perihan mağden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
perihan mağden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Eylül 2014 Çarşamba

Haberci Çocuk Cinayetleri

Haberci Çocuk Cinayetleri, Perihan Mağden tarafından yazılmıştır. http://kitapgalerisi.com'da % 30 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. | Everest Yayınları, Roman, 9786051417707, 118 Sayfa, Eylül/2014
Kitabın 34. ve 35. sayfalarından  tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.

 Bütün adalelerim hareket ederken ağrıyor, bacaklarım tir tir titriyordu- Sokaklar sokakları kovaladı; nereye gittiğimden tam da emin olmadan oradan oraya sapıyordum. Birden kendimi Mösyö Jacob'un yeşil tahta kapılı sahaf dükkânının önünde buldum. Şehre her dönüşümde bilerek ya da bilmeyerek kendimi hep bu ördek yeşili tahta kapının önünde bulur, her defasında da, aman buraya geldiğim ne iyi oldu, diye hoş bir sevince kapılırdım.
Yıllar önce biri, kapının üstüne çakısıyla "Moi aussi" yazmıştı. Mösyö Jacob bu vandallık karşısında ağzından köpükler saçarak bağırmış, gözleri çakmak çakmak yeni bir kapı alıp taktırmaya, üstüne ise burada söylemekten hicap duyacağım bir laf yazmaya yemin etmişti. Ancak yeşil kapının üstündeki laf öylesine manalı, çakı öylesine maharetliydi ki, kısa zamanda müşteriler de, şehrin namlı sahafı Mösyö Jacob da dükkânı o yazı yüzünden daha da çok sever olmuşlardı. Moi aussi.
Mösyö Jacob'u gördüğüme ne kadar sevinirsem sevineyim ikimizin karşılaşması biraz mesafeli oldu. Tabiatım gereği karşılaş-ma ve ayrılmalarda tutuk davranırım. Oysa bu şehrin insanları birbirine rastlayınca coşkuyla kucaklaşır, gözlerine birkaç damla ışıltı yerleştirmeyi bile kolayca başarırlar.
Mösyö Jacob bu şehre kırkından sonra göç ettiği için benim bu soğuk tavrımı yadırgayıp gücenecek biri değildi. Nitekim öyle de oldu, canlı bir tavırla, "Ne aradığınızı bilmez miyim efendim," dedi. "Siz yine at terbiyecisi biyografilerinin peşindesinizdir."
Müptela bir kişiliğim olduğu söylenemez; ama biyografilere, özellikle at terbiyecilerinin ciltler tutan biyografilerine epeycedüşkünüm.
"Ne demezsiniz, Mösyö Jacob," dedim. "Inanın, şu sıralar uzun ve çetrefil bir biyografi için üç hafta uyumamaya hazırım."
"Aaaah, ah!" diye yerindi Mösyö Jacob. "Tam size göre bir parça vardı. Bay Kurtbilgini diyeceğim, işte ismi hatırlanmayacak bir şahsiyet; yeni müşterilerimden biri... îki-üç gün oluyor- geçen çarşambaydı; tam beş gün olmuş, gelip tam aradığınız gibi bir at terbiyecisi biyografisini aldı gitti. Uğrar uğramaz size yollar, kitabı ondan almanız için..."
"Kimmiş bu Bay Kurtbilgini?" diye hışımla lafını kestim. "Ne günlere kaldık! Ben gidip kurtların kaçgöç zamanları üstüne kitaplar satın alıyor muyum? Herkesin her şeyle ilgilendiği bu çağdan tiksindim inanın, Mösyö Jacob."
Benim en ihtiyaç duyduğum anda, kalkıp böyle nadide bir parçayı Bay Kurtbilgini'ne sattığı için Mösyö Jacob'tan da tiksin-miştim doğrusu.
"Sormayın," dedi Mösyö Jacob. "Sormayın. Herkes her şeyin peşinde artık. Geçen gün bir mühendis kendisi için pembe kaplı bir bale kitabı satın aldı. Bir kuyumcu ise en nadide tarih atlaslarımdan birini tirink diye satın almaz mı? Okuma yazması olduğundan bile şüpheliyim. Bir kitap alma hevesidir gidiyor."
"Söyleyin lütfen, kim bu Bay Kurtbilgini?" diye tısladım. "İsmi olmasa da, cismi olduğu muhakkak."
"Valla cismi de ismi gibi hatırlanmayacak bir adam, inanın," dedi Mösyö Jacob. "Kurt bilimi konusunda ilim irfan sahibi doğrusu, uzun yıllarını bu işe adamış. Şimdi geçimini temin için borsa simsarlığı yapıyormuş. Şöyle silik soluk, terbiyeli adamın teki işte. Rica ederim, üstüme gelmeyin."
Suratına öylesine nefretle bakıyordum ki, Mösyö Jacob boncuk boncuk terlemeye başlamıştı.
"Pekâlâ, Mösyö Jacob," dedim. "Bir biyografi parçası için sizi üzmek istemem. Ama ne yapıp edip ciltlerin elime varmasını sağlarsanız size müteşekkir olacağım. Üstelik tam da yolculuktan döndüğüm şu günlerde..."
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

17 Eylül 2014 Çarşamba

İki Genç Kızın Romanı

İki Genç Kızın Romanı, Perihan Mağden tarafından yazılmıştır. http://kitapgalerisi.com'da % 30 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. |  Everest Yayınları, Roman, 9786051417714, 272 Sayfa, Eylül/2014
Kitabın 150. ve 151. sayfalarından  tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.

Çıkıyorlar ordan. Daha asansörde, nerden atıldığı belirsiz bir ok gibi, bir sıkıntı saplanıyor yüreğine. 1 Ekim Pazartesi 1 Ekim Pazartesi. Tarihi tekrar ediyor kafasında habire.
O günün tarihi önemli değil, hiç de. Kurs parasını geri almalarından itibaren, hiçbir şey de olmayacak zaten. Ama 1 Ekim Pazartesi, 1 Ekim Pazartesi diye çevirmeden kafasında edemiyor. Behiye.
Belki de ne kadar az zaman geçtiğini hatırlatmak için kendine. Ne kadar az zamanda, ne kadar çok şey olduğunu hatırlatmak için. Şaşırmak için bu yoğunluğa. Şaşırtmak için kendini. Az Zaman. Azzz. Zaman azzzz.
Bir nefes nefeslik kaplıyor içini. 1 Ekim Pazartesi yi topaç-lamamalıydı zihninde. İstemedi ki. Geldi girdi kendi kendine. Girdi ve sanki zararsız bir ŞEYmiş, zararsız bir tekrarmış gibi öyle döndü durdu sisteminde.
içi sıkıştı Behiye'nin. îçini sıkıştırdı. Pırpır ediyor içi şimdi. Yetişmeliyim, yetiştirmeliyim, çabuk olmalıyız, ÇABUK. Neye?Nereye Behiye? Bunu sorarak çekidüzen vermeye çalışıyor içine. Handan cıvıl cıvıl yanında, konuşuyor. Dinlemiyor Handan'ı. Dinler gibi yapıyor ama. Cümlelerinin sonunda bir yerlerde, "Hıı," diyor, "öyle mi oldu?" Dinleyen insan lafları bulup ediyor. İçi öyle altüst ki şimdi, dinlemesine imkân yok Handan'ı. O an, orada, Handanla olmasına imkân yok.
içi daralıyor, içi sıkışıyor. Dönüyor içi. Olduğu yerde sıkışmış bir pervane gibi. Hiçbir işe yaramayan. Sadece sıkıştıran bir pervane. Dönen habire. Faydası yok bu dönmelerin. Faydasız Pervane. Git içimden! Git! Bırak beni.
Çiçek Pazarı'ndaki o şahane manavlardan birinden, yarım kilo çilek alıyor Handan. Çok kocaman çilekler; çok kırmızı, çok kokulu, çok güzeller. Hakiki olamayacak kadar güzeller. Fazla sert, fazla mükemmeller. Hormonlu çilekler. Hormon çilekleri. Sahte! Sahte Çilekler.
SAHTE takılıyor bu defa zihnine. Gerçek mi yaşadıklarım Handanla? Hakiki mi o; peki ben hakiki miyim? Hakiki Behiye kim? Nerde hakiki Behiye; var mı öyle biri? Bir gün ortaya çıkabilecek mi; çıkacak mı peki?
Handan bir çileği tutmuş sapından uzatıyor. "N'olur yesene, hiç olmazsa bi tane Behiye."
Alıp ağzına atıyor çileği. Dönüp Handan'a bakıyor. HİÇ OLMAZSA Bİ TANE. Handan var artık hayatında. Niye içinin eskisi gibi olmasına izin veriyor ki? O var yanında. O artık başka bir Behiye. Handanlı Behiye. Neden unutuyor ki? Neden durulmuyor; neden rahat bırakmıyor ki içi Behiye'yi?
"Gidip sana yeni bir hat alalım Handan."
"Olur Behiyem."
Yeni bir hazır kart hattı alıyorlar Handan'a: Yeni bir numara. Handan hiçbir huysuzluk yapmıyor Turkcell dükkânında. Öyle iyi huylu ki Handan, Behiye'nin içi eriyor.
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

13 Aralık 2012 Perşembe

"Everest Yayınları'ndan kitap almanın tam zamanı.."


Everest Yayınları‘ndan kitap almanın tam zamanı…

Everest Yayınları‘ndan çıkan kitaplar KitapGalerisi‘nde %30 indirimde..

Siparişleriniz aynı gün kargoda… Kapıda ödeme seçeneği başlamıştır…

75 TL ve üzeri alışverişlerde kargo ücretsizdir...

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

2 Kasım 2012 Cuma

Günün kitap önerisi: "Perihan Mağden - Yıldız Yaralanması"




Günün kitap önerisi: "Perihan Mağden - Yıldız Yaralanması"

BİRİNİN BAŞLATTIĞI YANGINI BAŞKA BİRİ SÖNDÜREMİYOR…

Dönmemiş Yıldız. Dönseydi duyar uyanırdı zaten. Beni yaraladı yine, diye düşünüyor. Sonra da yok oldu. O bitmeyen ufak kaçamaklarından birine gitti. Nereye gitti ki? Cengiz Bey’le Maldivler’e gidiyor yarın! Teo Man, diye geçiriyor içinden, anında içi üşüyor. Tabii ya, onunla olmaya gitti. Cengiz Bey’le bir nevi mecburiyetten çıktığı seyahatten önce, hakiki aşkına koştu. Kavuştu. “Beni niye yaraladın peki? Beni niye hep, habire yaralıyosun? Neyim ben? Kırıp dökeceğin oyuncak bi bebek mi?”

Hikmet Hanım’ın saçının kesildiği gece “oyuncak” demesi geliyor aklına. Haklı işte! Ahçı da haklı, Muhittin de. Onu Yıldız’a karşı uyarmakta haklılar. “Hıncını benden çıkarıyosun. Annenin sana yaptıklarının, herkesin sana yaptıklarının hıncını, intikamını“ Aynaya bakarak bağıra bağıra söylüyor bu lafları.



Perihan Mağden Biyografisi :

Perihan Mağden 1960 İstanbul doğumlu. Robert Kolej ve Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji bölümünü bitirdi. Köşe yazıları yazmaya başlamadan önce 3 yıl Asya'da dolaştı. Hindistan, Japonya ve ABD'de bulundu, çeşitli işlerde çalıştı.

1997-2005 yılları arasında Radikal gazetesinde çalıştı. 2005 sonbaharında Yeni Aktüel dergisinde köşe yazıları yazmaya başladı. 2006 Ekim'inden itibaren de bir süre RED dergisinde yazıları yayımlandı. 2007 Şubat ayından itibaren yine Radikal'de köşeyazıları yazmaya başladı.

İki Genç Kızın Romanı adlı kitabı Kutluğ Ataman tarafından İki Genç Kız adıyla filme çekildi.

2008 yılında Mağden'in ilk romanı olan Haberci Çocuk Cinayetleri, Hollanda ve Rusya`da yayınlandı.

Hollanda`da Hamide Doğan tarafından Felemenkçeye çevrilen Haberci Çocuk Cinayetleri adlı kitap, Athenaeum-Polak & Van Gennep tarafından basıldı.

Rusya`da ise Mağden, kitabın yayınlanmasıyla birlikte Moskova`daki Gayatri Yayınevi`nin ilk Türk yazarı oldu.

3 Kasım 2011 tarihinden itibaren Taraf Gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır.

Son romanı Yıldız Yaralanması, 2 Kasım 2012 tarihinde Everest Yayınları etiketiyle çıktı.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

24 Ekim 2012 Çarşamba

"Perihan Mağden okurlarına müjde..."


Perihan Mağden'in merakla beklenen yeni romanı "Yıldız Yaralanması" 3 Kasım'da Everest'ten çıkıyor...

BİRİNİN BAŞLATTIĞI YANGINI BAŞKA BİRİ SÖNDÜREMİYOR…

Dönmemiş Yıldız. Dönseydi duyar uyanırdı zaten. Beni yaraladı yine, diye düşünüyor. Sonra da yok oldu. O bitmeyen ufak kaçamaklarından birine gitti. Nereye gitti ki? Cengiz Bey’le Maldivler’e gidiyor yarın! Teo Man, diye geçiriyor içinden, anında içi üşüyor. Tabii ya, onunla olmaya gitti. Cengiz Bey’le bir nevi mecburiyetten çıktığı seyahatten önce, hakiki aşkına koştu. Kavuştu. “Beni niye yaraladın peki? Beni niye hep, habire yaralıyosun? Neyim ben? Kırıp dökeceğin oyuncak bi bebek mi?”

Hikmet Hanım’ın saçının kesildiği gece “oyuncak” demesi geliyor aklına. Haklı işte! Ahçı da haklı, Muhittin de. Onu Yıldız’a karşı uyarmakta haklılar. “Hıncını benden çıkarıyosun. Annenin sana yaptıklarının, herkesin sana yaptıklarının hıncını, intikamını-“ Aynaya bakarak bağıra bağıra söylüyor bu lafları.

Perihan Mağden, Yıldız Yaralanması, Kasım 2012, Everest Yayınları.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

19 Temmuz 2011 Salı

YAZ KİTABI - PERİHAN MAĞDEN

Perihan Mağden'den tüm yaz okunacak bir kitap; Yaz Kitabı... 

Özel hayatlarını kamuya iştahla açan köşe yazarlarıyla, insanın toplumsal bir malzeme olduğunun bilinciyle kendini okurlarının gözünün önünde didikleyen Perihan Mağden arasındaki farkı en iyi anlatacak olan yine yazılarından başka bir şey değildir. 

Bu yazılar bir YAZ KİTABI’na dönüşerek hiç dinmeyen bir sorgulamanın sesini taşıyor okurlara…