ahmet ümit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ahmet ümit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Haziran 2014 Çarşamba

Sis Ve Gece

Sis Ve Gece, Ahmet Ümit tarafından yazılmıştır. http://kitapgalerisi.com'da %30 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. | Everest Yayınları, Roman, 9789752897373, 265 Sayfa, Kasım/2013
Kitabın 133.sayfasından  tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.
On Dördüncü Bölüm

Asayiş şubesi bizim gelmemizle şenleniyor. Hâlâ yalvarmayı sürdüren iki kulampara, sürekli olarak gözlüğünü ve avukatını isteyen otelci, çocukların isterik gülüşmeleri, meraklı polisleri başımıza topluyor. Neyse ki nöbetçi başkomiser becerekli biri çıkıyor da işleri düzene sokuyor. Otelciyi, iki kulamparayı ve çocukları alt katta ayrı ayrı odalara alıyorlar. Bize de biraz mırın kırın ettikten sonra Neco'yu sorgulamamız için ikinci katta, penceresiz, küçük bir oda veriyorlar.
Neco sokulduğu sıkıntı verici odanın ortasındaki masada sessizce oturmuş, başına gelecekleri bekliyor. Alnını duvara çarpmaktan oluşan morluk, güzel yüzünde bir leke gibi duruyor. Oteldeki hırçınlığının yerini endişeli bir uysallık almış. Ama onun bu haline bakıp da teslim olduğunu, ilk sorularımızla çözüleceğim sanmak saflık olur. Kafasının içinde neler döndüğünü ancak şeytan bilir.
Asayiş şubesiyle aramızdaki küçük pürüzleri çözdükten sonra Neco'nun sorgusuna başlayabiliyoruz. Mustafa, onun arkasına geçip ayakta dikiliyor, ben karşısındaki iskemleye oturuyorum. Neco bir tür savunma mekanizmasıyla olsa gerek, masanın üzerinde duran ellerini çekiyor, göremeyeceğimiz bir yere, büyük olasılıkla dizlerinin üstüne indiriyor.
"Bak, Neco," diyorum. "Adam dövmeye meraklı değilim. Oteldeki gibi çıkıntılık yapmazsan, canını yakmayız. Ama bizi uğraştırmaya kalkarsan..."
Neco'nun yeşil beneklerle harelenen ela göz bebekleri hızla hareket ediyor.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

2 Aralık 2013 Pazartesi

Beyoğlu Rapsodisi

Beyoğlu Rapsodisi, Ahmet Ümit tarafından yazılmıştır. http://kitapgalerisi.com'da %30 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. | Everest Yayınları, Roman, 9789752897380, 408 Sayfa, Kasım/2013

Kitabın 224. ve 225. sayfalarından  tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.

Yirminci Bölüm

Kenan, Beyoğlu'nun Galata'ya yakın bölümünde Serdar-ı Ekrem Sokak'taki Doğan Apartmam'nın üst kattaki dairelerinden birinde oturuyordu. Doğan Apartmanı, 1892 yılında Helbig Apartmanları adıyla yapılmış, Beyoğlu'nun benzersiz binalarındandı. Kenan'ın yüz küsur yıllık bu apartmanda bir daire almasının nedeni, ne odaların genişliği ne tavanın yüksekliği ne de ofisine yakın olmasıydı. Kenan bu daireyi seçmişti çünkü; pencereleri Sultanahmet Camii'nin ince minarelerini, Ayasofya'nın sağlam gövdesini, ağaçlar arasından ansızın ortaya çıkıveren Topkapı Sarayı'nın kulelerini, sisler içindeki Kadıköy'ü, binaların birbirinin üzerine yığılmış gibi durduğu Üsküdar sırtlarını içine alarak, bakarken bile insanın içine serinlik veren İstanbul Boğazı'nın girişine kadar uzanan muhteşem bir manzaraya açılıyordu. Benim evin manzarası da harikaydı, Boğaz'ın bütün güzellikleri gözlerimizin önündeydi ama Kenan'ın pencereleri sadece doğaya değil, tarihe de bakıyordu. însan bu pencerelerden, eskilerin deyimiyle, "Frenk Beyoğlu'ndan, Müslüman İstanbul'a" bakar gibiydi.
"Bu manzarayı görmeyeceksem İstanbul'da yaşamanın ne anlamı var?" diyen Kenan, daireyi almak için harcadığı paranın yarısı kadarını da dekorasyon ve evin kullanışlı hale getirilmesi için harcamıştı. Duvarları Kenan'ın dünyanın her yanında çektiği fotoğraflar, Afrika'dan, Hindistan'dan getirdiği masklarla kaplanmış olan salona girip, insanın nefesini kesen o manzaraya baktığımda, içimden Kenan'a hak verir, "İşte İstanbul'da yaşamanın ayrıcalığı," diye düşünürdüm, fakat bu defa böyle düşünmeye fırsat bulamadım. Kapıda Kenan'ın burada ne işin var, diye soran gözleri ve memnuniyetsiz suratıyla karşılaşınca, İstanbul'un muhteşem manzarasını görme isteğimi kaybettim. Elimde pizza kutularıy-la, kapının önünde öylece kalınca, "Ne o Kenan, beni içeri almayacak mısın yoksa?" diye söylendim.
"Buyur, buyur," dedi mahcup bir tavırla, "hiç olur mu?"
Kapıdan içeri süzülürken sitemimi sürdürdüm.
"Ne bileyim oğlum? Sanki yabancı biriymişiz gibi dikildin karşımıza."
"Ya kusura bakma Selim. Aklım şu dosyalarda kaldı. Sen kapıyı çaldığında onları okuyordum da..."
İlgilenmiyormuş gibi görünerek salona yöneldim. Yürürken sormadan da edemedim:
"Nasıl, ipucu filan bulabildin mi bari?"
Şakacı bir tavırla sormuştum, Kenan ciddiye aldı.
"Abi, bu iki cinayet gerçekten birbiriyle bağlantılı olabilir. Dosyaları okuyunca kuşkularım iyice arttı."
Konuşurken yanım sıra yürüyordu.
"Karar vermekte biraz acele etmiyor musun?" diyerek salonun girişinde durdum.
"Henüz bir karara varmış değilim." O da durmuştu. "Yarın adamları görmeye gideceğim. Belki ondan sonra..."
"Katillerle mi görüşeceksin?"
Bir an nasıl tepki vereceğini bilemedi, sonra alaycılığı seçti, sağ elinin işaretparmağını sallayarak, ikimizin de çok iyi bildiği klişe cümleleri sıraladı.
"Cinayetten hüküm giyene kadar hiçbir zanlı katil değildir. Hatta hüküm giyse bile katil olmayabilir..."
Tam düşündüğüm gibiydi, Kenan olaya balıklama dalmıştı. Artık onu hiç kimse, hiçbir güç bu soruşturmadan geri çeviremezdi.
"Haklısın, hukuk öyle söylüyor," diyerek kapattım konu-yu. Başımla, kucağımda tuttuğum paketleri gösterdim. "Piz-zaları mutfakta mı, yoksa salonda mı yiyeceğiz?"
"Salonda yeriz. Sen içeri geç, ben de bıçak, çatal filan gebreyim."

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

20 Kasım 2013 Çarşamba

Aşk Köpekliktir

Aşk Köpekliktir, Ahmet Ümit tarafından yazılmıştır. http://kitapgalerisi.com'da %30 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. | Everest Yayınları, Roman, 9789752897434, 190 Sayfa, Kasım/2013

Kitabın 63. sayfasından  tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.

Aşk Bir Özentidir!
Haberi okuduğumda gözlerime inanamamıştım. Nail Bey'in bir adamı öldürdüğünü yazıyordu. Hem de bir zamanlar müdürlüğünü yaptığı tutukevinde yatan eski bir hükümlüyü.
Tutukevi müdürü deyince, astığı astık, kestiği kestik biri gelmesin aklınıza. Nail Bey tam bir gönül adamıdır. Bizim tanışmamız da benim tutukluluğum sırasında olmuştu. Yazdığım bir yazıdan dolayı iki ayımı tutukevinde geçirmek zorunda kalmıştım.. Kitaplarımın bazılarını okumuştu. Cezayı veren o olmamasına rağmen bir yazar olarak benim tutukevine girmemden sanki kendisi sorumluymuş gibi benden defalarca özür diledi. Bu durumdan utanç duyduğunu söyledi. Bana asla bir mahkûm gibi davranmadı. Dizüstü bilgisayarımı getirmeme, yazılarımı yazmama izin verdi. Yasalar izin verse, tutukevi yerine geceleri beni evine götürmekten bile çekinmezdi. Nitekim eşi Leyla Hanımla da tanıştırdı beni. îkisiyle de dost oldum. Cezamı tamamladıktan sonra da görüşmelerimiz sürdü. Yayımlanan her kitabımdan onlara da gönderdim. Tutukevinde yaşanan olayları eksen alan romanım için tutuklularla görüşme yapmama izin verdi,
O iki aylık tutukevi günlerinin tek olumlu yanı, Nail Bey gibi bir insanı tanımış olmamdı. Hayır, yalnızca bana karşı iyi davranmıyordu. Tüm tutuklulara karşı son derece hoşgörülü, adil, anlayışlı bir tavrı vardı. Kaldığım iki ay boyunca kimseye şiddet uygulattığını görmedim.
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

30 Mayıs 2013 Perşembe

Raymond Chandler - Küçük Kız Kardeş | Kitaptan okuma parçası

# Raymond Chandler - Küçük Kız Kardeş | Kitaptan okuma parçası #

Raymond Chandler külliyatı Everest Yayınları'nın Polisiye Cepte dizisinde devam ediyor. Serinin altıncı kitabı Küçük Kız Kardeş (The Little Sister), yine Ahmet Ümit editörlüğünde ve Pınar Güncan'ın çevirisiyle dilimize kazandırıldı. Amerikan polisiyesinin efsane yazarı Raymond Chandler'ın bu kitabından da tadımlık bir okuma parçasını zevkle paylaşıyoruz...

                     

- 1 -

Kapının buzlu camında , boyası pul pul kabarmış siyah harflerle "Philip Marlowe... Araştırma-İnceleme" yazıyor. Epeyce döküntü bir koridorun sonunda epeyce döküntü bir kapı. Bina ise fayans kaplı banyoların uygarlığın temeli kabul edildiği yıllardan kalma. Kapı kilitli, ama hemen yanındaki açık kapıda da aynı şey yazıyor, onu kilitlemiyorum. Buyurun, girin. İçeride benden başka kimse yok, ha bir de kocaman bir kurtsineği. Ama Kansas'taki Manhattan'dan geliyorsanız, sakın girmeyin.

California'da baharın ilk günlerinde, o yoğun sis bastırmadan önce görülen açık, parlak yaz sabahlarından biriydi. Yağmurlar sona ermiştir. Tepeler hâlâ yemyeşildir ve Hollywood tepelerinin karşısındaki vadiden yüksek dağlardaki karı görebilirsiniz. Kürkü dükkânları yıllık indirim ilanlarına başlamıştır. On altı yaşındaki bakireler konusunda uzmanlaşmış randevuevleri tapu-kadastro işleri yapmaktadır. Ve Beverly Hills'te jakaranda ağaçları çiçek açmaya başlamıştır.

Beş dakikadır kurtsineğini takip ediyor, bir yere konmasını bekliyordum. Ama o konmak istemiyordu. Kanatlarını açıp süzülmek, bir yandan da Pagliacci'nin prolog bölümünü söylemek istiyordu. Sinekliği havaya kaldırmış tetikte bekliyordum. Masanın köşesine ufak bir parça parlak gün ışığı vuruyordu, eninde sonunda oraya konacağını biliyordum. Ama bunu yaptığında, ilk başta onu göremedim bile. Vızıltısı kesildi ve işte oradaydı. Tam o sırada telefon çaldı.

Sol elimi sabırlı ve yavaş hareketlerle milim milim hareket ettirerek telefona uzandım. Ahizeyi yavaşta kaldırıp, usulca konuştum: "Bir saniye bekleyin lütfen."

Ahizeyi yavaşça kahverengi kayıt defterinin üstüne bıraktım. Hâlâ oradaydı, mavi-yeşil parlıyordu ve günah doluydu. Derin bir nefes alıp sinekliği savurdum. Sinekten geriye kalan parça, odanın ortasına doğru süzülüp halının üstüne düştü. Sağlam kanadından tutup kaldırdım, çöp sepetine attım.

Telefonu kaldırınca, "Beklediğiniz için teşekkür ederim," dedim.

"Dedektif Marlowe'la mı görüşüyorum?" Fısıltı şeklinde çıkan bu oldukça telaşlı ses, küçük bir kıza ait gibiydi. Ona Dedektif Marlowe'la görüştüğünü söyledim. "Hizmetiniz karşılığında ne kadar alıyorsunuz, Bay Marlowe?"

"Ne gibi bir iş yaptırmak istiyorsunuz?"

Ses biraz sertleşti. "Size telefonda söyleyemem, elbette. Bu... bu çok gizli bir mesele. Bir fikrim olmadan büronuza gelip vakit kaybetmek istemedim."

"Günde kırk papel artı masraflar. Toptan fiyatına yapılacak bir iş olmadığı sürece."

"Bu çok fazla," dedi küçük ses. "Yüzlerce dolar tutabilir, oysa ben çok az maaş alıyorum ve..."

"Şu anda neredesiniz?"

"Bir drugstore'dayım. Büronuzun bulunduğu binanın tam karşısında."

"Buraya gelseniz, beş sent masraftan kurtulabilirdiniz. Asansöt ücretsizdir."

"Pa... pardon?"

En baştan aldım. "Yukarı gelin de sizi bir görelim," diye de ekledim. "Sorununuz benim anladığım türdense, size oldukça iyi bir öneri..."

Küçük ses çok kararlı bir şekilde, "Önce sizi biraz tanımalıyım," dedi. "Bu çok hassas bir konu, çok özel. Öyle herkese anlatamam."

"Bu kadar hassassa, belki de bir kadın dedektif tutmalısınız."

"Tanrım, kadın dedektifler de olduğunu bilmiyordum." Kısa bir sessizlik oldu. "Ama bir kadın dedektifin bu işe uygun olduğunu sanmıyorum. Çünkü Orrin çok bellalı bir semtte oturuyordu, Bay Marlowe. En azından ben öyle olduğunu düşündüm. Pansiyonun müdürü pek sevimsiz bir insan. İçki kokuyordu. Siz içer misiniz, Bay Marlowe?"

"Eh, mademki bu konuyu açtınız..."

"Ne tür olursa olsun içki kullanan bir dedektif tutacağımı sanmıyorum. Tütün bile tasvip ettiğim bir şey değildir."

"Bir portakal soymamın sakıncası olur mu peki?"

Hattın öbür ucundan nefesini ani bir hareketle tuttuğunu duydum. "Hiç olmazsa, bir beyefendi gibi konuşabilirsiniz," dedi.

"Üniversite kulübünü deneseniz, daha iyi olur." dedim. "Duyduğuma göre orada birkaç beyefendi kalmış ama kendilerini kullanmanıza izin verirler mi bilmem," deyip kapattım.

Doğru bir adımdı bu. Ama yeterli değildi. Hemen ardından kapıyı kilitleyip masanın altına saklanmalıymışım bir de.

---

Raymond Chandler - Küçük Kız Kardeş | Everest Yayınları, Polisiye Cepte, Çeviren Pınar Güncan, 320 sayfa, Mayıs 2013.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

9 Mayıs 2013 Perşembe

Dashiell Hammett - Türk Sokağı'ndaki Ev

# Dashiell Hammett - Türk Sokağı'ndaki Ev #

Türk Sokağı'ndaki Ev, Everest Yayınları'nın "Polisye Cepte" serisinin dizi editörlüğünü yapan Ahmet Ümit'in yayıma hazırladığı beşinci Dashiell Hammet kitabıdır. Dünya polisiye romanlarının gözbebeği yazarlarından biri olan efsane Hammett'ın daha önce yine Everest Yayınları'ndan çıkan kitapları: Malta Şahini, Ailenin Laneti, Kızıl Hasat, Sırça Anahtar. Hammett sadece polisiyeseverlere değil, tüm edebiyatseverlere hitap eden bir yazar...

                       

- Onuncu İpucu -

"Bay Leopold Gantvoort evde yoklar," dedi kapıyı açan uşak, "ama oğlu Bay Charles Gantvoort buradalar - onunla görüşmek isterseniz..."

"Hayır, Bay Leopold Gantvoort'la dokuzda ya da dokuzu biraz geçe sözüm vardı. Saat tam dokuz. Birazdan gelir herhalde. Beklerim..."

"Buyurun efendim."

Kenara çekilip girmeme izin verdi, paltomla şapkamı aldı, ikinci kattak bir odaya -Gantvoort'un çalışma odasına- götürüp bıraktı beni. Masadaki desteden bir dergi aldım, yanıma bir kül tablası çektim, yerleştim.

Bir saat geçti. Okumayı bırakıp sabırsızlanmaya başladım. Bir saat daha geçti - sıkıntıdan kıpır kıpırdım.

Alt katta bir yerde saat on biri çalmaya başladığında yirmi beş-yirmi altı yaşlarında, uzun boylu, ince, inanılmaz derecede beyaz tenli, saçlarıyla gözleri kopkoyu bir delikanlı girdi odaya.

"Babam henüz dönmedi," dedi. "Yazık, bu kadar da beklediniz. Size yardımcı olamaz mıyım? Ben Charles Gantvoort."

"Hayır, sağ olun," deyip bu kibarca sepetlenmeyi kabullenerek kalktım. "Yarın yine ararım."

"Kusura bakmayın," dedi usulca ve birlikte kapıya doğru ilerledik.

Tam hole varacakken, çıktığımız odanın bir köşesinde duran paralel telefon usulca çalmaya başladı ve Charles Gantvoort bakmaya giderken kapı aralığında bekledim.

Konuşurken sırtı bana dönüktü.

"Evet. Evet, evet!" -sertçe- "Ne? Evet" -bitkince- "Evet."

Yavaşça bana döndü. Yüzü solgun ve acılı, gözleri şaşkınlıktan çanak gibi, ağzı açık - telefon hâlâ elinde.

"Babam," diye inledi, "ölmüş - öldürülmüş!"

"Nerede? Nasıl?"

"Bilmiyorum. Polisti arayan. Hemen gelmemi istiyorlar."

Omuzlarını zor bela dikleştirip toparlandı, telefonu yerine koydu ve yüzü biraz yumuşar gibi oldu.

"Kusuruma bakmazsanız..."

"Bay Gantvoort," diye kestim özür dilemesini, "ben Continental Dedektif Acentesi'nde çalışıyorum. Babanız bugün öğleden sonra arayıp kendisine bu akşam bir özel dedektif gönderilmesini istedi. Ölümle tehdit edildiğini söyledi. Ama tam olarak anlaşmamıştık henüz, onun için isterseniz..."

"Tamam! Tuttum sizi! Polis eğer katili henüz yakalamamışsa elinizden geleni yapmanızı istiyorum."

"Oldu! Emniyet müdürlüğüne gidelim."

Emniyet müdürlüğüne giderken konuşmadık. Gantvoort direksiyonun üzerine eğilmiş, büyük bir hızla sürüyordu arabayı. Yanıtlanması gereken birkaç soru vardı, ama bu hızla hurdamızı çıkarmadan gidecekse, bütün dikkatini direksiyona vermesi gerekiyordu. Ben de rahatsız etmedim, sımsıkı tutunup sustum.

----

Dashiell Hammett - Türk Sokağı'ndaki Ev | Polisiye Roman, Çev. Sinan Fişek, 316 sayfa, Mayıs 2013, Everest Yayınları.

Bu alıntı tanıtım amacıyla yapılmıştır.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

3 Mayıs 2013 Cuma

Forbes 2012'de En Çok Kazanan Yazarları Açıkladı!

# Forbes 2012'de En Çok Kazanan Yazarları Açıkladı! #

Forbes Türkiye'nin Mayıs sayısında son altı yıldır yapılan en çok kazanan yazarlar listesi yer aldı.

Altı yıl öncesine göre epey yükseliş gösteren listede yer alan yazarlar ve telif gelirleri ilgi çekici.

2012'de en çok kazanan 20 yazarın toplam telif geliri 11 milyona ulaştı. Bu 20 yazardan sadece iki yazarın telif geliri 1 milyonu aşabildi.

        

Listenin zirvesinde Aşkın Gözyaşları kitabıyla alışılmadık bir çıkış yakalayan Sinan Yağmur var. Sinan Yağmur'un 2012'de 3 kitabı çıktı. Eski kitaplarının ve yeni kitaplarının toplam baskı adedi 1.3 milyonu buldu. Farklı yayınevlerinden kitapları çıkan yazarın 2012'deki telif geliri de 1.8 milyon oldu.

Listenin 2. sırasında Ahmet Ümit yer alıyor. Yazar, Everest Yayınları'na geçtiğinden beri çok daha fazla ilgi görüyor ve 2012'de çıkardığı Sultanı Öldürmek isimli romanı da Nisan 2013 tarihinde 170.000 adede ulaşmış bulunuyor. Ahmet Ümit'in eski kitaplarıyla birlikte 2012'deki toplam satışı 314.000 adede ulaşarak kendisine 1.1 milyon telif getirdi. Belirtmekte fayda var: Sultanı Öldürmek, Dünya Kitap tarafından 2012 Yılı En İyi Telif Kitabı seçildi.

                       

Listenin 3. sırasında Kapı Yayınları'ndan İskender Pala var. Yazarın özellikle Od, Şah ve Sultan, Babil'de Ölüm - İstanbul'da Aşk ve en son çıkardığı Efsane romanları büyük ilgi görüyor. İskender Pala kitapları 2012'de toplamda 319.000 adetlik satış yaparak yazarına 963.000 TL telif kazandırdı. Belirtmekte fayda var: Od, Şubat 2013 tarihinde toplamda 300.000 adetlik bir satışa ulaşırken; Şah ve Sultan, Nisan 2013 tarihinde 260.000 adetlik bir satış yakaladı. (Cep boy edisyonu hariç.)

                            

Listenin 4. sırasında geçen günlerde yeni kitabı "Dönüş"ün Remzi Kitabevi'nden çıkacağına dair haberlerini gördüğümüz Ayşe Kulin yer alıyor. Yazar, şüphesiz en başarılı günlerini Everest Yayınları'ndayken yaşadı. Bunun en çarpıcı örneği 2012'de çıkan son romanı Bora'nın Kitabı'yla birlikte eski kitaplarının da toplamda 272.000 adetlik bir satış yakalamasıyla kendisine 810.000 TL telif kazandırmasıdır.

                                                  

Listenin 5. sırasında Canan Tan bulunuyor. Yıllardır Altın Kitaplar'dan kitap çıkaran yazar, son kitabı Hasret'i Doğan Kitap'tan 2013'de çıkartmış ve kitabın ilk baskısı 100.000 adet yapılmıştı. 2012'de ise Altın Kitaplar'dan çıkan eski kitapları toplamda 262.000 adet satarak kendisine 657.000 TL telif kazandırdı.

Elif Şafak nerede diye aklınıza gelmiştir muhtemelen. Elif Şafak son dört yılda yapılan listelerde ilk kez ilk 3'e giremedi. Elif Şafak, gazetedeki yazılarının derlemesiyle oluşturulan Şemspare isimli kitabıyla yetindi 2012'de. 2012 içerisinde tüm kitaplarının kendisine kazandırdığı telif 635.000 TL ve bu telif kendisini listede 6. sırada bıraktı.

Son altı yıldaki toplam telif gelirleri ise şöyle: Elif Şafak'ın 7.1 milyon, Ayşe Kulin'in 5.4 milyon, Turgut Özakman'ın 3,7 milyon, Ahmet Ümit'in 3,4 milyon, Canan Tan'ın 2,9 milyon ve Orhan Pamuk'un 2,5 milyon TL olarak açıklandı.

12 Mart 2013 Salı

Londra'da Odak Ülke Türkiye

# Londra'da Odak Ülke Türkiye #

Daha önce duyurmuştuk, Londra Kitap Fuarı 2013'ün odak ülkesi Türkiye.

Türkiye'nin birçok yazar ve yayınevini ağırlamaya hazırlanıyor Londra Kitap Fuarı...

                                           

British Council tarafından Kültür Programı'na katılmak üzere desteklenen yazarlar şunlar: İnci Aral, Oya Baydar, Fethiye Çetin, Fatih Erdoğan, Murat Gülsoy, Hakan Günday, Müge İplikçi, Ayşe Kulin, Mario Levi, Perihan Mağden, Bejan Matur, Murat Menteş, Murathan Mungan, Barış Müstecaplıoğlu, Aslı E. Perker, Elif Şafak, Ece Temelkuran, Ayfer Tunç, Ahmet Ümit ve Mehmet Yaşin.

Uluslararası Kitap Fuarları Organizasyon Komitesi tarafından desteklenen yazarlar ve gazeteciler ise Beyazıt Akman, Filiz Aygündüz, Nazan Bekiroğlu, Esmahan Aykol, Faruk Şüyün, Turhan Günay, Buket Aşçı, Cem Erciyes, Tarık Tufan, Şavkar Altınel ve Salih Zengin.

--- KitapGalerisi ---

7 Mart 2013 Perşembe

Bursa 11. Kitap Fuarı, 9-16 Mart 2013

# Bursa 11. Kitap Fuarı, 9-16 Mart 2013 #

Bursa’da “Kitap Baharı”nı estirecek olan fuara bu yıl, 270 yayınevi ve sivil toplum kuruluşu katılıyor. Dokuz gün süresince söyleşi, panel, şiir dinletisi, okuma saatleri ve çocuk etkinlikleri gibi 70 kültür etkinliği ve imza günlerinde 500 yazar okurlarıyla buluşacak.

Gülten Dayıoğlu, İlber Ortaylı, Üstün Dökmen, Ayşe Kulin, Can Dündar, Ece Temelkuran, Yekta Kopan, İpek Ongun, Enver Aysever, Canan Tan, Ahmet Ümit, Cemil Kavukçu, Necdet Neydim…ve pek çok değerli isim fuarın konukları arasında.

Bursa 11. Kitap Fuarı, 9-16 Mart 2013 tarihleri arasında 10.00-19.30, kapanış günü olan 17 Mart 2013 tarihinde ise 10.00-19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir. Fuara giriş ücretsizdir.

Alfa Yayın Grubu'na bağlı yazarların imza saatleri şöyledir:

                                   

1) Ahmet Ümit - Everest Yayınları, 16:00, 10 Mart 2013

2) Ayşe Kulin - Everest Yayınları, 14:00, 9 Mart 2013

3) Ayşe Kulin - Everest Yayınları, 13:00, 10 Mart 2013

4) Ece Temelkuran - Everest Yayınları, 14:00, 17 Mart 2013

5) Ercüment Cengiz - Everest Yayınları, 15:00, 9 Mart 2013

6) Işık Öğütçü - Everest Yayınları, 14:00, 9 Mart 2013

7) Işık Öğütçü - Everest Yayınları, 13:30, 10 Mart 2013

8) İpek Ongun - Artemis Yayınları, 13:00, 16 Mart 2013

9) İskender Pala - Kapı Yayınları, 18:00, 16 Mart 2013

10)Işın Çelebi - Alfa Yayınları, 19:00, 15 Mart 2013

--- KitapGalerisi ---

31 Ocak 2013 Perşembe

Raymond Chandler - Playback çıktı!

# Raymond Chandler - Playback çıktı! #

Amerikan polisiyesinin efsane yazarı Raymond Chandler'ın külliyatı devam ediyor. Serisinin beşinci kitabı "Playback" çıktı...

Gece gelen bir telefon. Takip edilecek bir kadın. Sırlar kinde, güzel ve çekici kadın. Evet, sırlar, güzel kadınları daha da çekici kılar, ama aynı zamanda tehlikeli de yapar. Çünkü savaş sonrası ABD'deki yaşam, savaş öncesinden daha farklı değildir. Hatta biraz daha vahşi, biraz daha acımasız. Çünkü yeraltındaki sermaye yerüstüne çıkmaya karar vermiştir. Herkes kendi geçmişinden kurtulma telaşındadır. Ama bu, hiç de sanıldığı kadar kolay değildir. Çünkü etraf, size sırlarınızı hatırlatmak isteyen insanlarla doludur. Cinayetlerle, ölümlerle, utançlarla dolu sırlarınızı.


Gece gelen telefon, Philip Marlowe'u bu sırlar dünyasına çağıracaktır. Birçok erkek tarafından izlenen o gizemli kadının karmaşık dünyasına. Üstelik dedektifimiz bu kez, sadece sırları çözmeye kalkışmayacak, güzel bir kadının ruhunda uyandırdığı girdapla da uğraşmak zorunda kalacaktır. - Ahmet Ümit

Büyük Uyku kitabıyla tanıştığımız dedektif Philip Marlowe'un maceraları Playback ile devam ediyor. Chandler'ın, ölümünden bir yıl önce, 1958'de yazmış olduğu bu eseri, Raymond Chandler serisinin beşinci kitabı olarak Sinan Fişek çevirdi. 

Everest Yayınları olarak Amerikan polisiyesinin klasikleşmiş isimlerinden Raymond Chandler külliyatını, Türk polisiyesinin usta ismi Ahmet Ümit editörlüğünde sunmaktan mutluluk duyuyoruz.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

13 Aralık 2012 Perşembe

"Everest Yayınları'ndan kitap almanın tam zamanı.."


Everest Yayınları‘ndan kitap almanın tam zamanı…

Everest Yayınları‘ndan çıkan kitaplar KitapGalerisi‘nde %30 indirimde..

Siparişleriniz aynı gün kargoda… Kapıda ödeme seçeneği başlamıştır…

75 TL ve üzeri alışverişlerde kargo ücretsizdir...

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

11 Aralık 2012 Salı

"Ahmet Ümit'in 2 kitabı cep boyda tek kitapta toplandı"


"Ahmet Ümit'in 2 kitabı cep boyda tek kitapta toplandı"

Ahmet Ümit'in her kitabı büyük ses getirdi, çok okundu ve okunmaya da devam ediyor. "Bir Ses Böler Geceyi" ve "Çıplak Ayaklıydı Gece" kitapları da cep boyda tek kitapta toplanarak iki kapaklı bir kitap oldu.

Bir Ses Böler Geceyi:

Dolunayın ışığında bir köy mezarlığı... Mezarlığın duvarına çarpan bir cip. Gecenin karanlığında uçuşan düşler. Issız köyün ortasında kocaman bir cem evi. Konuğunu yitirmiş bir mezar. Cem töreninde arınmayı bekleyen bir ölü. Bu olanların sessiz tanığı, bir araştırma görevlisi. Yıkılan idealleriyle, sürüp giden yaşamı arasında sıkışıp kalmış bir adam.

Alevi inancına farklı bir bakış. Mistik bir gerilim romanı...

"Gözüne kestirdiği dal parçasını çekerken çalılığın arkasında bir karartı fark etti. Feneri oraya doğru tuttu. Yanılmamıştı, az ilerde yeşil renkli bir mezar taşı mahzun bir edayla onu süzüyordu. Bu defa korkmadı, hatta içinde, 'Bu mezar neden mezarlığın dışında?' diye merak bile uyandı. Bir-iki adım daha yaklaştı. Ama bu mezar bozulmuştu, iki yanında toprak birikintileri yığılıydı. Yeni bir ürperti dalgası sardı bedenini. Mezarın içini görmemesine karşın, upuzun yatan ölünün yer yer etleri dökülmüş yüzü geldi gözlerinin önüne.

Öte yandan aklı hâlâ mantıklı bir açıklamanın peşindeydi. Belki de bu mezar henüz ölmemiş biri için kazılmıştı. Neden olmasın? insanların ölmeden önce de mezarlarını hazırladıklarını biliyordu; iyi de, kazmakla hazırlamak arasında büyük fark vardı. Belki yeri alınır, hazırlıklar yapılırdı ama ölmeden mezar kazdırılır mıydı? Belki de bu mezarı aç kalmış vahşi bir hayvan açmıştı. Eğer öyleyse mezardaki ölüyü paramparça etmiş demekti. Doğrusu, böyle bir görüntüyle karşılaşmak istemezdi. Yine de merakı ağır bastı; cesaretini toplayıp el fenerini mezarın içine doğrulttu. Mezar gerçekten de boştu."

Çıplak Ayaklıydı Gece:

Ülkenin en kararlı, en özverili, en iyimser çocukları. Sert, acımasız, zalim günler. Zor günlere inat gülümsemelerini korumaya çalışan gençler. Kahramanlıklar, ihanetler, acılar ve aşklarla dolu romantik bir yaşam. Demokrasi ateşini, diktatörlüğün en karardık döneminde yakmaya çalışanların serüveni. 12 Eylül darbesine direnen insanların gerçek yaşamlarından çarpıcı öyküler.

"Büyük bir çatışma çıkmıştı kentte. Biz, insanlar, çiçekler, karıncalar, kuşlar, balıklar ve yıldızlar öldürülmesin diye sokaklara renk renk yazılar yazıyor, duvarlara afişler asıyorduk. Hepimiz gençtik; yaşlı olanlarımız da vardı aramızda ama hepimiz gençtik. Onlar, insanları, çiçekleri, karıncaları, kuşları, balıkları ve yıldızları öldürmek için çıkmışlardı sokağa. Hepsi yaşlıydı; genç olanları da vardı aralarında ama hepsi yaşlıydı.

Ve hepsi silahlıydı. Çeşit çeşit sustalılardan otomatik tabancalara kadar bir iyice kuşanmışlardı silahlarını. Bir köşe başında bekliyorlardı bizi. Bekledikleri yerde karşılaştık. Belki daha elverişli bir köşe başı ve daha uygun bir zaman bulunabilirdi ama bu karşılaşma kaçınılmazdı. Çatışma uzun sürdü. Karanlık bir dönemin bitişinden karanlık bir dönemin başlangıcına kadar. Yenilmiştik. Yenileceğimiz belli değildi ama çok da şaşırmadık. Şimdi kaçıyorduk işte.

Yakalanmamak için, yeniden dövüşebilmek için kaçıyorduk. Belki de bastığımız bu ham toprak İstanbul'un karanlık, suskun sokaklarıydı. Bırakıp geride karımızı, çocuğumuzu, basılacak evimizi terk ediyorduk..."

Ahmet Ümit, Bir Ses Böler Geceyi / Çıplak Ayaklıydı Gece (Cep Boy), Aralık 2012, Everest Yayınları.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

27 Kasım 2012 Salı

"Yılın en iyi kitapları belli oldu..."


"Yılın en iyi kitapları belli oldu..."

DÜNYA Kitap Dergisi’nin yirmi yıldır verilen gelenekselleşmiş “Yılın En İyileri” ödüllerinin sonuçları belli oldu. Yılın Kitabı, Altın Sayfa Polisiye ve “ehlikeyf” En İyi Gastronomi Kitabı ödüllerinin 2012 yılındaki sahipleri açıklandı.

DÜNYA Kitap Yılın Kitabı Ödülleri Seçici Kurulu Ahmet Ümit, Ayşe Sarısayın ve Kırmızı Kedi Yayınları’nı ödüle değer bulurken, 2005’te her yıl farklı bir daldaki kitaba verilmek üzere konan ve bu seneden itibaren polisiye kitapların değerlendirileceği Altın Sayfa Ödülü ise Çağatay Yaşmut’un oldu.

DÜNYA “ehlikeyf”in 2010 yılından bu yana seçtiği “Yılın En İyi Gastronomi Kitabı” ödülüne Marianna Yerasimos lâyık bulunurken, araştırmacı Kâmil Toygar – Nimet Berkok Toygar’a da DÜNYA “ehlikeyf” Türk Mutfağı Emek Ödülü verilmesi kararlaştırıldı.

DÜNYA Kitap Dergisi tarafından 1993 yılından bu yana verilen Dünya Kitap Ödülleri’nden “Yılın Telif Kitabı Ödülü” için 2012’de “Ayın Telif Kitabı” olarak belirlenen 7 kitap arasından seçim yapıldı. Refik Durbaş, Doğan Hızlan, Semih Gümüş, Selim İleri, Deniz Kavukçuoğlu, İlknur Özdemir, Faruk Şüyün, Feyzan Top ve Dünya Temsilcisi’nden oluşan seçici kurul, “Yılın Telif Kitabı” ödülünü; Ahmet Ümit’in Everest Yayınları’ndan çıkan “Sultanı Öldürmek” adlı yapıtına oy çokluğuyla verdi. “Yılın Çeviri Kitabı” ödülünün sahipleri ise yıl içerisinde “Ayın Çeviri Kitabı” olarak seçilen 12 eser arasından belirlendi. Aynı seçici kurul, ödülün, oy çokluğuyla Everest Yayınları tarafından basılan Siegfried Lenz’in “Almanca Dersi” kitabının çevirmeni Ayşe Sarısayın’a verilmesini kararlaştırdı.

“Yılın Yayınevi” de, aynı toplantıda, aynı seçici kurulca yapılan değerlendirme sonucunda oy birliğiyle Kırmızı Kedi Yayınları olarak belirlendi. DÜNYA Kitap Dergisi tarafından bu yıl sekizinci kez verilen Altın Sayfa Ödülü’nün sahibi ise Çağatay Yaşmut oldu. Bu seneden itibaren “Yılın Polisiye Kitabı”na gidecek olan Altın Sayfa’nın Metin Celâl, Nevzat Işıltan, Selim İleri, Faruk Şüyün ve Erol Üyepazarcı’dan oluşan seçici kurulu, ödülü, oybirliğiyle Çağatay Yaşmut’un Oğlak Yayınları tarafından basılan “Kadıköy Cinayetleri – Bir Başkomiser Galip Polisiyesi” adlı yapıtına verdi.

"Yılın En İyileri” ödülleri, 7 Aralık’ta gerçekleştirilecek bir törenle sahiplerini bulacak.

Kaynak: Edebiyat Haber.

- Kitap Galerisi -

19 Kasım 2012 Pazartesi

"Tüyap İstanbul Kitap Fuarı'nın ilk 2 günü - 2"


"Tüyap İstanbul Kitap Fuarı'nın ilk 2 günü - 2"

Fuarın ilk günü öne çıkan yayınevi ise Everest oldu. Saat 14:00'da Everest İlk Roman Ödül töreni yapıldı. Bu seneki kazanan Ercüment Cengiz'in "Gırnatacı" adlı romanı oldu. Törene ilgi büyüktü, salon ağzına kadar doldu. Alfa Yayın Grubu kurucusu Faruk Bayrak ve Alfa Yayın Grubu Genel Müdürü Vedat Bayrak da törene bizzat katılarak, Everest İlk Roman Ödül'ü ne kadar önemsediklerini kanıtlamış oldular.


Ercüment Cengiz ödülünü Everest Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Sırma Köksal'ın elinden aldı. Jüri başkanı Cemil Kavukçu da sempatik bir konuşma yaparak, günün en heyecanlı ismi Ercüment Cengiz'i biraz olsun sakinleştirmeyi başardı. "Gırnatacı" ilk olarak Everest'in standında satışa sunuldu ve büyük ilgi gördü.


Kapı Yayınları'ndan İskender Pala, imza salonuna geçti ve çok büyük bir ilgiyle okurlar salona akın etti. İskender Pala oldukça özenli bir şekilde hiçbir okurunu kırmadan imza dağıttı. İskender Pala'nın 2 imza günü daha olacak. Etkinlik takvimine mutlaka bakın...


2. Gün çok hareketli geçti. İlk güne göre daha kalabalıktı fuar alanı. Koridorlarda adım atarken epey zorlandık. Herkesin elinde kitaplarla dolu poşetler görünce çok mutlu olduk. 2. Güne imza günleri ve etkinlikler damgasını vurdu. En kalabalık imza günleri ise Everest'ten Ahmet Ümit, Ahmet Telli ve Ayşe Kulin'e, Kapı'dan Ahmet Turgut'a, Doğan'dan Zülfü Livaneli'ye nasip oldu.


Ahmet Telli, imza gününü Everest standında gerçekleştirdi ve saatlerce imza dağıttı. Ahmet Ümit ve Ayşe Kulin'in imza gününde ise resmen izdiham yaşandı. Kuyruk o kadar uzundu ki, yayınevi yetkilileri sarmal bir yapıyla okurları sıraya sokmak durumunda kaldı. Hem Ahmet Ümit hem de Ayşe Kulin okurların getirdikleri bütün kitapları teker teker imzaladılar. Kitaplarını imzalatan okurların mutlulukları ise gözlerinden okunuyordu.


Buket Uzuner'in Javier Sierra'yla gerçekleştirdiği söyleşiye ilgi büyüktü. Sonrasında ise Interexpo Salonu'ndan Su romanı üzerinden çevre sorunlarıyla ilgili bir etkinlik daha düzenledi. Duyarlı okurlar Buket Uzuner'in bu etkinliğinden çok etkilendiler ve söyleşi sonrası yine kitaplarını imzalattılar.


Sevinç Çokum, Kapı Yayınları standında imza günü gerçekleştirdi. Sevinç Çokum'un kemik okur kitlesi Kapı standında hazır bulundu. Daha sonra Kapı Yayınları standında son kitabı "Aşkın Elçisi"yle gündeme oturan Ahmet Turgut imza günü düzenledi. Ve Ahmet Turgut yoğun ilgi nedeniyle saatlerce standtan çıkamadı.


Günışığı Kitaplığı'nda Karin Karakaşlı'yı, Kırmızı Kedi'de Haydar Ergülen ve İnci Aral'ı, Hayy Kitap'ta Ender Saraç'ı, Remzi Kitabevi'nde Enver Aysever'i, Can Yayınları'nda Adnan Binyazar'ı, İletişim Yayınları'nda Emrah Serbes'i imza dağıtırken gördük. Her biri okurlarıyla buluşmaktan büyük bir mutluluk içindeydi.




- Kitap Galerisi adına yazı: Tuna Bahar. - 

15 Kasım 2012 Perşembe

Polisiye tutkunlarına müjde: "Malta Şahini" Everest'ten çıktı!


Ahmet Ümit editörlüğünde...

Genç, güzel ama sürekli yalan söyleyen bir kadın… Belayı peşi sıra sürükleyen bir dişi… Farkına varmadan kendini bu belanın ortasında bulan bir adam… Feleğin çemberinden geçmiş bir dedektif… Ve gizlenmeye çalışan bir heykel…

Malta Şövalyelerinin yaptırdığı paha biçilmez bir şahin heykeli. Antika şahinin taşıdığı lanet. Bu heykelin çekiciliğine kapılmış açgözlü ve acımasız adamlar. Ve elbette bütün bunların nedeni olan para. Her zaman cazip, her zaman suçun kaynağı, her zaman insanı yoldan çıkartan temel araç: Para…

Daha çok para...

Dashiell Hammett, Malta Şahini, Çev. Sinan Fişek, Everest Yayınları, Kasım 2012.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

14 Kasım 2012 Çarşamba

"Kukla" şimdi cep boyda!


Yıllar sonra karşılaşan iki üvey kardeş. Karanlık güçlerin tetikçisi Doğan... Yaşamın anlamını alkolde arayan eski gazeteci Adnan. Onların yaşamlarından Türkiye'nin yakın tarihi. Gündelik hayatımızı alt üst eden entrikalar, cinayetler, komplolar... Hep sözü edilen ama bir türlü gün ışığına çıkarılamayan o derin devlet. Gizli örgütler, idealist gençler, çıkarcı gazeteciler... Ergenekon'un yıllar önce yazılan romanı.

'Yaşam, kaybetmeyi öğrenmektir... Kaybetme maceramız daha ana karnından çıktığımızda başlar. Hiç emek harcamadan hüküm sürdüğümüz, dünyanın en güvenli, en yumuşak korunağını, ana rahmini kaybederiz önce. Bizden intikam almak için bekleyen dünya, sanki niye çıktın oradan dercesine, gözlerimizi yakan ışıkları, kulaklarımızı tırmalayan gürültüsü, sıcağı, soğuğu, açlığı, kiri, hastalığıyla saldırır üzerimize. Ama biz de öyle kolay kolay pes etmeyiz. Kaybettiklerimizin yerine anında başka bir şey koyarız. Hem cennetimizi yitirsek de o kutsal yerin sahibi olan annemiz bizimledir, üstelik yanında bir de baba verilmiştir emrimize. Dışarıdaki dünyaya alışmaya başlayınca, kaybettiğimiz cenneti hemen unutuveririz. Ancak büyüdükçe, bize gösterilen ilgi günden güne azalır. Azalan ilgi dünyanın bizden ibaret olmadığını gösteren bir uyarıdır aslında. Ama bu uyarıyı görmezden geliriz. Düşler kurar, hayaller uydurur, kaybettiklerimizin yerine yenilerini koyarak dünyayı kendimiz sanmayı, bu güzel yalana kanmayı sürdürürüz."

Ahmet Ümit, Kukla, Everest Yayınları, Kasım 2012.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

8 Kasım 2012 Perşembe

"Alfa Yayın Grubu'nun Tüyap İstanbul Kitap Fuarı Etkinlik Programı..."


Alfa Yayın Grubu'na bağlı yayınevleri olan Alfa Yayınları, Everest Yayınları'nın Tüyap İstanbul Kitap Fuarı'nda gerçekleştireceği Etkinlik Programı...


- 17 Kasım Cumartesi 2012 -

Interexpo Salonu

17.45-18.45

Panel: “Uluslararası İzolasyonlar, Kıbrıs Türkleri ve AB”
Açılış Konuşması: Dr. Derviş Eroğlu - KKTC Cumhurbaşkanı
Egemen Bağış - TC Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci

Yöneten: Mehmet Hasgüler

Konuşmacılar: Yücel Acer, Gökhan Bacık, Murat F. Özkaleli

Düzenleyen: Alfa Yayınları


- 17 Kasım Cumartesi 2012 -

Büyükada Salonu

14.00-15.00

Ödül Töreni: “Everest İlk Roman Yarışması Ödül Töreni”

Düzenleyen: Everest Yayınları


- 18 Kasım Pazar 2012 -

Interexpo Salonu

18.15-19.15

Söyleşi: “Su Romanı ve Edebiyatın Çevre Sorunlarına Bakışı”

Konuşmacı: Buket Uzuner

Düzenleyen: Everest Yayınları

- 18 Kasım Pazar 2012 -

Heybeliada Salonu


18.15-19.15

Şiir Dinleti

Katılımcı Şair: Ahmet Telli

Düzenleyen: Everest Yayınları


- 23 Kasım Cuma 2012 -

Marmara Salonu

12.00-13.00

Söyleşi: “Türkçe’yi Savunacak mıyız?”

Konuşmacı: Feyza Hepçilingirler

Düzenleyen: Everest Yayınları


- 24 Kasım Cumartesi 2012 -

Marmara Salonu

15.00-16.00

Söyleşi: “Keşke…ler ve İyi…ler”

Konuşmacı: İpek Ongun

Düzenleyen: Alfa Yayınları


- 25 Kasım Pazar 2012 -

Interexpo Salonu

15.45-16.45

Söyleşi: “Ülkem ve Romanım”

Konuşmacı: Ahmet Ümit

Düzenleyen: Everest Yayınları

17.00-18.00

Söyleşi: "Kendi Everest’inize Tırmanın"

Konuşmacı: Nasuh Mahruki

Düzenleyen: Alfa Yayınları


- 25 Kasım Pazar 2012 -

Karadeniz Salonu

12.00-13.00

Panel: “Sanat ve Felsefe”

Yöneten: Murat Menteş

Konuşmacı: Dücane Cündioğlu

Düzenleyen: Alfa Yayınları

- Kitap Galerisi -


"Günün kitap önerileri polisiyenin efsane yazarı Raymond Chandler'den..."


"Günün kitap önerileri polisiyenin efsane yazarı Raymond Chandler'den..."

Türkçe Polisiye Edebiyatın büyük ismi Ahmet Ümit'in editörlüğünde dev iriliğinde bir adam: Raymond Chandler!

Polisiye kitaplarda çığır açan yazar Raymond Chandler'in kitapları, Everest Yayınları tarafından basılmaktadır.

Gerek baskı kalitesi gerekse de kitapların kapakları anlamında geleneksel Amerikan polisiyesine selam gönderen bu seriyi kaçırmamanızı tavsiye ederiz...


Raymond Chandler kimdir?

Raymond Thornton Chandler, 1888'de Chicago'da dünyaya geldi. Yedi yaşındayken annesiyle babasının ayrılmaları üzerine, annesiyle İngiltere'ye gitti. Londra'da Dulwich College'da, Kıta Avrupası'nda çeşitli okullarda öğrenim gördü. Mezun olduktan sonra bir süre devlet hizmetinde çalıştıysa da 1908 yılından itibaren "serbest" yazar, gazeteci ve çevirmen olarak hayatını kazanmaya başladı.

Para sıkıntısı onu tekrar Amerika'ya yöneltti, Kanada ordusunda gönüllü olarak I. Dünya Savaşı'na katıldı, dönüşünde petrol endüstrisinde yüksek düzey yöneticilik dahil birçok işler denedi.

1932'de ekonomik kriz sırasında işsiz kalınca polisiye öykü denemelerine girişti ve Black Mask dergisinde ilk polisiye öyküsü "Blackmailers Don't Shoot" (Şantajcılar Ateş Etmez) yayımlandı.

1939'da ilk romanı The Big Sleep (Büyük Uyku), 1940'ta Farewell, My Lovely (Elveda Güzelim), 1942'de The High Window (Yüksek Pencere) yayımlandı.

1943'te Hollywood'a gitti, orada senarist olarak çalışmaya başladı. 1943-50 arası Billy Wilder'ın Double Indemnity (Çifte Tazminat), Alfred Hitchcock'un Strangers on a Train (Trendeki Yabancılar) filmleriyle The Blue Dahlia (Mavi Yıldız Çiçeği) filminin senaryolarını yazdı.

Bu arada, The Lady in the Lake (1944, Göldeki Kadın) ve The Little Sister (1949, Küçük Kızkardeş) piyasaya çıktı ve "Büyük Uyku", Howard Hawks tarafından Humphrey Bogart ve Lauren Bacall ile filme çekildi.

Chandler, La Jolla, Kaliforniya'ya yerleşti. 1954'te, birçoklarınca en önemli romanı sayılan The Long Goodbye'ın (Uzun Veda) yayımlandığı sıralarda, hayatının sonuna dek sürecek alkol sorunları başgösterdi.

Karısının ölümü, yazarın intihar girişimi, bunları da uzun ve acılı tedavi dönemleri izledi.

1958'de son romanı "Playback" yayımlandı. Bir yıl sonra, 1959'da, ardında The Poodle Springs Story (Poodle Springs Macerası) adlı bitmemiş bir roman bırakarak La Jolla'daki evinde öldü. Aynı yıl, Mystery Writers of America (Amerikan Polisiye Yazarları) derneğinin başkanlığına seçilmişti.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

23 Ekim 2012 Salı

"Hem Ahmet Ümit'ten imzalı hem de 15 TL!"


Ahmet Ümit'in olay yaratan son romanı "Sultanı Öldürmek", Kitap Galerisi takipçilerine özel olarak imzalandı, ve sadece 15 TL'ye bu imzalı kitaplardan alabilirsiniz. Stok sınırlıdır.

"Biri, sizi cinayet işlemekle suçladığında deliller bulur, tanıklar gösterir, bunun bir iftira olduğunu kanıtlamaya çalışırsınız, ama sizi itham eden kişi bizzat kendinizseniz, ne yaparsınız?"

Ahmet Ümit'in Nisan ayında yayınlanan romanı Sultanı Öldürmek bu satırlarla başlıyor. Yıllardır aynı kadını bekleyen bir tarihçinin hikâyesi bu.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

8 Ekim 2012 Pazartesi

Ahmet Ümit'in cep boydaki kitapları...


Ahmet Ümit‘in çok satan, çok beğenilen romanları Everest Yayınları tarafından cep boyda da basılmaya devam ediyor.

Beyoğlu Rapsodisi, Kavim ve Patasana romanlarının cep boydaki ilk baskıları Ekim 2012’de yapıldı.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

13 Eylül 2012 Perşembe

İSTANBUL HATIRASI DA DÜNYA DİLLERİNDE


İSTANBUL HATIRASI DA DÜNYA DİLLERİNDE


Ahmet Ümit
’in ülkemizde büyük ilgi gören ve Everest Yayınları’ndan çıkan “İstanbul Hatırası” adlı romanının yabancı dillere çevrisi sürüyor.

Ülkemizde İngilizce olarak da yayınlanan kitap Yunanistan’da Thanos Zarangalis tarafından çevrilerek Patakis Yayınevince yayınlandı. “İstanbul Memory” adıyla piyasaya sürülen kitap Ahmet Ümit’in Yunanca’da çıkan dördüncü kitabı oluyor.

İstanbul Hatırası önümüzdeki yıl da Arapça, Çince, Tayvanca, Hintçe, Makedonca, Bulgarca ve Azerice olarak yayınlanacak.

“İstanbul Hatırası” yedi cinayetten yola çıkarak İstanbul’un binlerce yıllık tarihi gözler önüne seriyor. ANS Prodüksiyon tarafından film hakları da satın alınan roman, okullarda yardımcı ders kitabı olarak okutuluyor.


Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap