaramaz kitaplar satmaya çalışan, bayat ekmek kokulu düşkün adamlardır. Ötekisi, yığınla kitap ısmarlayan ama ücretlerini ödemeyi aklından bile geçirmeyenlerdir. Dükkanda veresiye satış yapmıyorduk ama sonradan gelip kitabı alacaklar için kitapları kenara ayırıyor veya gerekiyorsa kitap ısmarlıyorduk. Bizden kitap ısmarlayan insanların hemen hemen yarısı bir daha geri gelmiyordu. Bu, başlangıçta beni şaşırtıyordu. Böyle bir şeyi neden yapıyorlardı ki? İçeri giriyor, nadir bulunan pahalı kitaplar istiyor, kitabı ayıracağımıza defalarca söz verdikten sonra bir daha asla dönmemek üzere ortadan kayboluyorlardı. Bunların çoğu kesin paranoyaktı. Kendileri hakkında gösterişçi bir şekilde konuşuyor ve nasıl olup da evden üstlerine para almadan çıktıklarına dair son derece yaratıcı, eminim ki çoğu kez kendilerinin de inandığı hikayeler anlatıyorlardı. Londra gibi bir şehirde sokaklarda gezinen yığınla raporlu deli vardır ve bu deliler kitapçıların çekimine kapılma eğilimindedirler; çünkü kitapçılar hiç para harcamadan uzun süre oyalanabileceğiniz az sayıda yerden biridir. İnsan, sonunda bu insanları neredeyse bir bakışta tanır hale geliyor. Zira tüm şaşaalı sözlerine karşın, hallerinde eski püskü ve amaçsızlık dolu bir şeyler vardır. Paranoyak olduğu aşikar birisiyle muhatap olduğumuzda çoğu kez istediği kitapları kenara ayırır, sonra gittiği anda raflara geri koyardık. Hiçbirinin kitapları ödeme yapmadan götürmeye yeltenmediğini fark ettim, onlar için kitabı ısmarlamak yeterliydi; sanıyorum bu onlara gerçekten para harcadıklarını yaşatıyordu.

---

Bu alıntı tanıtım amaçlı yapılmıştır.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

KitapGalerisi Facebook / KitapGalerisi Twitter

25 Haziran 2013 Salı

George Orwell - Kitaplar ve Sigaralar

# George Orwell - Kitaplar ve Sigaralar #

George Orwell'ın Kitaplar ve Sigaralar kitabı ilk kez Türkçede Levent Konca çevirisiyle Sel Yayıncılık'tan çıktı.

                   

Kitap dünyasında ve doğrudan okurların dünyasında sürekli karşılaştığımız bir soru vardır: “Kitaplar, gerçekten de okuyucuların yakınmalarına neden olacak kadar pahalı mıdır?”

"Yurt dışında kitaplar ucuz, Türkiye'de ise çok pahalı," cümlesini kim bilir kaç defa duymuşsunuzdur. Hal böyleyken ülkemizdeki korsan kaset, CD ve kitap satışlarının bir türlü önüne geçilemedi yıllardır.

George Orwell, 1984 kitabıyla hâlâ anılmaya ve okunmaya devam ediyorsa bu durum, onun yazdıklarının güncelliğini ve metinlerinin kalitesini koruması sayesindedir.

George Orwell, Kitaplar ve Sigaralar kitabında makalelerini bir araya getiriyor. Kitapların gerçekten alım gücümüzün üstünde olup olmadığını araştırmaya başlıyor. Kitaplar için harcanan parayla, kitap tiryakilerinin sigaraya harcadığı parayı mukayese etmeye başlıyor. Bu noktada aklımıza birkaç yıl öncesinden bir Onur Caymaz röportajı geldi. Caymaz'a kitapların gerçekten pahalı olup olmadığı sorulmuştu ve Caymaz da şuna yakın bir cevap vermişti: "Hayır, kitapların gerçekten çok pahalı olduğunu düşünmüyorum. Sigaraya, alkole, benzine sürekli zam yapılıyor ve kimsenin bir şey dediği yok. Bir alkoliğin alkol fiyatlarından yakındığını pek duymadım; ona pahalı bile gelse yine de alkolünü gidip alıyor. Kitap neden alınmasın?"

Kitaplar ve Sigaralar, hem yazarlık hayatını devam ettiren hem eleştirmenlik yapan hem de sahaflarda çalışan George Orwell'ın, kitap eleştirmenliğinin handikaplarından başlayıp sansüre kadar devam eden geniş bir skalada edebiyat dünyasına dair anladıklarından bir araya gelmiş makalelerini sunuyor bizlere. 

George Orwell, yaşadığı yılların politik duruşuyla birlikte yayıncılık dünyasını yönetenlerin ve okurların bir panoramasını seriyor önümüze.

Sahafta çalışırken –eğer sahafta çalışmıyorsanız bu mekanı kafanızda çekici yaşlı beyefendilerin uçsuz bucaksız deri ciltli kitap sayfalarının arasında gezindiği bir tür cennet olarak canlandırmanız ne kadar da kolay– beni en çok etkileyen şey gerçek kitapseverlerin az bulunurluğu olmuştu. İlk baskı züppeleri, edebiyat sevdalılarından daha fazlaydı; ucuz ders kitapları için pazarlık yapan doğulu öğrenciler onlardan da çoktu; ama en çok yeğenleri için doğum günü hediyesi arayan kafası karışık kadınlar geliyordu. Örneğin 1897’de çok hoş bir kitap okumuş olan, kendisi için o kitabın bir nüshasını bulup bulamayacağınızı soran sevgili yaşlı hanımefendi. Ne yazık ki kitabın adını ya da yazarını hatırlamıyor, tıpkı hangi konuyla ilgili olduğunu da hatırlamadığı gibi; fakat kırmızı bir kapağının olduğunu unutmamış.

George Orwell - Kitaplar ve Sigaralar | Sel Yayıncılık, Edebiyat / Deneme, Çeviren Levent Konca, 118 sayfa, Temmuz 2013.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

Sel Yayıncılık'tan Temmuz 2013 kitapları

# Sel Yayıncılık'tan Temmuz 2013 kitapları #

Sel Yayıncılık, Temmuz ayında üç yeni kitap çıkartarak okurlarını mutlu edecek. Küçük İskender'in yeni şiirlerinin yer aldığı Ali, George Orwell'ın denemelerinden oluşan Kitaplar ve Sigaralar, Aras Güngör'ün LGBT Dizisi'nden Öteki Erkekler kitapları yayınevi külliyatına ekleniyor.

1) Küçük İskender - Ali

küçük İskender, Ali ile şiirde inatlaştığı, direndiği şeyleri bir kez daha gözden geçiriyor; yeniden deniyor ve ulaştığı yalanları, yanlışları şuursuzca paylaşıyor. Çünkü şuurun da sistemin öngördüğü bir disiplin ve baskı olduğunu kanıtlayacak ipuçlarına ulaştı.

Aşk bazen çok Ali!


Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

2) George Orwell - Kitaplar ve Sigaralar

Kitaplar ve Sigaralar, eleştirmenlik ve sahaflık da yapmış olan Orwell’ın sansürden başlayıp eleştirmenliğin çelişkilerine uzanan geniş bir yelpazede edebiyat camiasına ilişkin gözlemlerinden oluşan makalelerini bir araya getiriyor. Edebiyat dünyasına ve bu dünyadaki ilişkileri yöneten ve yönlendiren etiğe ilişkin özgün bir bakış açısı sunan Orwell, yazar, eleştirmen ve okurların panoramasını dönemin politik atmosferi eşliğinde değerlendiriyor.


Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

3) Aras Güngör - Öteki Erkekler

Öteki Erkekler, ikili cinsiyet sisteminin kadınlık ve erkeklik hatlarını çizen, toplumsal cinsiyet duvarlarında oyuklar açan yedi trans erkeğin deneyimleri ile geçiş sürecinde olanların yararlanabileceği bir rehber ve konu üzerine başlıca kavramların açıklamalarından oluşmaktadır. Türkiye’nin farklı bölgelerinden, farklı etnik, ekonomik ve sosyal alanlarından gelen trans erkeklerin aile, eğitim, sağlık, hormon kullanımı, trans geçiş ameliyatları, hukuki süreçleri ve gündelik hayatlarına dair deneyimlerini içeren Öteki Erkekler’de daha önce dinleyemediğiniz hikayeler anlatılıyor.


Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap