tom robbins etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tom robbins etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
9 Ekim 2012 Salı
Ayrıntı Yayınları...
Ayrıntı Yayınları’nın ilk kitabı 1988’de yayımlanan Şenlikli Toplum’du. Yayınevinin tasarımı yıllar öncesine dayansa da, kuruluş çalışmaları yaklaşık bir yıl sürdü. İlk yıllar ayda bir kitap yayımlanabilirken son yıllarda ayda 3/4 kitap ortalamasına ulaşıldı…
Kuranlar sol bir gelenekten gelen, kendilerine/hayata soru sormayı sürdüren, hayal kurmayı seven kişilerdi. Başka işler yaparak kazandıkları paranın bir kısmını vicdani bir sorumluluğun ifadesi olarak Ayrıntı’ya ayırdılar. Kurulurken ne “miras” kullanıldı, ne “borç” ne de “bağış” alındı. Ayrıntı sıfırdan, evet sıfırdan, artık “out” bir kavram olan “emek”le var oldu. Yayın politikasında bağımsız davranabilmesini buna borçlu.
Yayın programı hazırlanırken, “yol”a çıkarken saptanan “duruş” noktası zamanla kendini çoğalttı. Kabaca, şöylesi bir “yol rehberi”nden söz edebiliriz:
-“Güç ilişkileri üretmeyen” bir toplumsallığın izleri sürülecekti...
-Otoriter/totaliter toplumsal tasavvurlar reddedilerek; “zor”a değil, kendini sürekli sorgulayan yeni bir “etik” anlayışa dayanan “gönüllü birliktelikler” savunulacaktı...
-Hayatın “tinsel” boyutu ıskalanmayacak, Sol’un modernlikle ilişkisi sorgulanacaktı...
- “İktisadi aklı” dışlayan; kültüre, sanata, oyuna ve aşka özel vurgular yapan bir anlayışın serpilmesine çaba gösterilecekti...
Kimi hatalarımız olsa da, esas olarak bu “duruş” noktasına bağlı kaldığımızı sanıyoruz.
Bu hayali düşlemeye başladığımızdan bu yana geçen 20 yılda 500’den fazla kitap yayımladık. 500. kitabımız Agnes Heller’ın ahlâkın muhafazakârlara bırakılamayacak kadar önemli olduğu gerekçesiyle kaleme aldığı ve dünyada tek cilt olarak ilk kez Türkçe’de yayımlanan Bir Ahlâk Kuramı adlı devasa çalışması oldu. 832 sayfalık bu kitabın hazırlıkları yaklaşık 10 yıl sürdü. Günümüzde sosyolojik araştırmalara da konu olmaya başlayan “karakter aşınması”nı göz önünde bulunduracak olursak ne denli isabetli bir tercih yaptığımız ortaya çıkar.
Hazır okuru olmayan “riskli” bir “duruş” noktası saptamış; batmayı da göze almıştık. Batmadık! Bu noktaya gelmemizde bu “duruş”u benimseyen ve katkıda bulunanların, yani sizlerin payı çok büyük...
Sizler: editörler, çevirmenler, yayıma hazırlayanlar, düzeltmenler, öneride bulunanlar, eleştirenler, kadeh kaldıranlar, gülümseyenler, görünmez/tanımlanamaz birçok konuda yardımcı olan kısa ve uzun yol arkadaşları…
Başka türlü bir şeylerin de yapılabileceğini beraberce gösterdik...
21. yıla girerken Gorz’un son kitabı olan Son Mektup-Bir Aşk Hikâyesi’ni yayımladık. Yazdıkları ve yaşadıklarıyla önümüzü aydınlatan Gorz, Marksizmi varoluşçu bir yaklaşımla benimsemiş, kuramsal çalışmalarında özellikle yabancılaşma ve özgürlük konularına eğilmiştir. Kapitalizme özgü işbölümünü, dünya kaynaklarının akıldışı kullanımını eleştirerek siyasi ekolojinin ve özgürlükçü sosyalizmin en önemli düşünürlerinden biri haline gelmiştir.
Hayatları boyunca yeryüzündeki haksızlıklar karşısında sessiz kalmayıp, mücadele etmeyi seçen Gorz ve hayat arkadaşı Dorine, Dorine’in uzun yıllar süren acı verici, onulmaz hastalığının ardından radikal bir karar almak zorunda kalırlar: kendi hayatlarına son verme haklarını kullanmak...
Böylece, yaşamda olduğu gibi ölümde de ayrılmayacak, “diğerinin ölümünden sonra yaşamak” zorunda kalmayacaklardır...
Her şey gibi aşk, sevgi kavramlarının da içinin boşaltıldığı, çabucak tüketildiği günümüzde bir umut, hatta bir isyan çığlığı gibi karşımıza çıkıyor Gorz’un mektubu.
Sarsıcı ve ta yüreğimize işleyen bir çığlık...
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.
kitap
21 Eylül 2012 Cuma
Tom Robbins - Ağaçkakan
"Pozitif kişinin dünyasında, çırpılıp yağda pişirilmiş yumurtanın etkileyici yanı, ne tarafa çevrilirse çevrilsin sarı rengin baki kalmasıdır. Varoluşçunun dünyasında çırpılıp tavada pişirilmiş yumurtanın ümitsiz yanı, ne tarafa çevrilirse çevrilsin çırpılmış olmasıdır."
Görsel: Kate Spade, Umbrellas in New York City
Bir Camel paketine bakarak neler söyleyebilirsiniz?
Âşık değilseniz, o da her nesne kadar anlamsızdır. Ama, "azılı" bir bombacı aklınızı başınızdan almışsa ve aylarca Camel paketi dışında hiçbir şey "okumamışsanız", siz de Prenses Leigh-Cheri gibi kâinatın sırlarını çözebilirsiniz belki.
Ağaçkakan, sıra dışı kahramanların yaşadığı tutkulu bir aşk hikâyesi...
Tahttan sürülmüş bir kraliyet ailesinin Prenses kızı ile göğsüne bantlanmış dinamit lokumlarıyla dolaşan meşhur bombacı Bernard, nam-ı diğer Ağaçkakan, Hawaii'de karşılaşır.
Ağaçkakan bir kanun kaçağıdır ama sıradan bir suçlu değildir; şerefli bir davası ve saygı değer bir felsefesi vardır.
Prenses ise seksin "arsız" çağrısına doğru dörtnala koşturan soylu vücudunu ıslah etmeye karar vermiştir.
Yüksek toplumsal ve çevresel duyarlılığı Ağaçkakan'ın romantik bireyciliğine toslayınca, Prenses bambaşka bir davanın peşinden koşmaya başlayacaktır:
Aşk... Aşk bazen gelir; ama sonra geldiği gibi gider.
Robbins'in hınzır, dalgacı, hiperaktif dünyasında renkli ve hareketli bir aşk turu atarken, ezeli bir soruya cevap bulma arayışındaki Prenses ile Ağaçkakan'a eşlik ediyoruz: Aşkı kalıcı kılmanın yolu nedir?
Bu arayış sırasında, piramitler, kızıl saçlılar, uzaylılar, Ay'ın ve Güneş'in misyonu ve tabii Camel paketi arasındaki esrarlı ilişkileri keşfetmek de onlara kısmet olacaktır.
Robbins aşkı mı "ti"ye alıyor; yoksa aşk karşısındaki çaresizliğimizi mi?
Kendiniz karar verin.
Tom Robbins, Ağaçkakan, Çev. Fatma Taşkent, Ayrıntı Yayınları.
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.
kitap
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

