yaşar kemal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yaşar kemal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Eylül 2013 Cuma

Tek kanatlı Bir Kuş Gibi

Tek kanatlı Bir Kuş Gibi

Tek kanatlı Bir Kuş Gibi, Yaşar Kemal tarafından yazılmıştır. http://kitapgalerisi.com'da %20 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. | Yapı Kredi Yayınları, Roman, 9789750826184, 76 Sayfa, Eylül / 2013


Usta yazar Yaşar Kemal'in son kitabı olan "Tek kanatlı Bir Kuş Gibi" adlı eseri ile tüm kitleleri hedef alan 
muhteşem ötesi bir kitap. Kitabın asıl ana fikri olan korku hissinin kişiler üzerindeki olumsuz etkilerini çok 
güzel bir kurguyu okurlarının önüne seriyor.

Size Kitabın birazcık konusundan bahsedelim;

Bir kasaba düşünün, esrarengiz bir kasaba...Ve bu kasabaya atanmış olan Posta müdürü Remzi Bey ile karısı Melek hanımın o dönemin şartlarında uzunca bir yoluculukla kasabaya ulaşma çabaları,ulaşmaya çalışırken başından geçen olaylar, olayların zaman içerinde yerini anılara bırakması...

O zamanlarda şimdiki gibi teknoloji yoktu. İletişim araçları dendiği zaman telgraf, posta (mektup) insanın aklına geliyordu. Bu nedenle de bir postacının değeri çok büyüktü. Günlerce belkide aylarca sadece bir mektup beklenirdi. Gerçi mektup elimize ulaşana kadar bizden önce jandarmalar okurlardı. Böyle bir dönemde Posta müdürü olmak hem çok güzel hem de çok kötü...

Kitapta korkudan korktuğumuzu, bu nedenle başırısızlığımızın nedenleri çok güzel bir kurguyla usta kalem Yaşar Kemal okurlarına sunuyor. Ayrıca Yaşar Kemal'in de itirafını göz ardı etmemek lazım "Ben hep korkudan korktum. Korkudan çok korktum. Roman yazdığım zaman içimde bir korku istemezdim. O yüzden bu kitapta da korkuyu anlattım. Kayseri'de askerlik yaptığım kasabanın üzerinde büyük bir taş vardı ve bütün kasaba bu taşın üzerlerine düşeceğinden korkuyor, taşı üzerilerine düşmesin diye demir zincirlerle bağlıyorlardı. Madem korkuyorsunuz o zaman çekin gidin derdim. Seneler senesi bu korkuyu yazmak istedim" diyor... 

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

5 Haziran 2013 Çarşamba

Yaşar Kemal, Gezi Parkı üzerine yazdı

# Yaşar Kemal, Gezi Parkı üzerine yazdı #

Yaşar Kemal, La Repubblica gazetesine, Gezi Parkı’nda başlayan ve tüm Türkiye’ye yayılan direniş hakkında yazdı...


Her zaman söylediğim ve desteklediğim gibi dünya bir kültür bahçesidir. Orada binlerce çiçek yetişir ve her çiçeğin kendi rengi ve kokusu vardır. Dünyamız bu bin çeşit çiçeklerle çok güzeldir. Kültürler bunlarla daha da güzelleşirler. Ama bir çiçek yok edilirse o zaman rengi ve kokusu da dünyada biter.

Kültürün imhası aynı anda, insanlığımızın da imhası olur. Ama bilinmesi gerekir ki bir toplumun sağlığı, gücü ve doğruluğu tolerans olduğunda belli olur. Eğer zulüm görürse o zaman acımasız olur zayıflar ve yaratıcılığını yitirir.

Irkçılık da en ağır hastalıktır. Varlıkların yok edilmesi, nefret tohumlarının insanların kalbinde beslenmesinde ırkçılık vardır.

Ve ifade özgürlüğü ve demokrasiye karşı yaratılan kin bizim neslimizde felaketler için büyük rol oynamıştır ve asla affedilemez. Bugün bize gereken demokratik bir rejimdir ve asla insanlık dışı bir baskı ile olmamalıdır.

Gerçek bir demokratik düzeni oturtmak gerekir. Çünkü demokrasi bir gerekliliktir, bir denge unsurudur. Bir rejim de herkesin kendi haysiyetinin olması ve başlıca temel haklarından esirgenmemelidir. Onurumuzu, ekmeğimizi ve zengin kültürümüzü kurtarmak bizim elimizdedir. Gelin hep birlikte uygun bir demokrasi için el ele vererek yüreğimizi, zihnimizi bir araya getirelim.

Kaynak: Edebiyat Haber.

