ayşe kulin dönüş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ayşe kulin dönüş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ekim 2013 Çarşamba

Dönüş

Dönüş, Ayşe Kulin  tarafından yazılmıştır. http://kitapgalerisi.com'da %20 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. | Remzi Kitabevi, Roman, 9789751415622, 295 Sayfa, Mayıs/2013


Kitabın 9. 10. ve 11. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.

Kayboldum! Zeytin ağaçlarının arasında kıvrılarak akarken karşıma aniden üçe ayrılan bir çatal çıktı. Toprak yollar doğuya, batıya ve güneye doğru uzanıyordu. Civarda ne bir tabela vardı ne bîr İşaret, ne de gidip adres sorabileceğim evler veya insanlar! Bir köpek bile yoktu görünürde. Sadece sonbahar rüzgârının dallarda hışırdayan sesi! Hangi yöne sapmam gerektiğini bilmiyordum, tozlu yolların her birini hava kararmadan teker teker deneyecek gücüm de kalmamıştı, vaktim de. Arabadan indim, çaresizlikle dört bir yanıma bakındım. Hiç tanımadığım yörenin tozlu dağ yollarında kaybolmuştum.
Kilometrelerce ötedeki bir dünya metropolünde, tam da hayatının fırsatını yakalamışken, her şeyi tepip, düzenini bozup yollara düşen bir aptal da işte bunu hak ederdi:
Kaybolmak!
Sadece dağ yolunda değil, yanıtını bilmediği soruların, acı veren anıların, hâkim olamadığı olayların içinde de kaybolmak! Neden?
Bir şapka kutusu yüzünden!
Şu anda Ege'nin dağ yollarında kaybolmamın sebebi bir şapka kutusudur! Her şey, gözümün o kutuya takılmasıyla başladı.
Singapur'a gitmeye hazırlanırken yolumun bambaşka bir yöne akmasına, hasır şapkamı ezilmemesi için anneme ait bir şapka kutusuna koymaya kalkışmamın neden olacağını; yaşamımın bir yuvarlak karton kutu yüzünden seyir değiştireceğini söyleseler, gülerdim herhalde. Oysa ne kadar da sık duymuştum aile büyüklerinden kaderimizi tesadüflerin yönlendirdiğini. Başıma gelecekleri hileydim, anneannemin tekrarlayıp durduğu sözlere saçmalık gözüyle bakar mıydım hiç! Kaderci aileme rağmen, hedefe ulaşmayı şansa hiç bırakmamıştım ben!
Büyük boyutlu iki işimin Whitechapel Gallery'de sergilenmeye değer bulunmasının tesadüfle, şansla hiç ilgisi yoktu. Kendimi East End'deki galerilerden birine kabul ettirebilmek için, ne gerekiyorsa yapmıştım. Fakültede ve atölyede deli gibi çalışmamın yanı sıra, doğru yerlerde bulunmuş, doğru insanlarla tanışmış, doğru ipleri çekmiştim. Tüm bu çabalarımın meyvesini nihayet toplamak üzereydim.
Hayatımın fırsatı, yapıtlarımın çok önemli bir sanat eleştirmeninin dikkatini çekmesiyle çıkmıştı önüme. Saygın bir sanat dergisine sadece işimin değil, benim de farklı olduğumu anlatan bir yazı yazmıştı adam:

"İçindeki çığlığı işine yansıtabilen çok değişik bir sanatçı bu genç kadın! Sanki büyük bir yaralı kuş, malzemeyi kanat çırpışlarıyla paramparça ediyor, sonra tekrardan birleştiriyor, bütünleştiriyor, devasa bir acı gibi dikiyor ayağa. Uzaktan bakınca mermer dahi sanabilirsiniz yapıtını, oysa son derece hafif, kırılgan ve yırtılmaya hazır bir malzeme... kâğıt! Artistin becerisinde, çileyi asaletle çekmeyi bilen bir ırka mensup olmasının payı olduğunu düşünüyorum!"
Hakkımdaki olumlu yazıda, çile çekmesini bilen bir ırka mensup olmamdan çok, İstanbul'un, görsel sanatta parladığı ve çeşitli başka nedenlerle pek moda olduğu bir dönemden geçiyor olmamızın payı vardı. Yüzyıllardır oburca tüketen zengin Batı ülkeleri, içine düştükleri ekonomik kriz sonucunda dünyadaki diğer ülkelerin yeraltı zenginliklerinin dışında, kültürleri bulunduğunu da fark etmişler, gözlerini bulundukları noktadan azıcık daha doğuya çevirmişler ve son yılların parlamaya başlayan yıldızını (ya da pazarını diyelim) keşfetmişlerdi. Onca zamandır görmezden geldikleri ülkenin sanatını şimdi merak ediyorlardı. Müziğimizi, resmimizi, edebiyatımızı da! Geç kalmışlardı ama olsun varsın, şikâyete hakkım yoktu çünkü benimle ilgili bu yazıdan sonra, gerisi çorap söküğü gibi gelmişti. Bugüne kadar ancak ünlü sanatçıların sergi açılışları için gittiğim galeride, yakında benim de iki ayrı işim sergilenecekti!
Steven Marking'in yazısında söz ettiği gibi, bir kuşa benzerliğim olağandı ama ilk kez kanadı kırık, aciz bir kuş değil de yükseklere doğru kanatlanmış bir kuştum!
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

27 Haziran 2013 Perşembe

Ayşe Kulin - Dönüş | Kitaptan okuma parçası

# Ayşe Kulin - Dönüş | Kitaptan okuma parçası #

Ayşe Kulin, Dönüş aldatmanın, aldatılmanın, affetmenin, acıtan gerçeklerin romanı.

               

Ayşe Kulin - Dönüş, sayfa 11:

Hakkımdaki olumlu yazıda, çile çekmesini bilen bir ırka mensup olmamdan çok, İstanbul'un, görsel sanatta parladığı ve çeşitli başka nedenlerle pek moda olduğu bir dönemden geçiyor olmamızın payı vardı. Yüzyıllardır oburca tüketen zengin Batı ülkeleri, içine düştükleri ekonomik kriz sonucunda dünyadaki diğer ülkelerin yeraltı zenginliklerinin dışında, kültürleri bulunduğunu da fark etmişler. gözlerini bulundukları noktadan azıcık daha doğuya çevirmişler ve son yılların parlamaya başlayan yıldızını (ya da pazarını diyelim) keşfetmişlerdi. Onca zamandır görmezden geldiklerini ülkenin sanatını şimdi merak ediyorlardı. Müziğimizi, resmimizi, edebiyatımızı da! Geç kalmışlardı ama olsun varsın, şikâyet hakkım yoktu çünkü benimle ilgili bu yazıdan sonra, gerisi çorap söküğü gibi gelmişti. Bugüne kadar ancak ünlü sanatçıların sergi açılışları için gittiğim galeride, yakında benim de iki ayrı işim sergilenecekti.

Ayşe Kulin - Dönüş, sayfa 21:

Tuvalet masasının önündeki pufu çekeleyip üzerine çıktım, uzanmaya çalıştım kutuya. Beceremedim. Bir askı aldım dolaptan, kutuyu askıyla öne çekmeye çabaladım. Kutu başımın üzerinden uçup yere düştü ve içindekiler yerlere savruldu. İndim puftan, yerdeki kargaşaya baktım... iç içe duran iki adet şapka (şu bej şapkayı annem David'le evlenirken nikâhında giymişti), zarflardan fırlamış resimler ve eski mektuplar!

Ayşe Kulin - Dönüş, sayfa 33:

Yataktan çıkmış, sendeleyerek dolanmıştım odada. Bir kâbus görmediğimi anlamak için, eşyalara dokunmuştum, baş ucumdaki komodine, ötedeki iskemleye... başım dönüyordu. Handan'ı gözümün önüne getirmiş, ondan nefret etmeye çalışmıştım. Bana ne kadar iyi davranmıştı oysa. Tıpkı şefkatli bir abla gibi. Annemi çekiştirirdim ona, annemin kırılganlığından, her şeyime karışmasından şikâyet ederdim. Gamlı Kuğu derdik anneme aramızda. Gamlı Kuğu bu işe ne der? Gamlı Kuğuyu kim ikna edecek? Gamlı Kuğu yine çok kızgın! Gamlı Kuğunun hallerine gülerdik birlikte.

Ayşe Kulin - Dönüş, sayfa 37:

Babamın mektuplarını annemin yatağına bırakıp telefonu sessize aldım. Okumaya başladığımda hiçbir şey bölmemeli beni... ne telefon sesi, ne çiş, ne başka bir şey! Bu nedenle de banyoya yürüdüm. oturdum tuvalete, içimden bir ırmak aktı sanki. Bitmek bilmeyen bir çiş! Sanki bedenim beni mektupları okumaktan alıkoymak istiyor. Elinden geleni yapıyor, içeri geçip zarfları açmamı engellemek için. Nihayet tuvaletten doğrulunca karşımdaki aynadan yüzümü gördüm!

Ayşe Kulin - Dönüş, sayfa 46:

Bıraktım mektubu. Boğazıma bir lokma oturdu, yutkunmakta zorlanmaya başladım. Babam doğru bilmiş, durmadan adres değiştirmiştik Londra'daki ilk yılımızda. Penny'nin evinden ayrılıp kiraladığımız evimize yerleştikten birkaç ay sonra bir başka eve, birkaç hafta sonra bir başkasına... Annem her seferinde kaldığımız evde bir kusur bulmuştu! Kimi metroya uzaktı, kimi rutubet kokuyordu, kimi yeterince emniyetli değildi. Ev değiştirme maratonu, ben ayrı eve çıkınca sona ermişti! Meğer aynı evde uzun süre oturmamamızın bir nedeni varmış, babam adresi bulacak olursa, bana ulaşmasını engellemek! Bir başka zarfa uzandım.

---

Ayşe Kulin - Dönüş | Remzi Kitabevi, Roman, 296 sayfa, Mayıs 2013.

Bu alıntılar tanıtım amaçlı yapılmıştır.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

15 Mayıs 2013 Çarşamba

Ayşe Kulin - Dönüş

# Ayşe Kulin - Dönüş #

Ayşe Kulin, Dönüş adlı romanıyla yeniden eski yayınevi olan Remzi Kitabevi'ne döndü bilindiği üzere.

Dönüş'ün adı daha önceden belirlendiği için, yayınevi değişikliği romanın adını etkilememiş.

                                              

Ayşe Kulin, çok satan romanlarından olan Adı: Aylin ve Sevdalinka'yı Remzi Kitabevi'nden çıkarmıştı. Daha sonra Everest Yayınları'na birçok muhteşem yazarla birlikte transfer olmuştu.

Ayşe Kulin, Everest Yayınları'na geçtikten sonra birçok çok satan kitaba imzasını atmıştı. İlk akla gelenler Veda - Esir Şehirde Bir Konak, Umut - Hayat Akan Bir Sudur, Nefes Nefese, Hüzün - Hayat Dürbünümde Kırk Sene, Hayat - Hayat Dürbünümde Kırk Sene, Gizli Anların Yolcusu, Bora'nın Kitabı... 

Ayşe Kulin şüphesiz kariyerinin en güzel günleri Everest Yayınları'nda yaşadı. Defalarca kez satış rekorları kırdı, en çok kazanan yazarlar listelerine girdi. Bakalım aynı başarıyı Remzi Kitabevi'nde de gösterebilecek mi?

                                  

Ayşe Kulin yeni kitabı Dönüş'te ustalık dönemini yaşatmaya devam ediyor. Çünkü Dönüş'ler her zaman sancılıdır, acıklıdır, inciticidir...

Ayşe Kulin Dönüş'te, paspasın altına süpürülen gerçekleri öğrenen Derya'nın hikâyesini anlatıyor.

Ayşe Kulin Dönüş'te, aldatma halinin, aldatılma durumunun, affedebilme becerisinin, insanı kanatan gerçeklerin romanını yazıyor...

Ayşe Kulin Dönüş'ten...

Kayboldum! Zeytin ağaçlarının arasında kıvrılarak akarken karşıma aniden üçe ayrılan bir çatal çıktı. Toprak yollar doğuya, batıya ve güneye doğru uzanıyordu. Civarda ne bir tabela vardı ne bir işaret, ne de gidip adres sorabileceğim ev veya insan! Bir köpek bile yoktu görünürde. Sadece sonbahar rüzgârının dallarda hışırdayan sesi! Hangi yöne sapmam gerektiğini bilmiyordum, yolların her birini hava kararmadan deneyecek gücüm de kalmamıştı, vaktim de.

Ayşe Kulin - Dönüş | Remzi Kitabevi, Roman, 296 sayfa, Mayıs 2013.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap