mehmet gündem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mehmet gündem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Eylül 2014 Perşembe

Lüzumlu Adam İshak Alaton

Lüzumlu Adam İshak Alaton, Mehmet Gündem  tarafından yazılmıştır. http://kitapgalerisi.com'da % 30 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. |  Alfa Yayınları, Biyografi, 9786051064499, 306 Sayfa, Ağpustos/2014
Kitabın 122. ve 123. sayfalarından  tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.

SADECE İŞ ORTAĞIYIZ

Farkında olmadan biz çok ileriyi görmüş, planlamış ve çok doğru, çok önemli bir iş yapmışız.
Daha o tarihlerde, yani ortaklığın ilk yıllarında iş hayatı ile özel hayatın ayrımına vardık.
Ailelerimizi görüştürmedik, ortaktık ama iş hayatının dışında kendi özel hayatımızı da kurduk, pek birbirimize gidip gelmedik, yüz göz olmadık. Hafta sonlarında, tatillerde farklı yerlerde yaşadık.
İş hayatında birlikte çalışan insanların aralarının zaman içinde bozulmasına en fazla eşlerinin sebep olduğuna şahit olduk. Fazla samimiyet ve içiçelik zamanla kıskançlıklara ve çekişmelere yol açıyor. Bu olumsuzluklar da doğal olarak eşlere yansıyor ve çoğu zaman yıl' larca dost veya ortak olan bu iş insanlarının arası açılıyor, kırk yıllık dostluklar bir hiç uğruna düşmanlığa dönüşüyor, birlikte başarılmış büyük ortaklıklar bozulmaya gidiyor.
Bu insanlar arası ilişkilerdeki zafiyeti erken zamanda gözlemlediğimiz için eşlerimizin samimi ilişkiler kurmalarını önleme yolunu seçtik. Zaten, tesadüfen de olabilir çok farklı iki mizaca sahip insanlar oldukları için hiçbir zaman yakınlaşma olmadı. Üzeyir'in eşi Halep doğumlu, Ortadoğu kültürüne açık bir insan, benim eşim ise Çekoslovakya'da doğmuş ve ailesiyle İkinci Dünya Savaşı sonra-, mülteci olarak İsveç'e sığınmış, Batı Avrupa kültüründe yetişmiş, edebiyat ve klasik müzik meraklısı bir insan. Bu endişemiz de böylece kendiliğinden yoluna girmiş oldu.
 Tabii bunlar masaya oturup bir seferde alınan kararlar değil, defalarca süren tartışmalarla ulaşılan bir seviye, akıl yolu... Aslında bizim yaptığımız birbirimizi eğitmektir. Yani daha iyiyi nasıl buluruz diye bir eğitim yaşıyoruz, ama bunun da o dönemde pek bilincinde değiliz, fakat konuşurken amacımız hep bir çözüm yolu bulmak ve bu çözümün uzun vadede de geçerli olması, çözümün son kullanım tarihinin mümkün olduğu kadar ileriyi işaret etmesi... Tabii ortaklıkta bu tür süreçler bağları ve birlikteliği de kuvvetlendiriyor, pekiştiriyor. Aynı zamanda birbirimize olan güveni de arttırıyor; "Bu insan, benim iyiliğimi isteyen insandır," diyoruz birbirimize. En önemlisi, açık ve samimi tartışma ve çare üretme kanallarını acık tutma merakımız...
Ortakların birbirleri için. "O olmasaydı ben bu noktaya geleme-yebilirdim" diyebilmesi çok önemlidir.
İtiraf etmeliyim ki, Üzeyir ile ikimizin arasındaki bu iletişimde ben daha çok ona medyun-u şükranım. Çünkü o kendini ispat etmiş, önemli bir şirketin başmühendisi olmuş, üniversiteyi birincilikle bitirmiş. Teknik Üniversite'yi birincilikle... Ve 21 yaşında Teknik Üniversite'yi bitiren tek öğrenci olmuş, adam daha o yaşta tarihe geçmiş... Böyle bir adam benimle ortak oluyor, bu benim için çok büyük bir kazanç. Ben ona çok büyük bir saygıyla bakıyorum. Sevginin yanında saygım da var, saygı duyuyorum. O da bana aynen mukabele ediyor. Ben ondan iki yaş büyüğüm.
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

20 Aralık 2013 Cuma

Lüzumsuz Adam İshak Alaton

Lüzumsuz Adam İshak Alaton, Mehmet Gündem tarafından yazılmıştır.http://kitapgalerisi.com'da %30 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. | Alfa Yayınları, Biyografi, 9786051066653, 491 Sayfa, Aralık/2012
Kitabın 240. ve 241. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.

CEVAPSIZ SORULAR


İçimden bin türlü şey geçiyor.                                                 
Ne oldu, neden öldürdüler, kim yaptı, neden Eyüp Mezarlığı? Ne yapıyordu orada? Yoksa zorla mı götürdüler, öldürdükten sonra oraya mı attılar?
Hiçbir şey bilmiyordum.
Üzeyir'in orada ne işi var, belki de karıştırmışlardır, ölen başkasıdır, Üzeyir değildir...
İnsan her durumda yine bir umut arıyor...
İlk anda bunlar geçti aklımdan.
Sonra herkesin sorduğu soruyu ben de sordum kendime.
Eyüp Mezarlığ'ında ne arıyordu? Mevlana Küçük Hüseyin Efendi kimdir, Üzeyir'in onunla nasıl bir ilgisi var?
Bana hiçbir zaman açmadı bu mevzuu. Öyle gizli tutmuş ki kimse bilmiyor, karısı ve çocukları dahil hiç kimse bilmiyor...
Sadece bir kişi biliyormuş, Cemal Usta. Alarko'nun eski bir çalışanı.
Bizde 30 yıl ustabaşı olarak çalıştıktan sonra emekli olmuş Cemal Usta. Tabii o süre içinde Üzeyir'in de dostluğunu kazanmış Cemal Cumalı. Bulgaristan göçmeni.
Hepimizin merak ettiği "Mevlana Küçük Hüseyin Efendi ile Garih arasında nasıl bir yakınlık var?" sorusuna Cemal Cumalı cevap veriyor:
"1992 yılında Üzeyir telefonla Cemal Usta'yı aradı ve acele gelmesini istedi. Buluşma yeri olarak da Eyüp Mezarlığı'm tarif etti. Cerrıal Usta bu duruma şaşırsa da hayır demedi ve hemen söyle-ilen yere gitti- Üzeyir Garih onu mezarlığın kapısında karşıladı. Biraz sohbetten sonra önde Üzeyir, arkada Cemal Usta mezarlıkta yürümeye başladılar.
Üzeyir bir kabrin başında durdu;
'Bak Cemal Usta, benim bir işim var, bunu sen yap. Yalnız senden bir ricam var, bunu kimseye söylemeyeceksin,' dedi ve o mezarda yatan Mevlana Küçük Hüseyin Efendi'yi anlattı."

KÜÇÜK HÜSEYİN EFENDİ SIRRI

1855'te doğan Mevlana Küçük Hüseyin Efendi, 1932'de vefat eder. Kabri, Garih'in babasının dostu olan Mareşal Fevzi Çakmak'ın mezarıyla yan yanadır.
Üzeyir Garih "Cemal Usta, burada yatan zat benim için çok değerlidir," diye söze başlamış.
Hikâyenin aslı şu:
Babası Osmanlı Sarayı'nın son diş hekimlerinden. Şişli'de altı katlı bir apartmanı var. Küçük Hüseyin Efendi de orada zemin katı kiralamış. Yalnız başına münzevi bir hayat. Evlenmemiş. Mevlevi şeyhi ve manevi bir dünyası var. Zaman içinde Üzeyir'in babası da bu dünyayı keşfediyor.
Önce kızı oluyor Ezra Garih'in ve hayal kırıklığı yaşıyor, İlk çocuğun erkek olmasını bekliyor. Olmayınca üzülüyor ve hayal kırıkğını dile getiriyor Küçük Hüseyin Efendi'ye.
O da "Merak etme, en geç bir sene içinde senin erkek çocuğun olacak," diyor, galiba adını da söylüyor, Üzeyir koyarsın diyor.
Baba şokta, ama bunu bir işaret olarak görüyor. Çünkü "olacak" diyen bir adam var karşısında.
Ve bir yıl sonra ailenin ikinci çocuğu Üzeyir doğuyor.
Üzeyir'in hakiki ismi, doğum ismi Hezekiel'dir.
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

20 Kasım 2012 Salı

"Mehmet Gündem'den bir İshak Alaton kitabı daha: Lüzumsuz Adam İshak Alaton"


"Mehmet Gündem'den bir İshak Alaton kitabı daha: Lüzumsuz Adam İshak Alaton"

Mehmet Gündem, İshak Alaton’un “Lüzumlu Adam” kitabıyla başlattığı sıra dışı hayat hikayesini anlatmaya serinin ikinci kitabı “Lüzumsuz Adam”la devam ediyor…

Alaton diyor ki; “Erken yaşlarda, varlıklı olmanın ötesinde daha neler var diye kendime sormaya başladım. 65 yaşıma geldiğimde bir yazı yazdım. Yazının başlığı ‘Lüzumsuz olabilmek.’ ‘Yaşım ilerledikçe, bir yandan kalan zaman azalıyor, diğer yandan kütüphanemde okunmayı bekleyen kitapların adedi artıyor. Bu çelişkili duruma köklü bir çare bulmalıyım. Yaşam tarzımı değiştirmeliyim. Uykuda kaybettiğim zamanı asgariye indirdim. İşimle ilgili sorumluluklarımı genç kuşaklara daha hızlı devretmem, bu duruma çare olur… Bu yolda hızlı adımlar atıyorum. İşin başında kurucuların prensiplerini özümsemiş profesyonelleri görmek, benim için büyük kıvanç kaynağı oluyor… Gittikçe önemsizleşiyorum… Tamamen lüzumsuz olmayı, ömrümün taçlanması olarak görüyorum…’ Şimdi, 85 yaşımı doldurmuş olarak geriye bakıyorum da, epey bir mesafe aldığıma inanıyorum.

… Hayat zannedildiği kadar uzun değil. Zaman akıp gidiyor. Ne yaptıysan, ne için mücadele verdiysen sadece o kalıyor geriye… Unutma ki, ömür dediğin şey yaştan ibaret değil, yaşadıklarından ibarettir. Her şey küçük başlar, küçük adımlarla başlar… Olmadık zamanda olmadık engeller, problemler çıkar karşına ve sen hep sınanırsın… Tabii fırsatlar da… Karakterin ve tarzın oluşur yaşadıklarından.

İyi ki, bir miktar para kazandıktan sonra, daha fazla para sahibi olmanın çok önemli olmadığı kanaatine erken vardım… İyi ki, başarıyı sıradanlaştırdım, zenginliği çeşitlendirdim… İyi ki arayışlarım sürdü, “hayat boyu mücadelemin ne için olacağı” sorusu ile yüzleştim… İyi ki hep saygınlık aradım… İyi ki Üzeyir Garih’i tanıdım. İyi ki vaktinde işi profesyonellere bıraktım… İyi ki lüzumsuz olabilme yoluna girdim… İyi ki özgürleşip, ağırlıklarımdan kurtuldum… İyi ki tek bir kimlikle yetinmedim… İyi ki toplumsal sorumluluklara yöneldim. İyi ki, düşündüm, düşündüklerimi cesurca söyledim… İyi ki tehditlere kulak asmadım… İyi ki, kendimi ve toplumu, yani sizleri sorguluyorum… İyi ki günahlarımızdan arınalım dedim… İyi ki ‘erken öten horoz’ oldum.

Her günü daha kâmil ve daha faydalı bir insan olma amacı ile yaşıyorum…

Mehmet Gündem, Lüzumsuz Adam İshak Alaton, Alfa Yayınları, Kasım 2012.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

22 Temmuz 2011 Cuma

FETHULLAH GÜLEN'LE 11 GÜN - MEHMET GÜNDEM

Dünyada beklentilerim değil, derdim oldu. Aynı derdi terennüme devam edeceğim; şartlar ne olursa olsun, sözüme kıymet verenleri eğitim faaliyetleri için dünyanın dört bir yanma koşmaya teşvik edeceğim... Mezara konulurken bile fırsatım olursa yine, gidin okul açın, Türk dilini dünya dili haline getirme mevzuunda gayretten dur olmayın diyeceğim. Esnafımıza dünyanın dört bir yanma sürgünler halinde açılın ve sonra ağaçlar haline gelin, lobiler oluşturun ve Türkiye'yi destekleyin; dünyadan kopmuş bir Türkiye'nin ayakta durması mümkün değildir, demeye devam edeceğim. Türkiye'nin davası büyük bir davadır. Ona topyekûn bir milletin, Milli Mücadele'de olduğu gibi sahip çıkması lazımdır, demeye devam edeceğim. Bu hususta sesimi kesecek ve bana bunları söyletmeyecek bir kanun da bilmiyorum. Ben her zaman milletimin yanında oldum. Gönlümü dolduran şeyler belli olduğu gibi, duruşum da çok nettir...
  • Genel Özellikler
  • Eser Adı : FETHULLAH GÜLEN'LE 11 GÜN
  • Yayın Evi : ALFA
  • Barkod : 9786051063102
  • Isbn : 9786051063102
  • Sayfa Sayısı : 332
  • Basım Tarihi : MART / 2011
  • Ebat : 17 X 11
  • Yazar : MEHMET GÜNDEM