14 Mart 2013 Perşembe

Yaşar Kemal'le komşu olup da orada oturduğunu bilmeyen gençler var

14 Mart 2013 tarihli Cumhuriyet Kitap Eki'nde Nuray Kaya'nın Everest Yayınları'nın çok sevdiğimiz yazarı Buket Uzuner'le bir röportajı var. Buket Hanım'ın cevapları o kadar samimi, içten ve öğretici ki, buraya yazmadan edemedik. Röportajdan kısa kısa notları aktarıyoruz...

                                      

- Bir yazarın "Bu benim en iyi kitabım" dediği andan itibaren artık yazamayacağı söylenir. Katılıyor musunuz?

Nâzım Hikmet "En iyi şiirim henüz yazmadığım şiirdir", diyor. O aslında hepimiz için geçerli. Hayatta en iyi mesleği yapıyorum, en mutlu ilişkiyi yaşıyorum vs. gibi bütün istediklerime eriştim, doygunluğa ulaştım dediğiniz anda yeni bir şey yapmak için motivasyonunuz da kendisine gerek kalmadığı için çekip gitmiştir. Naçizane bendeniz, büyük başarıya ulaşmanın parlak cazibesinde aslında ölüm gibi bir sonun saklı olduğunu düşünürüm çünkü o en üst noktanın arkası karanlık, gizemli ve açıkçası bitişin ilânıdır biraz da...

- Dünyadaki en büyük mucize çok gençken iyi bir öğretmene rastlamaksa eğer, genç kuşağa hangi tavsiyelerde bulunursunuz? Özellikle Attilâ İlhan ustayı yakından tanıma şansınızı düşünürsek...

(...) İnsanın içinde merak, kendini geliştirmek arzusu ve hayal etmeye cesaret dürtüsü yoksa önünüze on tane Attilâ İlhan, Sevgi Soysal, Aristo, Mevlâna, Leonardo çıksa bile onları görmeden geçersiniz.

Yaşar Kemal'le komşu olup da orada oturduğunu bilmeyen gençler var. (...) Ün, kişiye eserleriyle, yani ürettiği işlerle gelebiliyorsa kalıcı olur çünkü, ün havai ruhlu bir kelebek gibidir; ancak eserleri uzun yaşayanın adına konup kalmayı seçer.

                                                 

- Kitapların yasaklanması için çabalayanlara neler söylemek istersiniz?

Kitapları silah olarak görmek diktatör kafaların icadıdır. (...) "Dünya dönüyor," dediği için öldürülen Galileo'nun son sözü "Ama dönüyor," olmuştur. (...) Sözden, düşünceden, insan zekâsından ve adaletinden korkanlar daima kitapları yasaklarlar; ama hiç başarılı olamamışlardır, çünkü o yazarları yok etseler de yazı kalır.

- Türkiye'nin 2006 yılında aldığı Nobel ödülünün ülke yazarlarımızın ve dilimizin tanıtımına katkıları olduğunu düşünüyor musunuz?

(...) Aynı dilde yazan bir yazar olarak benim için Orhan Pamuk'un Nobel Edebiyat Ödülü'nü almasının dil açısından önemi vardır. Pamuk'un romanlarını sevip sevmemek tamamen kişisel bir tercihtir ve edebiyat da sonunda bir sanattır. Sık sık yabancı yazar ve yayıncılarla karşılaşma şansı olan bir yazar olarak, bu ödül edebiyatımızın daha yakından tanınmasına ve ilgiye yol açmıştır diyebilirim.

----

Belirtmekte fayda var: Sevgili Buket Uzuner'in kült romanı "İki Yeşil Susamuru" Şubat 2013'te 22. yılını doldurdu. Everest Yayınları bu romanın hem 22. Yılı hem de 50. Baskısı olması dolayısıyla ciltli özel basımı gerçekleştirdi.

Buket Uzuner resmi internet sayfası: buketuzuner.com

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

17 Ekim 2012 Çarşamba

"İnsan Manzaraları - Türkiye'den Altı Yazar Projesi"


"Şimdiki aklım olsa takma isimle yazardım"

Nazım Hikmet, Yaşar Kemal, Orhan Pamuk, Murathan Mungan, Elif Şafak ve Aslı Erdoğan'ın yaşam öyküleri ve eserlerinin ele alındığı "İnsan Manzaraları-Türkiye'den Altı Yazar Portresi" belgeseli basına tanıtıldı.

Almanya'nın Ankara Büyükelçiliği'nin Tarabya'daki tarihi yazlık rezidansında düzenlenen tanıtım toplantısına, Büyükelçi Eberhard Pohl, edebiyatçılar Yaşar Kemal, Murathan Mungan, Nazlı Eray, edebiyat eleştirmeni Doğan Hızlan, foto muhabir Ara Güler, belgeselin yapımında rol alan Alman WDR kanalının redaktörlerinden Birgit Keller-Reddemann, belgeselin yazarı ve yönetmeni Osman Okkan'ın yanı sıra edebiyat ve basın camiasından çok sayıda davetli katıldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Almanya'nın Ankara Büyükelçi Pohl, iki ülke arasındaki ilişkilerde edebiyatın önemli bir rolü olduğunu belirterek, "Orhan Pamuk, Zülfü Livaneli ve Yaşar Kemal gibi yazarlar, Türk insanını Almanya'da çok yönlü ve bütün giriftliğiyle tanıttı" dedi.

Tanıtımı yapılan belgeselin de Türk yazarları hem Türk hem de Alman perspektiflerini birleştirerek anlatmayı başardığını kaydeden Pohl, ''İnsan Manzaraları''nı heyecan verici diye niteledi.

"Şimdiki aklım olsaydı..."

Yazar Murathan Mungan ise "Şimdiki aklım olsaydı, tamamen takma bir isimle, hiç yüzümü göstermeden yazar ve yaşardım" dedi.

Bu düşünceye, büyük ölçüde tanındıktan sonra vardığını kabul ettiğini vurgulayan Mungan, "Vardığım yerde insan olarak ve yazar olarak en çok ihtiyacını hissettiğim şey, anonim bir kimlik, görünmez olmak" diye konuştu. Mungan, bununla birlikte, tanıtımı yapılan belgeseldeki gibi, göründüğü ve kendini anlatmak zorunda kaldığı durumlarda da başlıca kaygısının, okuruna kendisi ve eserleri hakkında "doğru ip uçlarını" vermek olduğunu ifade etti.

"İnsan Manzaraları-Türkiye'den Altı Yazar Portresi" belgeseli TRT-Türk kanalında yayınlanacak.

(Kaynak: NTV, Kültür - Sanat / Edebiyat)

8 Ekim 2012 Pazartesi

Günün kitap önerisi: "Yaşar Kemal - Çıplak Deniz Çıplak Ada"


Yaşar Kemal’in Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana romanı ile başlayan, Karıncanın Su İçtiği ve Tanyeri Horozları kitaplarıyla devam eden Bir Ada Hikayesi dörtlemesi, son kitabı Çıplak Deniz Çıplak Ada ile tamamlandı.

Bir Ada Hikâyesi dörtlüsü, savaşlardan, kırımlardan, sürgünlerden arta kalan insanların, Yunanistan’a gönderilen Rumların boşalttığı bir adada yeni bir yaşam kurma çabalarını konu alır.

Umut romanın başkahramanıdır. Dörtleme hem bir Yaşar Kemal klasiğidir hem de diliyle, yarattığı kişilerle, yarattığı doğayla Yaşar Kemal’in romancılığında önemli bir yeniliği işaret eder.

Yaşar Kemal, mitos yaratıcısıdır…

Ağıtların diliyle, kendi özgün dilini (hiçbir yazara benzemez ve asla taklit edilemez) harmanlamış, çeviride bile yitmeyen anlatısını kurmuştur. Bu dörtlüyse, tarihle destanların kaynaşmasıdır. Yaşar Kemal tarihi roman yazmaz bu dörtlüde, bir tarih var eder.

Çıplak Deniz Çıplak Ada, Yaşar Kemal’in yerlerinden edilen insanların Ege’de bir adada yeni bir yaşam kurma çabalarının destansı öyküsü Bir Ada Hikâyesi’nin dördüncü ve son kitabı.

Dörtlünün bu son romanında, geçmişin yaraları kapanmaya yüz tutmuş ama izleri kalmıştır…

Ağaefendi’yle Melek Hatun, Poyraz’la Zehra, Ali Hüseyin’le Nesibe muradına erecektir; Lena Ana’nın hasretle yollarını beklediği kayıp oğulları da geri dönmüştür ama balıkçıların reisi Hıristo’nun başına beklenmedik bir olay gelir.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

26 Eylül 2012 Çarşamba

Yaşar Kemal - Çıplak Deniz Çıplak Ada (5 Ekim'de...)


Yaşar Kemal’in Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana romanı ile başlayan, Karıncanın Su İçtiği ve Tanyeri Horozları kitaplarıyla devam eden Bir Ada Hikayesi dörtlemesi, son kitabı Çıplak Deniz Çıplak Ada ile tamamlandı.

Bir Ada Hikâyesi dörtlüsü, savaşlardan, kırımlardan, sürgünlerden arta kalan insanların, Yunanistan’a gönderilen Rumların boşalttığı bir adada yeni bir yaşam kurma çabalarını konu alır. Umut romanın başkahramanıdır. Dörtleme hem bir Yaşar Kemal klasiğidir hem de diliyle, yarattığı kişilerle, yarattığı doğayla Yaşar Kemal’in romancılığında önemli bir yeniliği işaret eder. Yaşar Kemal, mitos yaratıcısıdır… Ağıtların diliyle, kendi özgün dilini (hiçbir yazara benzemez ve asla taklit edilemez) harmanlamış, çeviride bile yitmeyen anlatısını kurmuştur. Bu dörtlüyse, tarihle destanların kaynaşmasıdır. Yaşar Kemal tarihi roman yazmaz bu dörtlüde, bir tarih var eder.

Çıplak Deniz Çıplak Ada, Yaşar Kemal’in yerlerinden edilen insanların Ege’de bir adada yeni bir yaşam kurma çabalarının destansı öyküsü Bir Ada Hikâyesi’nin dördüncü ve son kitabı. Dörtlünün bu son romanında, geçmişin yaraları kapanmaya yüz tutmuş ama izleri kalmıştır… Ağaefendi’yle Melek Hatun, Poyraz’la Zehra, Ali Hüseyin’le Nesibe muradına erecektir; Lena Ana’nın hasretle yollarını beklediği kayıp oğulları da geri dönmüştür ama balıkçıların reisi Hıristo’nun başına beklenmedik bir olay gelir.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

24 Eylül 2012 Pazartesi

Şimdi haberler...


Çıplak Ada Çıplak Deniz!

- Yaşar Kemal'in yeni kitabı "Çıplak Ada Çıplak Deniz"in çıkış tarihi kesinleşti: 4 Ekim 2012. Yılın edebiyat olayı olmasına kesin gözüyle bakılan bu haber karşısında binlerce okur heyecanla bekliyor. Ve elbette Kitap Galerisi çalışanları da sabırsızlanıyor...

Yedinci Gün!

- Yılın bir başka edebiyat olayı da İhsan Oktay Anar'ın beş yıl sonra yayımlanan yeni romanı "Yedinci Gün" oldu. İletişim Yayınları kitabın çıkışını önce Eylül ayının ilk haftası olarak açıkladı; ancak sonradan Ağustos'un son haftasına çekildi. Kitap çıktığından beri de çok satanlar zirvesinden inmedi.

Kısa zamanda hakkında çok şey yazılıp konuşuldu. Kimi okurlar çok beğendi, kimileri çok ağır buldu, kimileri anlamadığını söyledi. Bugünlerde sosyal medya hesabınızdan İhsan Oktay Anar'la ilgili ne yazarsanız anında tepki alabilirsiniz. Bir yazarın bu kadar sevilmesi çok güzel olduğu kadar aynı zamanda korkutucu da...

+18!

- Dünyayı kasıp kavuran ve yeni bir rekora koşan "Fifty Shades of Grey" ülkemizde "Grinin Elli Tonu" adıyla Pegasus'tan çıktı. Başarılı kapak yasarımını takiben okurların +18 ibaresiyle bir anlamda heyecanlandıkları kitap çıkar çıkmaz Türkiye'de 10.000'lik bir satışa ulaştı. (Serinin ilk kitabı 37 ülkede 40 milyonluk bir satışa ulaştı.) Pegasus Yayınları serinin ikinci kitabını Ekim'de, üçüncü kitabını da Kasım'da çıkarmayı planlıyor...

Nobel! Nobel!

- Ekim ayı yaklaşırken bir taraftan da 2012 Nobel Edebiyat Ödülü'nün kime verileceği konusunda tartışmalar da hız kazanmış durumda. Yurt dışında bahis şirketleri Haruki Murakami'nin açık ara önde giderek Nobel'e en yakın aday olduğunu duyurdu.

Nobel bahislerinde öne çıkan şirket olan Ladbrokes'un listesinde şu yazarları da görmek mümkün: Suriyeli şair Adonis, Koreli şair Ko Un, Cezayirli yazar Ismail Kadare, Çinli yazar Mo Yan ve Hollandalı yazar Cees Nooteboom.

Nobel Edebiyat Ödülü bizde hâlâ çok tartışmalı bir konumda. Orhan Pamuk bu ödülü hak etti / hak etmedi tartışmaları her edebiyat konulu sohbetin baştacıdır. Türkiyeli bir çok edebiyat okuru bu ödülü "artık" Yaşar Kemal'in de alması gerektiği konusunda hemfikir.

Dünya çapında çok meşhur olup Nobel alamayan yazarların bir kısmını da bu vesileyle hatırlamış olalım: "Jorge Luis Borges, Bertolt Brecht, René Char, Anton Çehov, Joseph Conrad, Julio Cortazar, Aldous Huxley, James Joyce, Nikos Kazancakis, D. H. Lawrence, Yukio Mishima, Robert Musil, Vladimir Nabokov, George Orwell, J. D. Salinger, Mark Twain, Virginia Woolf..."