thomas mann etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
thomas mann etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ağustos 2014 Cumartesi

Dolandırıcı Felix Krull'un İtirafları

Dolandırıcı Felix Krull'un İtirafları, Thomas Mann tarafından yazılmıştır. http://kitapgalerisi.com'da % 20 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. |  Can Yayınları, Roman, 9789750722233, 476 Sayfa, Ağustos/2014
Kitabın 216. ve 217. sayfalarından  tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.
Beni kendisine çekerek, "Senin benimle sevişmeni değil," dedi. "Benim seninle sevişmemi! Benim senin gibi sıradan bir oğlanla sevişmemi! Ah, tatlı aptal çocuk, sen bunu anlamıyorsun!" Bunları söylerken başımı tuttu ve umutsuzca okşar gibi birkaç defa kendi başına dokundurdu. "Bilmelisin ki, ben bir yazarım, bir kültür kadınıyım, bir entelektüelim. Diane Philibert, kocamın adı ise Houpfle, sous ce nom de plume. Yazar olarak kızlık adım Diane Philibert'i kullanıyorum. Tabii sen bu adı hiç duy-mamışsındır, kitaplarımın üzerinde yazıyor ama sen nereden bileceksin ki? Bunlar roman, anlıyor musun, psikolojik romanlar yazıyorum ben, pleins d'esprit, et des volumes de vers passionnes... Evet, benim zavallı sevgilim, senin Diane'n çok entelektüel bir kadın, d'une intel-ligence extreme. Ama tinsellik -ah!" -Başlarımızı yeniden tokuşturdu, bu defa öncekinden daha da sert olarak-"Sen bunu nasıl kavrayacaksın ki! Entelektüel olan entelektüel olmayanın, yani hayatının baharındaki güzelliğe âşık, onun aşkına muhtaç, hem de çılgınca, kendini inkâr edecek ve kendini reddedecek kadar âşık onun güzelliğine ve ilahî aptallığına, onun önünde diz çöküyor, kendinden vazgeçme ve kendisini alçaltma pahasına ona tutkuyla tapıyor ve onun tarafından alçaltılıyor, onun aklını başından alıyor..."
"Evet, sevgili çocuğum," dedim onun sözlerini bölerek. "Güzel ya da güzel değil. Doğa beni böyle güzel ya-rattıysa, bu benim suçum değil, aptal biri olduğumu söyleyemezsin, her ne kadar senin romanlarını ve şiirlerini..."
Konuşmamı sürdürmeme izin vermedi. Beklenmedik bir biçimde birden heyecanlanmıştı.
Bana çılgınca sarılıp dudaklarımı ve boynumu öperken, "Sen bana 'sevgili çocuğum' mu diyorsun ?" dedi. "Ah, bunu senin ağzından duymak çok hoş! Hatta 'tatlı orospum' demenden daha da güzel! Aşk uzmanı olarak bana uyguladığın her şeyden daha çok mutlu ediyor beni! Bir asansörcü çocuk soyunmuş, koynumda yatıyor ve bana, Diane Philibert'e 'sevgili çocuğum' diyor! C'est exquis... ça me transporte! Armand, ekeri ben seni kırmak istememiştim. Özellikle aptalsın demek istemedim. Salt bir varoluş, ruhun güzelleştirdiği bir şey olduğu için güzel olan her yaratık aptaldır. Dur, seni bir seyredeyim, her şeyinle seyredeyim seni. Tanrı'nın, ne kadar da güzelsin! Göğüsün ne kadar tatlı, yumuşak ve duru, ince yapılı kolların, asil kaburgaların, dar kalçaların ve Hermes bacakların ne kadar da etkileyici!.."
"Ama böyle konuşma, Diane, bu doğru değil. Asıl güzellikler sende ve onları övmesi gereken benim..."
"Saçma! Bu siz erkeklere özgü bir anlayış yalnızca. Vücudumuzun bazı kıvrımları siz erkeklerin hoşuna gittiği için biz kadınların mutlu olması gerekir. Ancak tanrısal olan, evrenin en güzeli, güzelliğin simgesi olan sizlersiniz, sizin gibi Hermes bacaklı genç, çok genç erkeklerdir. Hermes'in kim olduğunu biliyor musun?"
"İtiraf etmeliyim ki, şu anda..."
"Celeste! Diane Philibert hayatında Hermes adını hiç duymamış biriyle aşk yapıyor! İnsanı ne kadar da hoş alçaltıyor! Hermes'in kim olduğunu sana söyleyeyim, benim tatlı aptal sevgilim. O hırsızların sevimli tanrısıdır."
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

11 Temmuz 2013 Perşembe

Thomas Mann - Mario ile Sihirbaz | Kitaptan okuma parçası

# Thomas Mann - Mario ile Sihirbaz | Kitaptan okuma parçası #

Thomas Mann - Mario ile Sihirbaz | Can Yayınları, Öykü, Çeviren Sami Türk, 224 sayfa, Temmuz 2013.

Mario ile Sihirbaz / Toplu Öyküler II, aralarında çok sevilen ve bu kitaba adını veren “Mario ile Sihirbaz”ın da bulunduğu, Thomas Mann’ın geç dönem öykülerini bir araya getiriyor.

Mario ile Sihirbaz, kesin, açık ve dolaysız diliyle Alman öykücülüğüne yeni bir üslup getiren Nobel ödüllü Thomas Mann’ın, hayranlık verici bir olgunluk dönemi eseri.

                

Mario ile Sihirbaz

Trajik Bir Seyahat Macerası

Torre di Venere'yi hatırlamak, atmosferi açısından rahatsız edicidir. Başından beri havada kızgınlık, tahrik, gerginlik vardı; bunun sonunda da korkunç Cipolla şoku geldi; havadaki tuhaf art niyet, bu adamın şahsında uğursuz ve insanı derinden etkileyecek şekilde vücut buluyormuş ve tehditkârca bir araya geliyormuş gibiydi. Korkuyla biten sonunda (sonradan fark ettiğimiz şekliyle planlanmış ve aslında şeylerin özünde bulunan sonunda) çocukların da orada olması, bu acayip adamın sahte illüzyonlarının eseri, üzücü ve yanlış anlaşılmaya dayanan bir edepsizlikti başlı başına. Bereket versin ki, çocuklar rezaletin bitip felaketin başladığı noktayı anlamadılar, her şeyin oyun olduğunu sandıkları tatlı yanılgıda kaldılar.

Torre, Tiren Denizi kıyısındaki en sevilen sayfiyelerden biri olan Portoclemente'den yaklaşık on beş kilometre uzaktadır, şehir zarafetindedir ve kıyı boyunca uzanan rengârenk otel ve çarşısıyla, bayraklı kuleler, esmer insanlar ve kulübelerle örtülü geniş kumsalı ve gürültülü eğlence işletmeleriyle aylarca kalabalık kalır. Dağlara nazır fıstık çamlığının az bir mesafeden eşlik ettiği kumsal, tüm sahil boyunca oturmaya müsait, ince kumların verdiği rahatlığını koruduğundan, durgunluğu devam eden bir rakibin ortaya çıkmış olması mucize değildir: İnsanın, bu yerin ismini borçlu olduğu kuleyi boş yere aradığı Torre di Venere, yabancı mekânı olarak komşu plajın işini elinden alıyordu ve bazıları için birkaç yıllığına bir idil, dünyevileşmeme taraftarları için bir sığınaktı. Ama böyle mekânlarda her zaman olduğu gibi huzur, çoktan Marina Petriare'ya ve Tanrı bilir nereye doğru, sahil boyunca bir fersah uzaklaşmıştı; biliriz, dünya huzuru arar ve gülünç bir özlemle onun üzerine çullanarak onunla evlenebileceğini ve kendi olduğu yerde huzurun da olabileceğini vehmederek onu kovalar; evet, dünya huzurun yerine yıllık panayırını kurduğunda, onun hâlâ orada olacağına inanmaya kadirdir. Portoclemente'de hâlâ daha sakin ve mütevazı da olsa İtalyanlar ve yabancılar için Torre daha makbuldü.

Oradaki yerler harıl harıl satılsa da herkesin gittiği bu plaja artık gidilmez; insanlar yan tarafa, Torre'ye gider; orası daha nezihtir, ayrıca ucuzdur da, bu özelliklerinin çekim gücü, artık var olmasalar bile, rüştünü ispata da devam eder. Torre'ye bir Grand Hôtel geldi; burada iddialı ve sade, çok sayıda pansiyon ortaya çıktı; denizin üst tarafındaki yazlıkların ve Pineta bahçelerinin sahipleriyle kiracıları artık sahilde rahat değillerdir; temmuz, ağustos aylarında oradaki görüntü Portoclemente'den hiçbir şekilde ayrılmaz: Ortalığı çılgın gibi yakan güneşin ensesini kavurduğu yaygaracı, gürültücü, sevinçli plaj halkıyla dolup taşmaktadır etraf; tayfası, civarı gözleyen annelerin bağırdığı tiz isimleri boğuk bir endişeyle havayı dolduran çocuklardan ibaret düz zeminli, cırtlak boyalı sandallar, ışıl ışıl maviliğin üzerinde sallanır; istiridye, içecek, çiçek, mercan süsü ve cornetti al burro (tereyağlı kruvasan) satıcıları, güneyin kısık ve yayvan sesleriyle, yerde yatanların uzuvlarına basa basa mallarını satarlar.

---

Bu alıntı tanıtım amaçlı yapılmıştır.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

KitapGalerisi Facebook / KitapGalerisi Twitter

27 Haziran 2013 Perşembe

Thomas Mann - Mario ile Sihirbaz

# Thomas Mann - Mario ile Sihirbaz #

Mario ile Sihirbaz, Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Thomas Mann'ın Türkçede yayımlanan toplu öykülerinin ikinci cildidir.

         

Thomas Mann'ın daha önce, toplu öykülerinin derlendiği birinci kitap olan Zor Saat kitabı edebiyatseverlerle buluşmuştu. Zor Saat'teki öyküleri daha çok yaratıcı sanatla uğraşan bireylerin problemlerine odaklanmıştı.

Mario ile Sihirbaz'da da yine bu öykülerin Thomas Mann'ın kaleminden çıktığı rahatlıkla anlaşılıyor. Başka bir sanat dalının herhangi bir özelliğini öykünün merkezine koyarak okuru sayfalardan içeri çekebiliyor...

Mario ile Sihirbaz'daki öyküler, insanların gündelik hayatlarında yaşama uğraşıyla meşgul olduklarından bakmayı unuttukları ve bir süre sonra da tamamen akıllarından çıkardıkları en derinlerindeki en karanlık duygularını açığa çıkarıyor.

Mario ile Sihirbaz, büyüklüğü karşısında tüm dünyanın fikir birliğine vardığı usta bir yazarın atölyesinden çıkan usta işi öyküler olma özelliğine sahip...

Thomas Mann - Mario ile Sihirbaz | Can Yayınları, Öykü, Çeviren Sami Türk, 224 sayfa, Temmuz 2013.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap